banner39

Erbil'de siyasi kriz kapıda mı?

Erbil’de gazetecilik yapan biri olarak yaklaşık bir yıldır neredeyse tek gündem maddem(iz) IŞİD ile mücadeleydi. Ancak geçtiğimiz haftadan bu yana –uzunca bir aradan sonra- daha farklı bir konuyu konuşmaya başladık. IKBY’deki başkanlık seçimleri nasıl gerçekleşecek? Mesud Barzani yeniden başkan olacak mı? Yoksa siyasi kriz kapıda mı?

Analiz 30.06.2015, 13:28 30.06.2015, 13:42
Erbil'de siyasi kriz kapıda mı?

Simla Yerlikaya | Erbil

Mesud Barzani 2005 yılından bu yana IKBY Başkanı. Görev süresi aslında 2013 yılının Ağustos ayında sona eren Barzani, o dönem meclsin vardığı uzlaşı üzerine iki yıl daha görevde kalabilmişti.

Ağusots 2015’te ise o iki yıllık uzatmanın da sonuna geliyor. Bu da haliyle başkanlık tartışmalarını gündeme taşıyor.

Mesud Barzani yaklaşık 10 gün önce yeni başkanın seçilmesi için halkın 20 Ağustos’ta sandık başına gideceğini duyurdu. Ama o seçim çok da kolay gerçekleşeceğe benzemiyor. Çünkü partilerin seçim konusundaki görüşleri birbirinden hayli farklı.

MUHALEFET MECLİS ARİTMETİĞİNE GÜVENİYOR

KDP’nin pozisyonu, çoğu kişinin tahmin edeceği üzere net; Mesud Barzani’nin yeniden başkan olmasını istiyorlar ve bunun için de başkanı bundan önce olduğu gibi yine halkın seçmesini istiyorlar. Çünkü oylama halk tarafından yapılırsa Barzani’nin diğer adaylar arasından sıyrılacağına kesin gözle bakıyorlar. O diğer adaylar kim olursa olsun.

Muhalefet de olası bir seçimde başkanlık koltuğunu kaybedeceğine kesin gözüyle bakıyor olmalı ki, başkanın meclis tarafından seçilmesini talep ediyorlar. IKBY’deki meclis aritmetiği ise KDP’nin tek başına başkanı belirlemesine yetmiyor.

KYB ve Gorran’ın başını çektiği, İslami Birlik Partisi ile İslami Cemaat partilerinin de destek verdiği muhalefetin tek isteği bununla da sınırlı değil. Aynı zamanda başkanlık makamının yetkilerinin sembolik düzeye çekilmesini istiyorlar. Yani bölgede bir rejim değişikliği talep ediyorlar. Bu da şu demek oluyor; müzakereler sonucunda Barzani’nin tekrar başkan olmasına “Tamam” deseler bile, başkanlık makamının gücünü sınırlayarak Barzani’nin bölge siyasetindeki etkisini kırmayı hedefliyorlar.

Velhasıl bu karmaşık tabloya bakınca bir siyasi krizin kapıda olduğunu kestirmek güç değildi. Nitekim o kriz 23 Haziran’da patlak verdi.

İRANLI TEMSİLCİNİN VARLIĞI KRİZ YARATTI

23 Haziran’da meclis, muhalefetin başkanlık konusundaki önergelerini görüşmek üzere toplanacaktı. Ancak meclis başkanlığı o oturuma Erbil’deki yabamcı misyonlardan temscileri de davet etti. Davete icabet edenler arasında Mısır, Almanya, ABD, BM Irak Misyonu ve İran’dan temsilciler vardı.

Ancak İranlı temsilcinin oturumdaki varlığı KDP’li vekilleri deyim yerindeyse çileden çıkardı. Böyle bir oturumda yabancı temsilcilerin varlığını kabul edemeyeceklerini söyleyerek oturumu boykot ettler. IKBY parlamentosunun Hıristiyan ve Türkmenlerden oluşan 11 azınlık vekili de boykota katıldı.

Meclisin Gorran Partili başkanı Yusuf Muhammed yine de oturumu başlattı. Ancak görüşmelerden nihai bir sonuç çıkamadı.

DÜĞÜMÜN MERKEZİNDE İRAN MI VAR?

Elbette bu gerilimin patlak verdiği noktanın “İranlı temsilcinin varlığı” olması; IKBY siyasetine dair çok şey söylüyor. Başkanlık tartışması her ne kadar iç siyasetin malzemesi olsa da, burada tartışılan şey bir bakıma İran’ın IKBY siyasetindeki etkisi.

İran’ın özellikle Şüleymaniye merkezli partiler, yani KYB ve Gorran, üzerinde bir etkisi olduğu, ya da daha nötr bir şekilde ifade etmeye çalışırsak ‘bu partilerle yakın ilişkileri olduğu” biliniyor. KDP ise İran’ın Kürt siyaseti üzerindeki bu etkisinden rahatsız. Bu yüzden KDP için diğer başkonsolosluklar değil, ama İran başkonsolosluğundan bir temsilcinin meclis oturumunda yer alması rahatsızlık verici bir unsur. Ancak bu rahatsızlk diğer partilerde karşılık bulmuyor. Hatta onlar da bilakis KDP’yi Türkiye’ye yakın olmakla suçluyor.

Ortadoğu’daki nüfuz savaşıyla da yakından ilgili olan bu tartışmayı aşmak Kürt siyasi partileri için pek de kolay değil. Ama zaten başkanlık sistemi etrafında dönen tek tartışma konusu bu da değil.

SAVAŞ HALİNDE BU TARTIŞMA DOĞRU MU?

Başkanlıkla ilgili özellikle KDP saflarında dile getirilen bir başka soru ise şu:

“Yarım saat ötede IŞİD ile savaş devam ederken oturup başkanlığı tartışmak ve hatta başkanı değiştirmeye çalışmak hata değil mi?”

Bu soru elbette kendi cevabını da içinde taşıyan cinsten bir soru.

Zaten KDP’lilere göre cevap açık. Onlar muhelefeti “savaşın devam ettiği şu günlerde” sorumsuz davranmakla, bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemekle suçluyor.

Muhalefet ise IKBY için kritik önemdeki başkanlık konusunun “savaş var” diye bir oldu-bitti ile çözülemeyeceğini söylüyor. 23 Haziran’daki olaylı meclis oturumundan sonra görüştüğüm Erbilli gazeteci Bahtiyar Said de, muhalefetin bu görüşünü paylaşıyor.

“Evet, şu an IŞİD ile savaş var. Bu doğru. Hem de çok büyük bir savaş. Ama insanlar ‘savaş var’ diye iç siyasete dair bu önemli davalarından vazgeçecek değil. Diğer siyasi partilere, “Aman savaş var, seçim yapmayalım” diyemezsiniz. Hem ona bakarsanız, sadece savaş değil; ekonomik sorunlarımız da var şu an. Onun da bitirilmesi lazım. Yani neresinden bakarsanız bakın Kürdistan şu an siyasi, ekonomik ve sosyal bir krizin eşiğinde. Dolayısı ile partilerin sadece savaşı değil, tüm bu krizleri de düşünmesi, ona göre hareket etmesi lazim.”

BARZANİ’NİN YERİNE GEÇEBİLECEK BİR İSİM VAR MI?

Başkanlık tartışmalarına bakarken gözden kaçırılmaması gereken bir başka nokta da şu; IKBY’de liderlik denince akla yıllarca özgürlük mücadelesi vermiş karizmatik iki isim geliyor: Celal Talabani ve Mesud Barzani. Celal Talabani artık yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle aktif siyasette yer almadığı için geriye bir tek Mesud Barzani kalıyor.

Bu nedenle olası bir seçimde Mesud Barzani’nin karşısına hangi adayların çıkacağı da başka bir tartışma konusu. Bu konuda muhalefet saflarına baktığınız zaman adı öne çıkan pek de fazla bir isim yok. Goran lideri Noşirvan Mustafa ve KYB’den Berham Salih akla gelen ve aday olma potansiyeli taşıyan ilk isimler. Ama bu konuda henüz hiçbir resmi açıklama yok. Zaten muhalefetin esas amacı Barzani yerine başkan bir seçmekten çok, başkanın yetkilerini sınırlandırmak gibi görünüyor.

Sorunun çözümü pek de kolay olmayacak. Bu belli. Süreci kazasız belasız atlatmanın tek yolu ise uzlaşmaya varmak.

Son olarak Mesud Barzani de bu konuyla ilgili yaptığı açıklamada  uzlaşma çağrısında bulundu. 23 Haziran'da mecliste yaşanan gerginliği tehlikeli bulduğunu söyleyen Barzani "Hassas bir dönemden geçiyoruz. 20 Ağustos'a kadar meclisin bir uzlaşıya varması şart" dedi. 

O uzlaşmaya nasıl varılır onu henüz bilemiyoruz. Ama belli ki, IKBY bu yazı da yoğun tartışmalarla geçirecek.

 

banner53
Yorumlar (0)
15
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?