banner15

Filler tepişirken…

Hülasa, şahinlerin kan kokusuna susadığı okyanus ötesinde işler oldukça karışık. Net olan bir şey varsa o da yukarıda filler tepinirken aşağıda çimenlerin yine/yeniden ezildiğidir...

Filler tepişirken…

Fevzi Öztürk / Dünya Bülteni

Dünyanın en önemli ve etkin üç kredi derecelendirme kurumundan biri olan  Standard&Poor’s’un ABD’nin notunu 94 yıl aradan sonra 3A’dan 2A’ya indirmesiyle varlık fiyatlarında kısa sürede ciddi çöküşler yaşandı.

Aslında ABD’nin ekonomik darboğazdaki durumu herkesin malumu olmasına rağmen, bu şok dalgasının Avrupa’ya da sirayet edeceği korkusu piyasalarda yaşanan bu kısa süreli dalgayı adeta tusunamiye çevirdi.

Finansal piyasalarda bir haftalık süreçte yaşanan bu dalgalanmayı uzmanlar “Shell shocked (Savaş sonrası stres)” ifadesi ile tanımlarken, dünya global krizin dip yaptığı Ekim 2008’den bu yana en kötü haftayı yaşamış oldu.

“Çıplak Kral”

ABD için yapılan bu not indirimi “kral çıplak” tanımlamasından başka bir şey değildir aslında. Hatta, ABD için bu tanımlamayı daha geçer bir ifade ile “çıplak kral” olarak yapmak daha yerinde olacaktır.

Standard&Poor’s’un ABD’nin 94 yıl aradan sonra ülke notunu indirmesinden çok önce, daha bu temmuz başında yaptığı çok “sert açıklamalar” kısmen böyle bir gelişmenin yaşanabileceğinin izlerini vermekteydi.

Temmuz başında ABD’nin borç tavanının artırılma süreci öncesinde, Standard&Poor’s, ABD’nin borçlanma tavanının kongrede artırılamaması halinde ülkenin notunun AAA’dan en düşük derece olan D’ye indireceğini açıklamıştı. Ülke notunun D seviyesinde olması uluslararası finansal çevrelerde “batak” olarak kabul edilmektedir.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de Obama yönetimi zorlu bir kapışmanın ardından ülkenin yasal borçlanma tavanını artırmasına rağmen, Standard&Poor’s yinede ABD’nin notunu düşürmüştür.

Kredi derecelendirme kurumlarının ülke notlamalarını ne kadar rasyonel yaptığı ve ABD’nin şu andaki notlarını ne kadar hak ettiği büyük şaibeler taşımaktadır. Biz bu yazımızda ne bu şaibelere nede ABD’nin notunun inmesi sonrası oluşacak orta vadeli ekonomik dengelere değineceğiz. Bunların yerine ABD’de uzunca bir süredir Obama yönetimi ile ABD derin güçleri arasında yaşanan bir savaşın tezahürü olan bu not indiriminin arka planına değinmeye çalışacağız.

Silah ve petrol lobileri iş başında

Standard&Poor’s’un not indiriminin hemen ardından Obama’nın kurmaylarından Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, ABD'nin ekonomik ve mali durumunun düzelmesi için Demokratlar ile Cumhuriyetçilere birlik çağrısı yaptı. İlerleyen günlerde Obama ise; Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasındaki politik tartışmaların ülke ekonomisine zarar verdiğini belirterek, “Politikacılar bir an önce anlaşmaya varıp Amerikalılara yeni iş olanakları yaratmaya odaklanmalı” dedi.

Aslında Başkan Obama ılımlı mesajlarını sadece son günlerde vermedi. Çok daha öncesinde, başkanlık seçimleri döneminde, seçim kampanyalarında ana tema olarak “değişim” sloganı kullanan Obama’dan ABD seçmeni gerçekten de “safiyane” bir ruh hali içinde “değişim” bekliyordu.

2008 yılında ABD’li seçmenler ABD sistemindeki kilitlenmeye karşı tercihini değişimden yana kullanarak Obama’ya Beyaz Saray yolunu açtı.

Göreve gelmesinin ardından ne ABD dış politikasında nede ABD’nin kendi içinde herhangi bir değişime tanık olmamamıza rağmen, seçimler öncesi sürekli vurgu yapılan bu değişim söylemi daha o günlerde “derin” ABD’li güç odaklarını rahatsız etmişti.

Gelecek yıl yapılacak olan başkanlık seçimleri öncesinde Obama her ne kadar seçim vaatlerinde beyan ettiği değişimi sağlayamasa da; şu anda derin ABD’li güçlerin tepkisine maruz kalmakta. Bu tepki ise seçimler öncesinde zaman zaman yıpratma çalışmalarının ve derin komploların konuşulmasına neden olmakta.

Özellikle İsrail’e destek veren silah ve petrol lobileri bu yıpratma ve komplo operasyonlarında etkin olarak çalışmaktalar. Bu lobilerin en büyük rahatsızlıkları ise Obama’nın İsrail başbakanı Netanyahu ile görüşmesinden hemen önce, Yahudi yerleşim birimlerine ilişkin endişelerini ve Filistin’in Birleşmiş Milletler’de tanınmasına sıcak bakmasını dile getirmesidir. İşte bu nedenle İsrail’le yakın ilişkisi olan düşünce kuruluşları Obama’yı ABD-İsrail ilişkilerine darbe vurmakla suçlamaktalar.

Bu lobilerin 2012’de yapılacak olan başkanlık seçimlerinde Obama’ya karşı çalışma içinde olacakları beklenmektedir.
ABD ekonomisinin en sıkıntılı günlerini geçirdiği bir dönemde, yasal borçlanma tavanının artırılma sürecinde Obama’ya kongrede son dakikaya kadar kök söktürülmesi ve ABD’li bir kurum olan kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor’s’un ABD’nin notunu indirmesi bu oyunun birer parçaları olabilir.

Obama teslim mi oldu?

Diğer taraftan Obama’nın bu lobilerin ekonomik yaptırımlarına teslim olduğunu iddia edenler de bulunmaktadır.
2008 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi ünlü ekonomist Paul Krugman, ABD’nin borç tavanını yükseltme anlaşmasının Başkan Obama’nın teslim olduğu anlamına geldiğini New York Times gazetesinde yayımlanan makalesinde belirtmiştir. Krugman makalesinde “Obama, aşırı sağcılarla müzakere etmek ve teslim olmak zorunda kaldı” diye yazmıştır.
2001 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Joseph E. Stigliztz ise “aşırı sağ hükümeti bloke etmekle tehdit etti ve bunun sonucunda da Başkan Obama, dengesiz bir stratejiyi kabul etmek zorunda kaldı” demiştir.

Petrol ve silah lobileri aslında ne istediklerini net olarak geçtiğimiz günlerde açıkladılar. Hem de eski bir hazine müsteşarı olan ve Wall Street Journal'da editörlük yapan Paul Craig Roberts’in kaleminden duygularını dile getirdiler. Roberts, geçtiğimiz hafta kaleme aldığı makalesinde “Geçmişte her zaman savaşa yol açan büyük oyun yeniden sahneleniyor. 2011 yılı süresince ekonomik iyileşme umutları ortadan kalkınca ABD için artık savaş ihtiyacı kaçınılmaz oldu” demiştir…

Bizce, bu noktada Standard&Poor's'un ABD’nin notunu indirme operasyonu aslında karşıt lobi ile Obama yönetiminin savaşının devam ettiğini göstermektedir. Eğer Obama gerçekten silah ve petrol lobisine “tamamen teslim” olmuş olsaydı; bu not indirimi gelmemiş olabilirdi. Koşulsuz teslim olma fiilinin gerçekleşmediğini not indiriminin ardından Standard&Poor's'a Sermaye Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (SEC), soruşturma başlatması ile de anlıyoruz…

Her şeye rağmen, Standard&Poor's'un yaptığı bu not indirim operasyonu muhalif cephe açısından mükemmel bir koz olarak kabul edilebilir.

Hülasa, şahinlerin kan kokusuna susadığı okyanus ötesinde işler oldukça karışık. Net olan bir şey varsa o da yukarıda filler tepinirken aşağıda çimenlerin yine/yeniden ezildiğidir...

Güncelleme Tarihi: 15 Ağustos 2011, 13:33
YORUM EKLE
YORUMLAR
rıdvan kahraman
rıdvan kahraman - 8 yıl Önce

fevzi bey ne güzel ifade etmişsiniz ekonomik konuları. biraz da Türkçe imlaya dikkat etseniz daha iyi olacaktı. (yazıyı düzeltip yeniden yollamamı ister misiniz?)

banner39

banner36

banner37

banner35