banner15

Irak'ın geleceği ne olacak?

Irak’ın geleceği ne olacak? Ya da Irak’ın bir ülke olarak geleceği var mı? Kerkük IKBY’ye mi bağlanacak? Yoksa Bağdat’ta mı kalacak? IŞİD ile mücadele başarıya ulaşacak mı? Son 3 gündür Erbil’de düzenlenen MERI Forum bu ve bunun gibi birçok soruya cevap aradı. Sorulara cevap bulunduğunu söylemek zor. Ama tartışmaların zihin açıcı olduğu kesin.

Irak'ın geleceği ne olacak?

Simla Yerlikaya | Erbil

Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü, yani isminin İngilizce halinin kısaltması ile ‘MERI’ Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi(IKBY)’nin  ilk düşünce kuruluşu. Hal böyle olunca, bu kuruluşun çalışmaları da IKBY yöneticileri tarafından yakından takip ediliyor ve etkinlikleri de bölgede geniş yankı uyandırıyor. MERI’nın en önemli etkinliği ise hiç kuşkusuz yılda bir kere düzenledikleri forum.
 
Bu yıl ikincisi düzenlenen MERI Forum gerek katılımcıların profili, gerekse tartışılan konular açısından hayli doyurucuydu ve etkinliğinin geleceğinin de daha parlak olacağını ispatlıyordu. Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu da MERI Forum’un Çarşamba günü öğleden sonra düzenlenen oturumda IKBY Başbakanı Neçirvan Barzani ile beraber konuşmacı olarak yer aldı. Katılan isimler nedeniyle bu oturum hiç kuşkusuz forumun en ilgi çekici oturumlarından biri oldu.
 
Barzani ile Sinirlioğlu oturum boyunca birçok güncel konuya değindiler. Mesela Sinirlioğlu konuşmasında Türkiye’deki çözüm sürecinin tamamen bitmediğini, sadece dondurulduğunu söyledi. Bu kesinlikle salondaklilerin en çok dikkatini çeken açıklamalardan biriydi. “Ancak Sinirlioğlu “PKK’nın bu sürecin bir parçası olamayacağını” da sözlerine ekledi. Ayrıca Türkiye’nin IŞİD ile mücadele konusunda Irak’a ve IKBY’ye askeri ve insani yardımlarının süreceğini tahhüt etti.
 
BAZEN İKİ KÖTÜDEN BİRİNİ SEÇMEK ZORUNDASINIZ

Neçirvan Barzani ise bölgenin içinde bulunduğu siyasi krize işaret ederek,  “Bazen iki kötü seçenek arasında seçim yapmak zorundasınız. Bizim seçtiğimiz kötü olabilir, ama daha kötüsü de var” dedi. Ayrıca sorunların diyalog ve karşılıklı anlaşma ile aşılacağına inandığını belirtti.
 
ARAPÇA BİLMEYEN IRAKLILAR

MERI Forum’un belki de en çok konuşulan oturumlarından biri Barzani-Sinirlioğlu oturumu oldu. Ancak bunun dışında 3 gün boyunca çok önemli katılımcıların olduğu birçok farklı oturum da gerçekleşti. Irak’ın, IKBY’nin ve Ortadoğu’nun geleceğine dair birçok önemli sorunun tartışıldığı bu oturumlardan biri KYB Genel Sekreteri Berham Salih ve Irak Meclis Başkanı Selim Cuburi’nin katıldığı oturumdu. Bu oturum Bağdat-Erbil arasındaki anlaşmazlıkları ve zihni kopuşu bir kez daha gözler önüne serdi.
 
Irak Meclis Başkanı Selim Cuburi Arapça konuşmaya başlayınca salonda bulunan Kürt gençlerinin simultane tercümeyi dinlemek için kulaklıklarına yönelmesi bana kalırsa bu kopuşun gözle görülecek kadar net işaretlerinden biriydi. Hukuken Irak vatandaşı olan erken 20’li yaşlarındaki bu gençlerin hiçbiri Arapça bilmiyordu. Eğitimlerini Kürtçe almışlardı ve Arapça almak için de hiçbir motivasyonları yoktu. Salonda Cuburi’yi kulaklık takmadan anlayabilen Kürtler ancak 1991 öncesi Irak’ında okula gitmiş, belli bir yaşın üzerinde Kürtlerdi. Berham Salih gibi.
 
Tabii Bağdat-Erbil arasındaki kopuşun tek işareti bu da değildi.
 
IRAK ANAYASASI: SORUN MU, ÇÖZÜM MÜ?

Irak Meclis Başkanı Selim El Cuburi yaptığı konuşmada IKBY’nin bağımsızlık konusuna da değindi ve “bağımsızlık kartı sürekli Bağdat’a karşı kullanılmamalı” dedi.
 
“Bağımsızlık her sorunda Bağdat’a karşı oynanacak bir kart olmamalı. Beraber yaşamak istiyorsak, karşılıklı görevlerimizin ayrınımına varmalıyız. Irak’ın yeni bir kurucu vizyona ihtiyacı var. Biz böyle bir zorluğu yaşayan ilk ülke değiliz, son ülke de olmayacağız.”
 
Cuburi aynı zamanda Irak Başbakanı Abadi’nin son dönemde yaptığı reformlarla ilgili olarak da bir muhalefet şerhi düştü ve “Reformlar birlik içinde ve anayasal çerçeveye göre yapılmalıdır” dedi. Cuburi toplumun tüm kesimlerin onayı almayan reformların sorunlu olduğuna dikkat çekti.
 
Cuburi’den hemen sonra sahneye çıkan Berham Salih ise aynı fikirde değildi. Salih, şu soruyu gündeme getirdi:  Irak anayasası sorunların çözümü için bir platform olabilir mi?
 
Zira Salih’e göre Irak anayasası sorunlara çözüm üretmekten çok sorunların kaynağıydı. Konferans boyunca yapılan sosyal medya paylaşımlarına bakacak olursak, en azından izleyiciler de Berham Salih ile aynı fikirde gibi görünüyordu.
 
“BAĞIMSIZLIK ARTIK DİYALOG İLE OLUR, SAVAŞARAK OLMAZ”

Forum boyunca farklı oturumlarda gündeme gelen bir başka konuda IKBY’nin bağımsızlığı sorusuydu. Berham Salih yaptığı konuşmada bu konuya da değindi. Salih, bu kez Cuburi ile aynı fikirdeydi ve Kürt siyasetçilerin bağımsızlık kartını sık sık kullanmaktan vazgeçmesi gerektğini söyledi.
 
Neçirvan Barzani ise bağımsızlığın hakları olduğuna vurgu yaptı ancak “Bundan sonra bağımsızlık hakkımızı kullanırsak bu Bağdat ile karşılıklı anlaşma sonucu olur, savaşarak olmaz.” dedi. Ayrıca şu an bölgenin IŞİD ile mücadele gibi başka öncelikleri olduğuna dikkat çekti.
 
KERKÜK’ÜN GELECEĞİ NE OLACAK?

Forumun bir oturumu da tamamen Kerkük kentine ve kentin geleceğine ayrılmıştı.
 
Kerkük aslında Irak’ta her zaman sıcak bir tartışma konusu. Ancak IŞİD saldırıları ile değişen dengeler Kerkük’ü her zamankinden daha kritik bir noktaya taşıdı. Zira kent Irak ordusunun çekilmesi neticesinde 2014 Haziran’ından beri Kürt kontrolünde bulunuyor ve Kürt yetkililer tarihi olarak kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri Kerkük’ten çıkmaya pek de niyetli olmadıklarını açıkça söylüyor.
 
MERI Forum’un Kerkük oturumunun konuşmacılarından Türkmen milletvekili Hasan Turan ise “Kürtlerin bu şekilde uyguladığı emrivakinin kabul edilemez” olduğunu söyledi. Turan, forumda yaptığı konuşmada “Kerkük için olabilecek tek çözümün kentteki tüm etnik ve dini grupların temsil edildiği bir özerk bölge inşası” olacağını belirtti.
 
Turan bu sözleri sarf ederken KDP Dış İlişkiler sorumlusu Hemin Hawrami ise şu twit’i göndererek bir nevi tartışmaya katılmış oldu: Hasan Turan Kerkük’ü IŞİD’den korumak için hayatını kaybeden peşmergeleri anmayı ihmal etti.
 
Hawrami’nin bir sonraki twit’i ise Kerkük’ün Arap Vali Yardımcısı Rekan Said’in peşmergeye övgülerini sunduğu şeklindeydi.
 
Kerküklü Arapları temsilen oturumda bulunan Rekan Said ise “Aslen Kerküklü olsunlar veya olmasınlar, 25 yıl Kerkük’te yaşamış Arapların da kentin geleceğinde söz hakkı olması lazım” diyordu.
 
Bu haliyle, Kerkük oturumu her zamanki anlaşmazlıkları bir kez daha gözler önüne sermekten ileriye gidemedi.
 
IŞİD İLE MÜCADELE SADECE ASKERİ BOYUT İLE YÜRÜTÜLEMEZ

Tabi ki toplantının bir diğer önemli konusu da IŞİD ile mücadeleydi.
 
Bu konuda konuşan herkesin vurguladığı ortak nokta ise örgütüe karşı mücadelenin askeri olduğu kadar, siyasi ve ideolojik boyutları da olması gerektiğiydi.
 
Mültecilerin geleceği, Kürt iç siyasetinin seyri forumda konuşulan diğer başlıklardı.
 
Ortadoğu’nun karmaşık gündeminin bir aynası olarak 3 gün boyunca Erbil’deki Rotana Otel’in konferans salonunda konuşulan konular da hayli çetrefilli, hatta içinden çıkılmazdı. Çözümlerin ve cevapların zaten böyle bir forumda ve böyle kısa bir sürede bulunmayacağı aşikar. Ama en azından sorulan soruların çok değerli olduğu tartışmasızdı. Bunun neye faydası var elbette bilinmez. Ama en azından bu verimli tartışma ortamı MERI Forum’un gelecek sene de merakla takip edilecek bir etkinlik olacağını şimdiden gösteriyor.

Güncelleme Tarihi: 06 Kasım 2015, 09:34
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35