Enflasyonda tehlikeli makas

2010 sonundan itibaren döviz kuru ile dünya emtia fiyatları artınca sanayideki pek çok girdi zamlandı, üretimde maliyetler arttı. Son verilerde, "ham petrol"de yüzde 45,28'lik, "petrol ürünleri"nde yüzde 34,66'lık, "ana metal"de ise yüzde 24,09'luk enflasyon söz konusu.

Enflasyonda tehlikeli makas

Yaşar Süngü / Dünya Bülteni

Medyada 2011 mart ayı enflasyon rakamları sevindirici ve moral verici biçimde verilmesi kimseyi yanıltmasın.
Çünkü bu düşük rakamlar geçici Tüketicinin bu rakamları bir daha görmesi uzun zaman alabilir.

Sağlıklı bir ekonomide tüketici enflasyonu ile üretici enflasyonu arasında bu kadar büyük fark olmaz.

ÜFE olarak isimlendirilen Üretici Fiyat Endeksi ile Tüketici fiyatları Endeksi anlamına gelen TÜFE arasında açılan makas uzun süre böyle devam etmez. Yakında tüketiciye yansır.

Devlet Bakanı Ali Babacan, bile üstü kapalı biçimde dünyada enerji ve hammadde fiyatlarının çok arttığını yılsonu enflasyon rakamlarının hedefin üstüne çıkacağını ifade etti.
Tüketici fiyatları endeksindeki (TÜFE) artış, 1970 Haziran ayından bu yana (yüzde 1,85) görülen en düşük yıllık enflasyon.

Oran, TÜFE'de yüzde 3,99, ÜFE'de (üretici fiyatları endeksi) yüzde 10,08. Aylık rakam da TÜFE'de yüzde 0,42, ÜFE'de yüzde 1,22 oldu.

TÜFE son üç aydır hedefin (yüzde 5,5) altında seyrederken, ÜFE, yılbaşından bu yana çift hanede seyrediyor.

Neden böyle olduğunu açıklamaya çalışalım

2010 sonundan itibaren döviz kuru ile dünya emtia fiyatları artınca sanayideki pek çok girdi zamlandı, üretimde maliyetler arttı.

Son verilerde, "ham petrol"de yüzde 45,28'lik, "petrol ürünleri"nde yüzde 34,66'lık, "ana metal"de ise yüzde 24,09'luk enflasyon söz konusu.

"Gıda"daki oran, yüzde 7,14 seviyesinde.

Enerji fiyatları, sadece Türkiye'de değil dünyada da genel oranları yukarı taşıyor, enflasyon hedeflerinde sapmalara yol açıyor.

OECD'nin mukayesesinde yer alan Türkiye ile ilgili verilere göre: Genel enflasyon oranı yüzde 4,2, enerji yüzde 6,0 ve gıda yüzde 4,5.

Enerji fiyatları şu an enflasyon hedefini tehlikeye atmıyor görünse de, bir müddet sonra durum değişecek.

2011 Mart ayındaki fiyat hareketleri açıklandı:     
- Tüketici fiyatı yüzde 0.42 arttı.
-  Üretici fiyatı yüzde 1.22 arttı.
Sağlıklı bir ekonomide tüketici fiyatı, üretici fiyatına göre belirlenir.

Birlikte düşer birlikte yükselirler.

Açıklanan enflasyon rakamlarındaki gibi ÜFE ile TÜFE arasındaki makas bu şekilde açıldıysa üretici zararına üretim yapıyor demektir.

TÜFE ile ÜFE arasındaki makasın açılması bu yüzden risklidir.

Bu makas açık kalamaz. Bir süre sonra kapanır. O zaman üretici fiyatlarındaki artış, tüketici fiyatlarına yansır.
Üretici fiyatı neden tüketici fiyatından daha yüksek çıkar?
- Üretici enerji ve hammadde artışlarını rekabet edemeyeceği veya talebi azaltacağı için fiyata yansıtamaz.

Kârdan fedakârlık eder.

Belki de bir süre zararına satmayı göze alır.

Devam ederse batar.

-2010 yılı son 3 aylık göstergeler tüketici talebinde canlılığı işaret ederken bunun sevindirici tarafı da var, endişe verici tarafı da.

Merkez Bankası’nın bankalara yönelik tedbirleri de bu kaygının tezahürleri.

Tüketimdeki artışı frenlemeye çabalıyor.

Hükümet de Merkez bankası’nın bu politikasına destek vererek bankaları kolay kredi vermemesi konusunda uyarıyor.

Son haftalarda bankalarla hükümet arasındaki kavganın sebebi de bu.

Tüketici fiyatlarında gerilemenin farklı sebepleri var.

Bir ay öncesine göre gıda ve alkolsüz içeceklerindeki fiyat düşüşü, sebze fiyatlarındaki gerileme, mevsimsel özellikler vs.

Tarım kesiminde üretici fiyatlarında yıllık artış yüzde 10.54 oranında, 12 aylık ortalama artış yüzde 18.0 oranında.

Gıda maddelerinde tüketici fiyatları yıllık olarak yüzde 3.47 oranında, 12 aylık ortalamada yüzde 8.78 oranında artmış görülüyor.
TÜFE ile ÜFE arasındaki makas hiçbir zaman açık kalamaz.

Demek ki, önümüzdeki aylarda tüketici fiyatlarında ciddi artışlar olabilecek.

İşin bir farklı tarafı daha var.

O da şu:
Faiz lobisi, "enflasyon artacak, dolayısıyla faizler yükselecek" beklentisiyle Hazine bonosu alımlarını durdurmuştu.

"Hazine faizleri, yüzde 10 seviyesinin üzerine çıksın da öyle alalım" planları vardı.

Açıklanan mart ayı enflasyon rakamları faiz lobisinin hesaplarını bozdu.
Bence enflasyon rakamlarındaki bu düşüklükte en sevindirici yan bu olsa gerek.

Güncelleme Tarihi: 06 Nisan 2011, 11:39
banner53
YORUM EKLE

banner39