banner39

Çin'in Afrika sevdası

Çin'in Afrika stratejisi tamamen Çin'in önümüzdeki on yıllarını ilgilendiren sağlam eko politik bir temele dayanmaktadır

Analiz 01.08.2012, 10:24 01.08.2012, 10:24
Çin'in Afrika sevdası

Fevzi Öztürk/ Dünya Bülteni

Çin'in Afrika stratejisi tüm hızıyla, sağlam bir şekilde devam ediyor. Çin ile Afrika ülkeleri arasında son 10 yılda ekonomik ilişkiler hızla artarken, ticaret hacmi geçen yıl rekor seviye ye, 166,3 milyar dolara ulaştı.

Her ne kadar Çin Uluslararası Radyosu internet sitesindeki gibi bazı Çinli resmi ağızlardan "yoksul ülkelere yardım" şeklinde lanse edilmeye çalışılsa da, Çin'in Afrika stratejisi tamamen Çin'in önümüzdeki on yıllarını ilgilendiren sağlam eko politik bir temele dayanmaktadır.

İşte bu sağlam eko politik stratejinin bir sonucu olarak, Afrika ülkeleri ile Çin arasındaki ticaret hacmi 2000 yılında 10 milyar dolar, 2003 yılında 18,5 milyar dolar, 2005 yılında 39,7 milyar dolar iken, geçtiğimiz yıl 166 milyar doları geçmiştir. Son on yılda 16 kat artış gösteren bir ticaret ilişkisi ile karşı karşıyayız.

Çin'in Afrika'da yakaladığı, son yıllarda katlanarak sürekli büyüme kaydeden bu olağanüstü ticari hamlede, 2000 yılında kurulan Çin-Afrika İşbirliği Forumu'nun  (FOCAC) katkısı oldukça büyüktür.

Hâlihazırda, Çin'in Afrika stratejisinin en önemli aracı olarak FOCAC gösterilmektedir. FOCAC, 2000 yılında 48 Afrika ülkesinin katılımıyla kurulduğu günden bu yana, Çin ve Afrika ülkeleri arasında devam eden stratejik ilişkileri sürdürmektedir.

Geçtiğimiz günlerde 5'incisi düzenlenen FOCAC toplantılarının açılışında Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao, Afrika'ya kesenin azını açarak, 20 milyar dolarlık bir kredi sağlayacaklarını açıkladı.

Maden zengini Afrika'ya sağlanacak bu kredi altyapı, üretim ve küçük işletmeleri geliştirme amaçlı olarak verildi. Afrika Çin'in ikinci en büyük yurtdışı işgücü ve proje taahhüt pazarı. Çin'in dış yatırımlarında Afrika dördüncü sırada yer alıyor. Bu verilerle birlikte Afrika'ya açılan krediyi değerlendirirseniz; aslında bu kredinin dolaylı yollardan Afrika'da iş yapan Çinlilere açılmış olduğunu anlamanız hiçte zor olmuyor...

Çin'in Afrika sevdasının nedenleri

Çin'in Afrika'ya olan ilgisinin birçok nedeni var. Bu çoklu nedenlerin hedeflerinin varış noktası ise tek: Çin'in menfaatleri...

Son 15 yılda özellikle Afrika'nın doğal kaynaklarına yatırım yapan Çin tam anlamıyla enerjiye aç. Çin'in Afrika hammaddesine olan ilgisi malum. İşte bu nedenle olsa gerek; Afrika kıtasının en büyük ekonomisi Güney Afrika'nın lideri Jacop Zuma, Çin'e sadece hammadde ithal etmemesi konusunda uyarıda bulundu.

Çin'in Afrika yatırımlarının dörtte biri doğal kaynaklara gidiyor. Afrika'nın zengin doğal kaynakları Çin ekonomisinin ekonomik büyümesine katkı sağlıyor. Metal, petrol gibi ürünlerde Çin ağırlıklı olarak Afrika'dan yaralanıyor.

Çin'in enerjiye ne kadar aç olduğunu ve bunun için çıkış yolları aradığını geçtiğimiz günlerde yaptığı bir yatırımla daha teyit edildi. Çin, 1995 yılından bu yana yaptığı en büyük dış yatırımla, Kanadalı petrol şirketi Nexen'i satın aldı.  Bu önemli satın alma operasyonu ile Çin, Kanada'nın batısındaki petrol rezervleri ile birlikte Nijerya sahillerinde, Meksika Körfezi ve Kuzey Denizi'ndeki petrol ve doğalgaz rezervlerine de ulaşma şansı yakaladı.

2000 yılından bu yana Çin'in enerji ve hammadde ihtiyacı neredeyse iki katına çıkmış durumda. 2000'li yıllarda günlük 4,5 milyon varil petrol tüketiminden, 9 milyon varil tüketen, dünyanın en büyük ikinci petrol tüketicisi bir ekonomiye dönüşmüş durumda Çin.

Enerji uzmanlarına göre, Çin'in enerji ihtiyacı 2030 yılına kadar bir kez daha ikiye katlanacak. Tüm bu gelecek senaryolarının merkezindeki ülke Çin, gelecekteki olası enerji ihtiyacını şimdiden güvence altına almak istiyor.

Hulasa, ejderha büyüyor ve enerjiye açlık çekiyor! Son 20 yılda ortalama yıllık yüzde 8-9 seviyelerinde ekonomik büyümeyi yakalayan Çin, bu büyümeye bağlı olarak "şiddetli bir şekilde" enerji ve hammadde temin sıkıntısı yaşıyor. Ortadoğu'daki hareket alanı sınırlı olan Çin için, Afrika bu sıkıntıların giderileceği en önemli, hatta tek yer olarak karşımıza çıkıyor.

Afrika'yı Çin nezdinde hammadde dışında cazip kılan diğer faktörlere de göz atacak olursak; 800 milyon nüfusuyla Afrika pazarı ucuz Çin malları için oldukça önemli ve büyük bir pazar.

Çin'in Afrika kıtasında elde ettiği ve bundan sonra daha fazlasını elde edeceği ekonomik hegemonyanın şüphesiz siyasi sonuçları da olacaktır. İkili ticari ilişkilerin geliştiği kıta ülkeleri, uluslararası siyasi arenada Çin'i destekleyebileceklerdir.

Çin'in Afrika sevdası "yoksul ülkelere yardım" safsatasından çok daha öte bir şeydir. Bu sevda ve "menfaatler yumağı" nedeniyle 1980 yılında sadece 1 milyar dolar olan Çin-Afrika ticaret hacmi bugün "166 katına"  çıkarak 166 milyar doları aşmıştır...

Konuyla ilgili haber analiz yazıları

Çin'in Afrika çıkarması

banner53
Yorumlar (0)
20
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?