banner15

Çin'in kalbindeki patlama Uygur işi mi?

Çin'in, Tiananmen Meydanı'nda düzenlenen saldırının Uygurlar tarafından gerçekleştirildiği iddiası doğruysa Müslüman Uygurlarca gerçekleştirilen ilk eylem olarak tarihe geçecek

Çin'in kalbindeki patlama Uygur işi mi?

Hamit Göktürk/ Dünya Bülteni

Çin'in başkenti Pekin'in merkezinde bulunan Tiananmen meydanında 28 Ekim pazartesi günü saat 12.05 sıralarında büyük bir patlama meydana geldiği, patlamada 5 kişinin öldüğü ve 38 kişinin yaralandığı bildirildi.

Çin'de rejim karşıtı guruplara ait Boxon internet sitesinde yer alan bilgilere göre; olay günü Doğu Türkistan (Çin 'Xinjiang' olarak adlandırıyor) plakalı olduğu iddia edilen, patlayıcı ve yanıcı maddeler yüklü bir jipin bariyerlere çarparak patlatılması sonucu beş kişi öldü. Tarihi Çin İmparatorluk sarayı (yasak şehir) Komünist Lider Mao'nun mozolesi ve Halk Kurultayı başta olmak üzere merkezi yönetim binalarının yer aldığı ve dünyanın sayılı meydanlarından biri olan yaklaşık 1 milyon metrekarelik) Tinanmen meydanında ziyaretçilerin en yoğun olduğu öğle saatlerinde gerçekleştirilen olay Çin'de büyük yankı uyandırdı. Sürekli klakson çalarak süratle ilerleyen jip Mao'nun büyük boy portresinin asılı bulunduğu revakın altındaki bariyerlere suratle çarparak infilak etti. Patlamada jipin içinde bulunan 3 kişi ile Filipin vatandaşı bir kadın turist ile Çinli bir erkek öldü. 38 kişi patlama ve jipin çarpması sonucu yaralandı.

Çinli yetkililer, jipte bulunan ve patlamada ölen üç kişinin Doğu Türkistanlı Uygur Türkü olduğu açıkladı. Eylemcilerin ikisinin kimliği, Turfan ili, Piçan ilçesi ve Lukçun kenti nüfusuna kayıtlı, 43 yaşındaki Yusuf Ahmet; Hotan İli Guma İlçesi nüfusuna kayıtlı 25 yaşındaki Yusuf Ahmet Niyaz olarak açıklandı. Üçüncü kişi hakkında herhangi bir bilgi verilmedi.

Olaydan sonra Çin polisleri meydanı süratle boşalttı ve revakın çevresini perdelerle kapatarak görüntüyü engelledi. Olay mahallinde bulunan 2 Çinli gazetecinin filmlerine ve fotoğraf makinelerine el konuldu ve olayla bağlantılı olabileceği şüphesi ile tutuklandı. Ayrıca olay anında çevrede bulunan BBC ve AFP muhabirleri sivil polislerce meydandan uzaklaştırıldı ve kamera kayıtlarına el konuldu.

Olayda kullanılan jipin Urumçi plakalı olduğu ve plakasının üç kez değiştirildiği iddia edildi. Soruşturmayı Pekin Polis Müdürü Fu Cing Hua'nın başında bulunduğu bir ekip yürütüyor. Olayın bağlantıları üzerinde özellikle durulduğu, soruşturmanın da bu yönde sürdürüldüğü ifade ediliyor. Pekin'de yaşayan binlerce Uygur Türkünün gözaltına alınarak işkenceye maruz kalmasından endişe ediliyor.

Pekin'de yayınlanan "Yer Küresi Zamanı" gazetesi muhabirinin meydanın civarında bulunan bir otel yetkilisine dayanarak verdiği habere göre; otele gelen polisler Ekim ayı başından beri otelde kalanların listesini talep etti. Pekin'deki bütün otellerden de Ekim ayından itibaren konaklayanların listesinin istendiği belirtiliyor.

Pekin'den ulaşan bilgilere göre; olay anında meydanda bulunan Halk Sarayında üst düzey Çinli yetkililerin toplantı halinde bulunuyordu ve olay yöneticiler arasında panik ve kızgınlığa yol açtı. Çin'in kalbi sayılan ve yüksek düzeyde teknolojik ve fiziksel olarak en üst seviyede korunan meydanda böyle bir olayın meydana gelmesi Çinli yetkililer için güvenlik zaafı olarak değerlendiriliyor.

Konunun uzmanları ve analistler olayın öldürme veya katliam amaçlı olmadığını, olayı gerçekleştirenlerin meydanda bulunanların zarar görmemesi amacı ile ikaz mahiyetinde kaçmaları için sürekli klakson çaldıklarını, eylemi gerçekleştirenlerin esas amacın ise, meydanda bulanan Parlamento binası olabileceği tahmininde bulunuyor.

Olay, Çin kamuoyunda da geniş yankı buldu. Buxon sitesi başta olmak üzere Çin'de yayın yapan onlarca sitede ve Wechat gibi sosyal medya araçlarında Doğu Türkistan ve Uygurlar bir kez daha gündeme geldi. Yapılan yüzlerce yorumda Çin'in işgali altındaki Doğu Türkistan'ı talan ettiği, ülkenin gerçek sahipleri olan Müslüman halkı yok etmeye çalıştığı dile getirildi. Yorumlarda masum insanların öldürülmesinin kabul edilemeyeceği, Çin Komünist iktidarın her gün binlerce günahsız insanı katlettiği, Tiananmen meydanında birkaç kişinin ölmesinin Doğu Türkistan'daki katliamla mukayese edilemeyeceği, Çin'in Komünist diktatörlerden kurtulması için Çin halkının uyandırılması gerektiği, Çin halkını uyandırmak için büyük eylemlerin yapılması gerektiği ifade edildi.

5 Temmuz 2009'da gerçekleştirilen Urumçi katliamından sonra Çin İşgal yönetiminin de tahriki ve yönlendirmesi ile Doğu Türkistan'da kesin bir etnik ayrışma oluştu. Uygurlar İşgal yönetimince evlerinden zorla çıkarılıyor, tarlaları ve toprakları zorla ellerinde alınıyor, üretim vasıtalarına el konularak Çinli göçmenlere veriliyor. Türk kültür ve medeniyetinin sembol şehirlerinden Kaşgar başta olmak üzere tarihi Türk şehirleri kentsel dönüşüm ve batı bölgesini kalkındırmak bahanesi ile tahrip ediliyor, Türk ve İslam kimliği yok edilmeye çalışılıyor. Dönüştürülen kentlere Çinli göçmenler yerleştiriliyor. Ülkenin kadim sahibi ve sakini olan Müslüman Türkler evsiz barksız ve tarlasız açıkta bırakılmak sureti ile ekonomik soykırıma tabi tutuluyor. Türklere iş verilmezken, ülkeye yeni gelen Çinli göçmenlerin en geç bir ay içinde işe yerleştirileceği taahhüt ediliyor. Pekin'e giderek hak ve hukuk aramak isteyenler polis zoru ile ülkelerine geri gönderiliyor. Doğu Türkistanlılar gasp edilen hak ve hukukunu tekrar elde etmek ve kendi topraklarında Çinli göçmenlerin sahip oldukları haklara kavuşmak için dünyadaki diğer mazlum ve mahkum halkların kullandıkları yöntemi kullanmaları gerektiğine inanıyor.

Doğu Türkistan çapında son 3 ayda meydana gelen olaylarda 150 kişi işgal güçlerince öldürüldü. En son 28 Eylul'de Yarkent'nın Ordanlık ve Yengi Östeng kentlerinde ülkelerinin işgal yıldönümü olan 1 Ekim tarihinde eylem yapma hazırlığında olan toplam 15 genç işgal güçlerince acımasızca öldürüldü.

Tiananmen meydanında daha önce de ölümle sonuçlanan şiddet olayları meydana gelmişti. Haziran 1989'da insan hakları talebi ile oturma eylemi yapan Çinli öğrenciler, Çin ordusu tarafından büyük bir katlama tabi tutulmuş ve yüzlerce öğrenci tank paletleri altında can vermişti.

Eğer Çinli yetkililerinin iddiası doğru ise bu olay Tiananmen meydanında Müslüman Uygurlarca gerçekleştirilen ilk eylem olarak tarihe geçecek.

Güncelleme Tarihi: 30 Ekim 2013, 11:39
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48