Darbenin kıyısında dolaşmak

Pakistan Perviz Müşerref ile gelen askeri rejimden daha yeni kurtuldu ama yine darbe söylentileri Pakistan'da ayyuka çıktı

Darbenin kıyısında dolaşmak

Mahmut Osmanoğlu/ Dünya Bülteni

Pakistan 1947 de kurulmuş genç bir devlet.  Kurucu liderleri peş peşe kaybetmiş olması bir talihsizlik ve istikrarsızlık unsuru oldu hep.

Ülke 64 yıllık hayatının 34 yılını askeri yönetimler altında geçirdi. İlginçtir; Hindistan da aynı ülkeden, aynı yıl, aynı gün bağımsız oldu ama askeri darbeler kapısına uğramadı, hatta geçenlerde nükleer silahlara sahip Hint Ordusunun genelkurmay başkanı savunma bakanının kendisine Pakistan'ın genelkurmay başkanı imiş gibi davranmasından hayıflanıyordu.

Pakistan Perviz Müşerref ile gelen askeri rejimden daha yeni kurtuldu ama yine darbe söylentileri Pakistan'da ayyuka çıktı. Özellikle de ABD'nin Pakistan topraklarında yaptığını söylediği Usame bin Ladin operasyonundan sonra.

Mevcut darbe söylentilerinin kökenin de ise bizim "Andıçgate" olarak tercüme edebileceğimiz ve Pakistan'da "Memogate" olarak bilinen skandal yatıyor.

İddiaya göre Usame bin Ladin operasyonu sonrasında sivillerle askerler arasında gerginlik o dereceye ulaşmış ki siviller askeri bir darbeden korkar olmuşlar.

O dönem Pakistan'ın Amerika büyükelçisi Hüseyin Hakkani tarafından Pakistan asıllı bir Amerikalı olan ve Amerika devleti ile uzun yıllardır içli dışlı Mansur İcaz'la irtibata geçilmiş. İcaz'dan ABD yönetimi, özellikle de o dönem genelkurmay başkanı Mike Mullen ile bazı ödünler karşılığında askere darbe yapmaması için Pakistan genelkurmay başkanına baskı uygulaması için temasa geçmesi istenmiş. Talebin devlet başkanı Asıf Ali Zerdari'nin bilgisi dâhilinde olduğu da teyit edilerek.

Mansur İcaz ( izlenmesi gereken biri ve bundan sonra sıklıkla gündeme gelecek) Amerikalı yetkililerin yazılı bir doküman istediklerini iletince Pakistanlı büyükelçinin dikte ettirmesiyle ortaya bir andıç çıkmış ve Amerikalılara sunulmuş.

Daha sonraları Mansur İcaz'ın andıç üzerine bir makalesi ile skandal patlak vermiş.

Mike Mullen konuyla ilgili ilk açıklamasında böyle bir andıçtan haberi olmadığını açıklasa da sonradan çark etmiş.  Ayrıca, andıcın bir kopyası internet sitelerine düşmüş. Halen de o sitelerden indirmek mümkün.

Daha sonra ki süreçte ise andıçla ilgili Yüksek Mahkeme'de dava açılmış. Mahkeme süreci yürüyor ve elle tutulur bilgilerin sağlanması durumunda ortalık iyice karışabilir.

Söz konusu andıç askere baskı yapılıp darbenin önlenmesi durumunda Amerika'ya açık çek verileceğini de içeriyor: Darbe olması durumunda Pakistan'ın Elkaide'nin güvenli sığınağı haline geleceği öne sürülüyor.

Andıca göre, ABD'nin destek vermesi halinde ise Devlet Başkanı Zerdari'nin Usame bin Ladin'in ve diğer Elkaide yöneticilerinin nasıl olup da Pakistan'da sığınabildikleri üzerine Amerikalıların da önerdiği isimlerle bağımsız bir soruşturma açmayı vaat ediyor.

Yine soruşturma sonrasında sorumlu bulunanların görevden el çektirileceği, bunun sonrasında ise yeni bir ulusal güvenlik ekibi oluşturulup içerisinde Eymen Ezzevahiri, Molla Ömer, Siracüddin Hakkani Elkaide ve bağlantılı grupların liderlerini yakalayıp ABD'ye teslim etme ya da Amerika'ya onları Pakistan topraklarında takip edip öldürebilmesi için yapılacak operasyonlara "yeşil ışık" yakmayı da öneriyor.

Dahası, Pakistan'ın nükleer programı için "kabul edilebilir bir disiplin çerçevesini" kabul edebilecekleri ve Pakistan'ın nükleer varlıklarının daha şeffaf bir rejim altında tutacakları bildiriliyor.

Yani kısaca, andıçta askerin darbe yapması önlerseniz biz de size nükleer varlıklarla ilgili konular dâhil "açık çek" veririz deniyor.

Andıçla ilgili ABD'nin yaptığı bir şey var mı bilinmez ama Pakistan'ı karıştırmaya ve yeniden darbenin eşiğine getirmeye yetmiş gözüküyor.

Sivil taraf daha doğrusu iktidar tarafı konuyu mecliste soruşturmayı daha doğru görürken, eski başbakan Nevaz Şerif'in başını çektiği muhalefet ve asker tarafı ( istihbarat örgütü ISI dâhil)  yargı yolundan yürümeyi tercih ediyor ve her iki taraf da zaman zaman kartlarını açıyorlar.

Hükümet tarafı devlet müesseseleri arasında bir çatışma yok dese de oldukça gergin bir "soğuk savaş" yaşandığı her yönüyle kendisini ortaya koyuyor.

Gelinen noktada dikkat çeken önemli bir husus, 10-15 yıl önce bu tür gelişmelere kesinlikle darbe ile cevap verecek olan askerin serinkanlılığını koruduğudur. "Ulusal güvenlik üzerine uzlaşma olmaz" diyen asker muhtemelen andıçla ilgili mahkeme sürecini bekliyor.

Asıl tantana andıcın doğru olduğunun mahkemece ispatlanması durumunda çıkacaktır. Böylesi bir durumda Pakistan ya erken seçimlere gider ya da ilerisi hiç de belli olmayan bir sürece girer.

Güncelleme Tarihi: 13 Ocak 2012, 13:30
YORUM EKLE

banner33

banner37