banner39

İran ile Pakistan arasında tehlikeli gerginlik

Cündullah ve Ceyşül Adl isimleriyle adıyla hareket eden silahlı Beluç Sünni hareketleri ve eylemleri, İran’ı aşırı derece rahatsız ediyor. İran bu gruplara ve Pakistan’a karşı tavrını son dönemde iyice sertleştirdi ve geçtiğimiz günlerde, Pakistan kaynaklarına göre, sıcak takibe girerek sınırdan iki kilometre içeri girip 6-7 saat süren bir operasyon yaptı

Analiz 25.10.2014, 12:48 25.10.2014, 12:48
İran ile Pakistan arasında tehlikeli gerginlik

Mahmut Osmanoğlu

Son günlerde İran ile Pakistan arasında ciddi bir sınır gerginliği yaşanıyor. İki ülke arasındaki 900 kilometreyi aşkın sınırı kontrol etmek tabi ki oldukça zor ama son dönemde iki ülke sınır güçleri arasında yaşanan çatışmalar, aradaki gerginliği iki ülkenin de bir diğerinin büyükelçisini dışişlerine çağırıp protesto edecek kadar artırdı. 

Hatta Pakistan ilk defa İran ateşine karşılık verdi. Gerginlik ardından Tahran’da yapılan görüşmeler tarafları biraz yatıştırdıysa da iki ülke sınırından yeniden çatışma haberleri geliyor.

İki ülkenin sınır bölgesinde ve hatta buna Afganistan’ı da katmak gerekiyor, o bölgenin “Kürtleri” diye niteleyebileceğimiz Beluç halkı yaşıyor. Diaspora dışında, Beluçlar üç ülke arasında bölünmüş durumdalar. Toplam nüfusları da 10 milyona yaklaşıyor. İran – Pakistan sınır çatışmaları da bu halkın bulunduğun sınır bölgelerinde yaşanıyor.

Pakistan – İran – Afganistan sınırlarının buluştuğu üçgeni uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığının altın üçgeni olarak da nitelemek mümkün.

Afganistan’ın dünyanın en büyük afyon merkezi ( tek başına dünya kaçak afyon üretiminin yüzde seksenden fazlası) olduğu ve uyuşturucunun İran üzerinden Türkiye ve Avrupa’ya ulaştırılması açısından en kolay rota olduğu düşünülürse, bu bölge özellikle uyuşturucu kaçakçılığı için büyük önem taşıyor.

İran ve Pakistan sınır muhafızları sürekli uyuşturucu kaçakçıları ile mücadele ediyorlar.  İran’da uyuşturucu kaçakçılığının cezası ölüm olduğu için uyuşturucu kaçakçıları adeta bir ordu gibi tam techizatlı ve silahlı olarak hareket ediyorlar ve sınır muhafızları ile sık sık çatışmalara giriyorlar. Bu çatışmalarda İran her sene onlarca askerini kaybediyor.

Ayrıca, bu üçgende Pakistan aleyhine ayrılıkçı bir silahlı mücadele veren Beluçistan Kurtuluş ordusu ve İran’da Ehli Sünnetin haklarının peşinde olduğu iddiasındaki Cundullah ve Ceydul Adl örgütleri faaliyet gösteriyorlar.

İran’ın Afganistan ve Pakistan’la sınır bölgesinin Sünni kuşak olduğu düşünülecek olursa bu bölgeyi İran’ın yumuşak karnı olarak nitelememiz mümkündür. İran’ı sınırda çatışmaya ve hatta son dönemde sıcak takip için Pakistan topraklarına girmeyen zorlayan neden zaman zaman İran’a silahlı saldırı düzenleyen söz konusu örgütlerdir.  

Sovyetler Birliğine karşı Afganlıların verdiği destansı mücadele sonrasında bölgede ortaya çıkan ve Cündullah ve Ceyşül Adl isimleriyle adıyla hareket eden silahlı Beluç Sünni hareketler ve eylemleri, İran’ı aşırı derece rahatsız ediyor. Körfez ülkelerinin İran’ın istikrarını bozmak için bu hareketlere destek verdiğini ve Pakistan’daki bazı tarafların bu harekete barınak sağladığını iddia ediyor. Tabi ki Pakistan bu suçlamaları reddediyor.

Silahlı Sünni hareketler İran’ın Pakistan ve Afganistan’la sınır bölgesindeki çoğu çöl arazide barınıyor ve zaman zaman oldukça kanlı eylemler yapıyor, İran askerlerini kaçırıyorlar.

İran bu gruplara ve onlara yardım ve yataklık yaptığını düşündüğü Pakistan’a karşı tavrını son dönemde iyice sertleştirdi ve geçtiğimiz günlerde, Pakistan kaynaklarına göre, sıcak takibe girerek sınırdan iki kilometre içeri girip 6-7 saat süren bir operasyon yaptı. Operasyonda Pakistan devriyesi de hedef alındı ve bir Pakistan subayı öldürüldü. Bu da Pakistan’ın misillemesine ve İran’a ateş açmasına yol açtı.

Gelen haberler, Tahran’da yapılan tansiyonu düşürme toplantısına rağmen, sınırdaki çatışma ve gerginliğin sürdüğünü gösteriyor.

Uzun yıllardır Pakistan sınır ötesinden kendisine yönelik silahla eylemlere İran’ın verdiği ve vereceği tepkiyi anlamak mümkün ama aşırı tepki ve tek taraflı sıcak takibin her iki ülkeye de yaramayacağı açıktır.

Sınır gerginliğinin tırmanması iki ülkenin gitgide güçlenen bağlarını olumsuz etkileyeceği gibi oluşacak puslu havanın en çok bölgede cirit atan ve iki ülkeye de zarar veren silahlı güçlere yarayacağı açıktır.

banner53
Yorumlar (0)
23
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?