Ekonomi için; Yaşasın savaş! -1-

Yıllar içinde yaşanan gelişmeler göstermiştir ki; savaşın ekonomisi sadece muharebe zamanında değil daha sonrasında da ortaya çıkmaktadır.

Ekonomi için; Yaşasın savaş! -1-

Fevzi Öztürk / Dünya Bülteni

Kapitalizmle birlikte gelişen harp sanayisi savaş ekonomisinin ve enformasyonun önemini her geçen gün artırmaktadır.

Savaş sektörü tarih boyunca ekonomiler için önemli olmuştur. Savaş ekonomisinin tarih boyunca önemli olmasına rağmen, hatta bir çok savaşın görünen yada görünmeyen nedeninin ekonomik çıkarlar olmasına rağmen bu alandaki akademik çalışmalar ilk kez II. Dünya Savaşı sırasında kavramsallaştırılmıştır. 1944 yılında Walter J. Oakes tarafından ilk kez kullanılan “Daimi Savaş Ekonomisi” kavramı ve teorisi yıllar geçtikçe daha geniş analizlerle zenginleştirilmiştir.
Yıllar içinde yaşanan gelişmeler göstermiştir ki; savaşın ekonomisi sadece muharebe zamanında değil daha sonrasında da ortaya çıkmaktadır.

Güçlü olup saldırıyı başlatanın ekonomik çıkarları doğrultusunda, savaş sonrasını dizayn etme ve ele geçirilecek kaynağı üleşme işlemleri, ilgili ülke ekonomilerinin “elitist kesimleri” tarafından yapılmaktadır.

Dünya tarihinin son çeyrek yüzyılında yaşanan askeri harekâtlar göstermiştir ki, hangi ülkenin askeri saldırı sonrasında hangi kaynaklara konacağı ve hangi ülkenin taşeron, hangisinin yüklenici (patron) olarak iş yapacağının hesapları en az yapılan savaş stratejisi kadar büyük bir titizlik içerisinde harekât öncesinde planlanmaktadır.

ABD’de savaş ekonomisin temelleri

Savaş ekonomisini stratejik olarak en iyi kullanan şüphesiz dünyanın en büyük silah sanayisine sahip ABD’dir. ABD’nin savaş ekonomisinin temelleri II. Dünya savaşının ardından dizayn edilmiştir.
Soğuk savaşın öneminin arttığı ve zirveye doğru yol aldığı bir dönemde, 1953 yılında Başkan Eisenhower’in başlattığı “Solarium Projesi” ile ABD ekonomisinin temel dinamikleri savaş ekonomisine oturtturulmuştur.

ABD Başkanı Eisenhower, bu proje ile dönemin entelektüellerini ve bilim adamlarını destekleyerek uzun vadeli bir stratejinin temellerini atmıştır. Bu strateji; kör ve yoğun bombardımanlar yerine, daha yoğun, teknolojik ve hassas “akıllı silahlar” üretmeyi hedeflemektedir. Bu strateji yıllar boyunca gerek sanayi anlamında gerekse teori anlamında finansal olarak hükümetler tarafından desteklenerek bugünlere gelinmiştir.

Bu nedenle, ABD tarafından yapılan askeri harekâtların birçok yönü olmasına rağmen, ekonomik yönünün de incelenmesi gerekmektedir. Üstelik ekonomik yönünün de sadece silah sanayi ile sınırlandırmamak gerekmektedir.

Örneğin 1990 yılında ABD’deki bankacılık krizi sonrasında ekonominin resesyona girmesinin ardından I. Irak operasyonu yapılmıştır. Baba Bush tarafından 1991 yılındaki “Çöl Fırtınası” harekâtı ve oğul Bush tarafından 2003 yılında Irak’ın işgali silah sanayi ile birlikte petrol sanayisini de şüphesiz yakından ilgilendirmektedir.

Afganistan, Irak gibi örneklerden sonra sıra Libya’dadır. Yazımızın II. bölümünde Libya’ya “gönüllü koalisyon” güçlerinin hava saldırılarının ardından ilgili ülkelerde silah sanayinde yaşanan gelişmeleri irdelemeye çalışacağız.

Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2011, 10:03
banner53
YORUM EKLE

banner39