Bosna'daki ümit verici gelişmeler devam ediyor (II)

Bosna'da Türk ve Boşnakların en somut ve önemli yatırım hangisi diye sorulursa hemen herkes "International University of Sarajevo" adına listesinin ilk sıralarında yer verecektir

Bosna'daki ümit verici gelişmeler devam ediyor (II)

Yücel Oğurlu

BİRİNCİ BÖLÜM İÇİN TIKLAYINIZ

Bir önceki yazıda da belirttiğim gibi, Bosna-Hersek artık savaş yıllarından kalan hatıralarla anılmaktan fazlasıyla sıkılmış halde. Objektif haberler yanında, insanlara ümit verici iç ve dış haberlerin aktarılmasının sözkonusu bölgede yaşayan insanlar üzerinde olumlu etkisi olduğunda hiç şüphe yok. Bölgeye yatırım, ziyaret veya yardım niyeti olanların da bölge hakkında gerçekçi değerlendirmeler yanında, onların heveslerini kırmayacak ve ilgililerin şahsi planlarını yapmalarında onlara cesaret verecek bir algı oluşturulması ihtiyacı olduğu da kesin. Bugün, göreceli olarak biraz yavaş ilerlese de Bosna'nın istikrarlı ve sabırlı adımlarla gelişmeye başlayan pozitif atmosferine ve olumlu havasına anlamlı/mantıklı katkılar sağlayarak ilerlemesine destek olmak gerekiyor.

Burada ilk kalemde, ülkedeki siyasi gelişmeleri anlatmakta fayda olmasa da, ilk defa yaşanan olumlu bir gelişmeyi atlamamak gerekiyor. Boşnakların birbiriyle kavgalı iki büyük partisinin koalisyon oluşturması gibi pozitif anlamı yüksek olan tarihi bir ilki göz ardı etmemek gerek. Ülkenin kuruluşundan bu yana politik düzlemde ilk kez yaşanan bu önemli gelişme, Boşnaklar lehine olumlu anlamda bir kırılma noktasını temsil ediyor. Boşnakların, kendi aralarında bütünlük sergiledikçe ülkelerinin gelişmesinde, diyasporanın geri dönüşünde ve ülke bütünlüğünü sağlamada da başarılı olacaklarında hiçbir kuşku yok.

Türkiye’den bakıldığında çok küçük gibi görünen bazı gelişmeleri, başarı hikayelerine dönüşen küçük girişimleri de moral verici olmaları dolayısıyla paylaşmak gerekiyor. Mesela, Tuzla şehrinde, yetkililerin ihmalleri yüzünden yıllardır kapalı kalan deterjan fabrikasının, yönetim ile işçilerin ortak gayretleriyle tekrar açılarak aylık 200 ton üretime kadar çıkmayı başarmaları, Bosna’nın her köşesinde konuşulan ve heyecan uyandıran tam bir başarı hikayesidir. İkinci olarak, ABD’de her yıl düzenlenen prestijli bir yarışmada Bosna-Hersek, "Dünyanın en iyi maden suyu"na sahip ülke seçilmesi de halk tarafından bir hakkın teslimi olarak görülüyor. Konjiç’ten "İGMAN mühimmat fabrikası", dünyanın en büyük beş üreticisi arasında yer almayı başarması da ümit veren başarılardan bir diğeri.

Savaş sırasında fanatik Sırp çetnikler tarafından yakılan Banja Luka’daki Ferhadiye camiinin geçen hafta içerisinde Türkiye’den başbakan ve iki başbakan yardımcısının ve bölgeden de en üst düzey katılımla büyük bir merasimle açılışı yapılmıştı. Yeri gelmişken, bu açılışın o bölgede azınlık durumuna düşüp de inatla topraklarını terketmemiş olan Boşnaklar için ne derecedde ümit verici bir gelişme olduğunu hatırlatmak gerekir. Darısı, Bosna’nın tam ortasındaki Travnik’te boynu duran onlarca tarihi eser ve caminin başına diyelim...

Her yıl gelişi artık iple çekilen, istikrarlı ve en geniş katılımlı uluslararası bir organizasyon olan "Sarajevo Business Forum"un 7 ncisi geçtiğimiz hafta içerisinde başkent Saraybosna’da düzenlendi. Bu defaki organizasyona Türkiye yanında, Çinden, Körfez ülkelerinden ve Hint altkıtası ülkelerinden büyük resmi heyetlerin ve işadamlarının katılımı dikkat çekiciydi. Bu ilgi, artık bölgenin potansiyelinin keşfedilmeye başlandığının açık bir göstergesi.

Türkiye'nin savaş yıllarında ve savaşın hemen sonrasında, sadece küçük bir kısmı profesyonel olan kuruluşlar aracılığıyla bölgeye kesintisiz şekilde yardımları olmuştu. Bugün bu yardımlar daha büyük projeler ve maddi ölçekler üzerinden kesintisiz şekilde devam ediyor. Türkiye, bu küçük ülkeye akla gelebilecek her konuda imkanları nispetinde rehberlik yapmak için büyük bir iyi niyet ve fedakarlıkla elinden geleni yapıyor.

Sivil girişimlerin çalışmaları da yabana atılacak gibi değil. Burada uzun bir liste çıkarmanın anlamı da olmadığını düşünüyorum. Bunlardan bir kaçına atıfta bulunarak nerelere odaklanılması gerektiğine dikkat çekmeye çalışacağım. Saraybosna merkezli bir STK olan BİGMEV, somut çalışmaları ve yayınlarıyla sağladığı rehberliğiyle bölgeye gelmek isteyen yatırımcılar bakımından değerli bir katkı sağlıyor. Vakfın bugüne kadar sağladığı bu gönüllü rehberlik yanında, özellikle iki küçük kitapçığıyla sağladığı mütevazı ama değerli katkı da göz ardı edilmemeli. Bunlardan ilki, Bosna’nın sosyo-ekonomik canlanmasında hayati önem taşıyan yurtdışındaki Boşnaklarla ilgili "Dünyada Diaspora Stratejileri ve Bosna Hersek Diasporası İçin Öneriler" adli kitapçık. İkincisi ise, "Bosna Hersek’in Refah Arayışları". Çoğunluk korosunun yaptığı yorum ve eleştirilere katılmak yerine BİGMEV, somut adımları tercih eden başarılı bir oluşum.

Bosna'da Türk ve Boşnakların en somut ve önemli yatırım hangisi diye sorulursa hemen herkes "International University of Sarajevo" adına listesinin ilk sıralarında yer verecektir. 2003 yılında Sedef Vakfı tarafından kurulan Üniversite, bugüne kadarki 60 milyon dolarlık yatırımıyla bölgede yabancı uyruklular tarafından yapılan en büyük yükseköğrenim yatırımı. Çin’den Rusya’ya, Türkiye’den Pakistan’a kadar 55 ülkeden lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri öğrenim görmek üzere bu üniversiteye geliyorlar. Üniversite, 25 ülkeden öğretim üyesi istihdam etmesi de dikkate alınırsa, gerçek bir "uluslararası üniversite" vasfını hak ediyor. Üniversite, 2014 yılı içerisinde BiH Avrupa Hareketi tarafından "Batı Balkanların en iyi üniversitesi", 2015 yılı içerisinde ise Batı Balkanlarda "yılın girişimci üniversitesi" olma ödülüne layık görülmüştü. Mevcut üç fakültesine, son iki yıl içerisinde stratejik değeri olan iki yeni Fakültesi ile bölgenin hukukçu ve yöneticilerini yetiştirecek Hukuk Fakültesini ve öğretmen yetiştirecek Eğitim Fakültesini kurarak önemli bir açılım yapmış oldu. Ayrıca Bosna için gelecek açısından anlamlı iki diğer yeni bölüm olan yazılım mühendisliği ve uluslararası ticaret ve finans bölümü ve son birkaç yıl içerisinde açılan ve son derece aktif olan Liderlik ve Girişimcilik Merkezi ile Balkan Araştırma Merkezi ve ayrıca Sürekli Eğitim Merkezinin düzenli büyümesine ve katkı sağlamaya devam ediyor.

İki örnek olarak seçtiğimiz bu girişimler ve benzerleri, öncelikle onların farkında olunarak, ilgi gösterilerek ve teşvik edilerek büyüyebilirler. Geleceğe yönelik yeni projeleri yapacak iyi yetişmiş insan gücü kaynağı olan bu tür projeler özel ilgiyi hak ediyorlar. Özellikle eğitim alanında benzeri yeni yatırımların da önünün açılması gerekir. Çünkü, bu tür kurumlar, biribirinden habersiz yapılan yüzlerce proje çalışmasının ortak hafızasını geleceğe anlamlı bir bütün olarak taşıyabilirler. Ülkenin en önemli meselelerinden olan istihdama da destek sağlayan, başarılı somut yatırımların pozitif atmosferi yükseltecek girişimler olduğunu özellikle vurgulamak gerekir.

Bu arada, Türkiye'de yaşayan ve Boşnakçayı hala kullanabilen Boşnakların katkı sağlayabilecekleri pek çok konu olduğunu unutmamaları gerekiyor. Bunun dışında bütün Türkiye’nin Bosna'ya olan sevgisi, sempatisi ve ilgisi hiçbir zaman kesilmeden büyüyerek devam ediyor, buna hep birlikte şahidiz.

Güncelleme Tarihi: 18 Mayıs 2016, 14:51
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35