banner15

Gambiya'nın yeni dış politikası: 'Stratejik Derinlik'

Batı Afrika'nın sahil ülkesi Gambiya, yeni dış politikası doğrultusunda Hindistan, Çin ve Müslüman ülkelerle işbirliğini arttırıyor.

Gambiya'nın yeni dış politikası: 'Stratejik Derinlik'


İbrahim Tığlı-Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Gambiya Dışişleri Bakanı Dr. Mamadou Tangara, gelecek beş yıl için nasıl bir dış politika uygulayacaklarını başkent Banjul’daki parlamento binasında basın mensuplarına anlattı.


Afrika’nın en küçük ülkelerinden olan Gambiya’yı 16 yıldır eski bir ordu mensubu olan Yahya Cammeh tarafından yönetiyor. Son zamanlarda ülkesindeki gay ve lezbiyenleri sınır dışı etmesiyle dünya basınında gündeme gelen Yahya Cammeh’in yeni dış politika açılımını bir yıldır başlattığı biliniyordu. Fakat Dış İşleri Bakanı Mamadou Tangara’nın İngiliz meslektaşı ile yapacağı önemli görüşmeden yalnız bir gün önce yapması manidar görünüyor.

Gambiya Dış İşleri Bakanı, basın toplantısında 2010-2015’de uygulanacak dış politikanın Gambiya halkının çıkarları doğrultusunda olacağını söyleyerek Gambiya halkını dış politikanın ekseninde gördüklerini söyledi. Tangara, Gambiya halkının ulusal çıkarlarının bölgede bir güç unsuru olmayla sürdürülebileceğini söylüyor. Bölgede barış ve istikrarın sağlanması için aktif bir dış politika izleyeceklerini, komşularıyla iyi geçinecekleri belirterek –tek komşusu Senegal- Gambiya’nın Afrika ve dünyada sözü dinlenen bir ülke haline getireceklerini ifade ediyor dışişleri bakanı.

Gambiya’nın yeni dış politikasını üç boyuta dayandırdığını söyleyebiliriz: ülke, bölge ve küresel gelişmeler. Dışarıda güçlü olmanın ancak içerde ekonomik, siyasi ve sosyal yapıda güçlü olmakla eşdeğer olduğunu Gambiya hükümeti kavramış gibi görünüyor. Son beş yılda insan hakları, özgürlükler, istikrar ve güvenlikte önemli adımlar atıldı. Ülkenin tek gelir kaynağı tarım olmasına rağmen, yabancı yatırımlar ve turizmin geliştirilmesi sayesinde halk rahat bir nefes aldı. İnsan Hakları örgütleri Devlet Başkanı Cammeh’i gay ve lezbiyenlerin başlarını kestiği yönde suçlamalar yapsalar da Gana’dan sonra Afrika’nın en özgürlükçü ve insan haklarına saygılı ülkesinin Gambiya olduğunu söylemek mümkün.

Gambiya hükümetinin, Nijerya hükümetine Nijer Delta militanları ile hükümet arasında arabuluculuk teklifinde bulunması bölgesel sorunlara kayıtsız kalmadıklarını gösteriyor. Liberya, Togo gibi devletlerin karşılaştığı ekonomik krizlere karşı işbirliği teklifinde bulunmaları Gambiya’nın bölgesel aktör alarak yerini almak istediği şeklinde yorumlanabilir.

Dış İşleri Bakanı Tangara’nın Çin, Amerika ve Hindistan ziyaretleri yeni dış politikanın tek boyutlu olmayacağını yansıtıyor. Çin’le ilişkilerin ekonomik düzeyde tutulmak istenmesi, Hindistan’la ülkede etkin Ahmediye hareketi kanalıyla ilişkilerin kültürel boyuta çekilmek istenmesi ve 11 Eylül anma törenlerine üst düzey temsilci gönderilmesi, yeni politikanın küresel aktörlerle çok boyutlu ilişkiler kurulmak istendiği anlamına geliyor.

Bölgede barış, Gambiya’nın yeni dış politikasının ölçütlerinden biri olacak. Tangara, dünyada hiçbir devleti düşman olarak görmediklerini Senegal başta olmak üzere Afrika ülkeleriyle hiçbir zaman savaşa girmeyeceklerini ve savaşa destek vermek istemeyeceklerini ifade etmesi ne kadar gerçekçi bilinmez ama Afrika ülkeleri arasında Sıfır problemi gerçekleştirmek için gayret göstereceklerini söylemesi, Afrika için devrim niteliğinde bir söylemdir.

Tangara’nın üzerinde durduğu önemli noktalardan biri de hem doğu hem de batı ülkeleri ile ilişkilerini geliştirmek istemelerini belirtmesiydi. ABD’nin bölgedeki en büyük destekçisinin Gambiya olacağına vurgu yapılmakla birlikte İran ve Libya ile ilişkilerin en üst düzeyde sürdürüleceğinin söylemesi cesurca bir davranıştır. Gambiya halkının çıkarlarının bu devletlerin kendi aralarındaki düşmanlıklardan daha önemli olduğunu ifade etmesi ideolojik ilgilerin dış politikada belirleyici olmayacağını gösteriyor. Fakat dış politikada İslam vurgusu da öne çıkıyor, İslam ülkeleriyle özellikle İran, Suudi Arabistan ve Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmek istenmesi sosyal ve kültürel yönelimli bir politika olacağının işaretini veriyor. Yalnız bu politika, Gambiya’nın kendi tasarladığı bir politika mı, yoksa birilerinin projesi mi sorusunu akla getiriyor.

Gambiya’nın yeni dış politikasını sadece siyasi ilişkiler üzerinden değerlendirmek yanlış olacaktır. Çünkü sel felaketine maruz kalan Pakistan’a ilk yardım gönderen Afrika ülkesi Gambiya olup, Devlet Başkanı Cammeh’in talimatıyla uluslar arası ölçekte hizmet verecek bir yardım örgütünün kurulması, ileriye yönelik hedeflerin olduğunu anlamamızı sağlıyor.

Gambiya’nın yeni dış politikasının ne kadar gerçekçi veya ütopya olup olmadığını söylemek için henüz erken olmasına rağmen Gambiya’nın potansiyeline bakıldığında imkansızın politikası gibi geliyor bana. Çünkü Gambiya’nın bölgesel bir güç olması yalnız istemekle değil, ekonomik istikrar, iç ve dış dinamiklerin etkin ve dikkatli kullanılmasıyla mümkün. Okuryazarlığın bile çok düşük olduğu ülkede dünya siyasetini etkileyecek teorik ve bürokratik alt yapının olup olmadığı kuşkulu.

Afrika kıtasında barış politikası uygulamak iyimserlikle açıklanabilir ama reel politika ile açıklanamaz. Özellikle Afrika’da küresel güçler tarafından oluşturulan konjoktürel yapı, savaş üzerine kurulu. Yakın gelecekte Sudan’da kuzey ve güney arasında yapılacak olası bir savaşa küresel aktörlerin bütçe ayırdığı biliniyor. Gambiya’nın Sudan ya da Sierra Leona’da barış çığırtkanlığı yapmasının bölgesel bir karşılığı yok gibi gözüküyor.
Fakat İslam ülkeleriyle yakınlaşma içine girmesi, Müslüman halklar arsındaki sorunların çözümünde yapıcı katkılarda bulunması önemli olabilir. Belki Gambiya, yönünü doğu ve batı arasında kalmış bir bölgeden, Ortadoğu ve Kuzey Afrika hinterlandına kaydırabilirse, Dış İşleri Bakanı Tangara’nın basın toplantısında iki defa söz ettiği “Strategic Depth” politikanın reel politikada bir karşılığı görülebilir.

 

Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2010, 16:14
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35