banner39

Boko Haram bir Afrika sorununa dönüşüyor!

Güney Afrika'nın Nijerya ya asker göndermesi sadece bölgesel bir refleks te değil. Güney Afrika'da yaşayan bir milyona yakın Nijeryalı var.

Analiz 17.02.2015, 19:51 01.04.2015, 13:54
Boko Haram bir Afrika sorununa dönüşüyor!

İbrahim Tığlı / Cape Town

Boko Haram, başta Nijerya ve Kamerun olmak üzere Nijer ve Çad'da da saldırılarını devam ettirirken öte yandan  örgüte karşı ittifakta genişliyor. Son Afrika Birliği zirvesinde Boko Haram'la etkin bir şekilde mücadele etmek için kararlar alındı. Bu kararların başında Boko Haram'ın sadece bölge ülkeleri için değil tüm Afrika için bir tehdit olduğunun altının çizilmesiydi. Zirvenin arkasından Benin, Çad, Nijerya, Kamerun ve Nijer arasında ortak 7500 askerden oluşacak bir ortak operasyon gücü oluşturulmaya başlandı. Nijer ve Çad Boko Haram'a karşı sınır ötesi operasyonlara destek vermeye başladılar.

Aslında 5 yıldır Boko Haram'a karşı bir araya gelemeyen bir ülkelerin zirveden sonra manidar bir şekilde ortak bir operasyon gücü oluşturmaları sadece terör olayları ile açıklanamaz. Özellikle Çad Gölünün stratejik önemi ve Nijer'deki uranyum yataklarının bu koalisyonla ilişkisi olduğu inancındayım. Çad kendisine karşı herhangi bir Boko Haram tehdidi olmadığı halde-en azından şimdilik- koalisyonun en önemli askeri partneri olurken Çad'ı bir bakıma Boko haram saldırılarına karşı da açık hale getirdi. Nitekim son günlerde Boko Haram, Çad ve Nijer'de de saldırılar gerçekleştirdi ve onlarca sivil hayatını kaybetti.

Boko Haram'a karşı gönüllü savaşmak isteyen ülkelerin başında Güney Afrika'nın da gelmesi dikkat çekiciydi. Güney Afrika Devlet Başkanı Zuma'nın Boko Haram'a karşı bölge ülkeleri isterse askeri yardımda bulunabileceklerini açıklaması, "Güney Afrika bu işin ne kadar arkasında?" sorusunu beraberinde getirdi. Daha önce Güney Afrika'dan Nijerya'ya savaşmak  ve Nijerya askerlerini eğitmek üzre 100 yakın  eski Güney Afrikalı asker gitmişti. Güney Afrika Savunma Savunma Bakanı Nosiviwe Mapisa-Ngakula askerlerin gittiğini doğrulayarak bunları kendilerinin göndermediğini ülkeye geri döndüklerinde tutuklanacaklarını ifade etti. 

Nijerya'ya giden bu askerlerin son bir senedir Boko Haram'a karşı savaştıkları, Nijerya ordusunu eğittikleri iddia ediliyor. Bu askerler Savunma Bakanının ifade ettiği gibi para karşılığında savaşan eski askerler olup içlerinde apartheid döneminin siyahlara yaptıkları katliamlarla tanınanlar da var. Güney Afrika hükümeti askerleri kendilerini gönderdiklerini yalanlamasına rağmen Nijerya'dan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Bu iddianın bir bakıma doğru olma olasılığı da söz konusu. Daha önce bir çok eski Güney Afrikalı asker Kongo, Somali, Burundi ve Uganda da savaştıkları iddia edilmişti. 

City Press gazetesine konuşan bir Güney Afrikalı askeri yetkili Boko Haram'a karşı Nijerya ordusunu eğitmek için gidenlerin eski askerler olmayıp halihazırda Güney Afrika ordusu içerisinde uzmanlardan oluşan bir ekip olduğunu iddia etti. Eğer askeri yetkilinin iddiası doğru ise Güney Afrika yönetimi yasalara aykırı davranarak Nijerya ya asker göndermiş meclis ve kamuoyundan gizlenerek bir suç işlenmiştir. Güney Afrika'nın dış politikasında  şeffaflık söz konusu iken bu girişimin Başkanın talimatı ile mi olduğu yoksa ordu içerisindeki bir grubun kendi insiyatifi ile mi olduğu açıklanmalıdır. Güney Afrika politikacıları henüz bu tartışmaları meclise taşımadılar hala Güney Afrika basını ve politikacılar. geçen Perşembe akşamı Başkan Zuma'nın ulusa sesleniş konuşması öncesi muhalefet partisi EFF'nin polis zoruyla çıkarılmasını konuşuyor. 

Güney Afrika'nın Nijerya ya asker göndermesi sadece bölgesel bir refleks te değil. Güney Afrika'da yaşayan bir milyona yakın Nijeryalı var. Bunların çoğu uyuşturucu, hırsızlık, cinayet gibi suçlarla suçlanmakta. Güney Afrika Boko Haram bahanesi ile ülkeye göç etmiş yüz binlerce Nijeryalıyı da sınır dışı etmenin yolu açılmış olur. Mandela'nın söylediği" Güney Afrika, bütün Afrikalıların özgür vatanıdır" sözü böylelikle tarihe karışmış olur.

Boko Haram'a karşı sadece Güney Afrika değil orta Afrika ülkelerinden Kongo Cumhuriyeti, Gabon, Orta Afrika Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi, Burundi, Angola, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Kamerun gibi ülkelerin devlet başkanları ve temsilcileri Kamerun'un başkenti Yaounde de bir araya gelerek Boko Haram'a karşı alınacak yeni önlemleri tartıştılar. Bu zirve bir bakıma önemli bir zirveydi. çünkü Orta Afrika ülkeleri de Boko Haram olayından kendilerine rol çıkarmak istemelerinden göstergesiydi. Bu ülkelerin hiç birinde Boko Haram tehdidi bulunmamasına rağmen Boko Haram'ı ülkeleri için tehdit olarak görmeleri sadece Çad havzası ülkelere dayanışma mesajı verme amacı taşımıyordu. Bir bakıma Boko Haram bahanesi ile Afrika'da yeni düşman oluşturulmaya çalışılıyor. Bu düşman tabiiki bölge ülkelerdeki Müslümanların varlığı. Boko Haram'ın da bu oyunun bir parçası olduğunu söylemeye gerek yok. O da sivilleri öldürerek, camileri, pazar yerlerini bombalayarak üzerine düşen rolü zaten yapıyor. Batı Afrika'dan Doğu Afrika'ya, kuzey Afrika'dan Güney Afrika'ya uzanan bir terör hattı kuruluyor. Bu terör hattında Müslümanlar şiddet ve istikrarsızlığın baş sorumlusu olarak gösterilmek istenilerek Boko Haram, DAİŞ, eş Şebab bahanesi ile islamifobi oluşturulmak istenmekte. 

Nijerya Devlet Başkanı Goodluck Jonathan'ın bir Amerikan gazetesine Boko Haram'a karşı ABD'den asker istemesi, ABD'nin ise şimdilik "Nijerya ya asker göndermek gibi bir planımız yok" demecini de bu bağlamda okumak gerekli. ABD şimdilik Nijerya'ya asker göndermeyi düşünmese de 28 Mart'ta yapılacak seçimlerden sonra Nijerya'ya asker gönderme Beyaz Sarayın sürekli masasında olacaktır.

Nijerya Devlet Başkanının Amerika'dan basın yoluyla asker göndermesini istemesi Nijerya'nın siyasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. 2014' Nisanında  200'den fazla kız öğrencinin Şibok'ta kaçırılmasından sonra ABD, Nijerya ya asker gönderme teklifinde bulunmuş Nijerya yönetimi " bu bizim iç sorunumuz" diyerek reddetmişti. Aslında Nijerya açısından geçen seneden bu yana değişen fazla bir şey yok. Fakat Çad gölü havzasının tehlikeye girmesi bölge ülkelerinden çok küresel güçleri tedirgin etmekte ve başta Nijerya olmak üzere bölge yönetimleri Boko Haram sorununun bir Afrika sorununa dönüştürerek kendi iktidarlarını kalıcı kılmak için dış güçleri bu kez gönüllü olarak  bölgeye davet etmek istemekteler. 

Boko Haram Nijerya ya ait bir sorundur, Afrika'nın sorunu değil. Önce Kamerun bu gerçeği göz ardı ederek Boko Haram'ı ülkesine taşıdı şimdi ise Çad ve Nijer. Yarın başka Afrika ülkeleri de olacak. Boko Haram bahanesi ile Müslümanlar Afrika'da dövülmeye devam edilecek, hakları ellerinden alınacak, terör bahanesi ile hem terör grupların hem de bölgesel ve küresel güçlerin saldırısına maruz kalacaklardır. Orta Afrika'da olduğu gibi sivil, masum Müslüman halklar bedel ödemeye devam edecekler ve biz de bunları her zaman olduğu gibi seyretmekle yetineceğiz.

 

 

 

banner53
Yorumlar (0)
29
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?