banner39

Kış Olimpiyatları'nın 30. yılında Bosna

Dünya Bosna ve Hersek'i yeniden başgösteren şiddet dalgası içinde hatırlıyor olsa da Bosnalılar eski günlerin nostaljisi içinde eski Saraybosna'yı yad ediyor. Saraybosna'nın kış olimpiyatlarına ev sahipliği yaptığı günleri hatırlıyor

Analiz 17.02.2014, 16:12 24.02.2014, 15:49
Kış Olimpiyatları'nın 30. yılında Bosna

Sinan Özdemir/ Brüksel

Bosna ve Hersek son günlerde başta Tuzla olmak üzere ülkenin çeşitli şehirlerinde yaşanan ayaklanmalar ve eylemlerle sebebiyle dünyanın gündeminde. Geçen yıl Balkan Savaşları ve bu sene Büyük Harbin 100. yılı sebebiyle Balkanlar yine dünyanın gündeminde. Her iki olayda aslında "Balkanlar'ı" olumsuzluyor ve gündeme geldiğinde umuda pek yer bırakmıyor. Bu durum hiç şüphesiz göndermede bulunduğu olumsuz bakışı güçlendirirken, bir "deja vu" hissi yaşatıyor. Gelecek yıl Dayton Antlaşması'nın 20. yılını dolduracağı düşünüldüğünde son haftalarda Bosna ve Hersek'te yaşanların yeni bir eşiğe gelinip gelinmediği sorusunu sorduruyor.

Dünya Bosna ve Hersek'i yeniden başgösteren şiddet dalgası içinde hatırlıyor olsa da Bosnalılar eski günlerin nostaljisi içinde eski Saraybosna'yı yad ediyor. Saraybosna'nın kış olimpiyatlarına ev sahipliği yaptığı günleri hatırlıyor. Aslında Bosnalılar her yıl bu konuya bir şekilde yer veriyor olsalar da otuzuncu yılında daha fazla ilgi göstermelerine şaşırmamalı. Bir yanda savaşın açtığı derin yaraları silmeye çalışırken, diğer yanda eski bir zamana ait olduğunu düşündüğü "huzur zamanını" yaşatarak yaşadığı ana ayna tutmaya çalışıyor. Çünkü Bosnalılar çok uzun zamandır üç zamanı aynı zaman diliminde yaşıyorlar.

Saraybosna Kış Olimpiyatları'nın iki güçlü figürü bulunuyor. Birincisi Jureka Franko, olimpiyatlarda tek madalya kazanan Yugoslav atlet. İkinci yüzü de Sanda Dubraçiç. Sanda, 8 Şubat 1984'te olimpiyat ateşini yakan genç sporcu. Bütün dünya, Tito'nun ölümünün dördüncü yılında, spor gündemiyle Saraybosna'yı konuşuyor ve keşfediyordu. Hiç kimse yedi yıl sonra bölgenin kan gölüne döneceğini düşünemezdi. Bu sebeptendir ki, toplumsal bilinçaltında Saraybosna Kış Olimpiyatları'nın yüksek bir yeri bulunmakta. Bosnalılar bu günden çok farklı olarak hafızalarında bugünlerin açılış ve kapanış seremonileriyle mukayese edildiğinde gösterişten uzak ama anlamı yüksel o 12 güne ayrı bir anlam yüklemektedirler. Olimpiyatlarda tek madalya kazanan Jureka Franko için o günlerde "volimo Jureka od vişe bureka", yani 'Jure'yi börekten çok daha fazla seviyoruz' diyorlardı.

Bosna'da hala bugün bile sporun barışa yardımcı olabileceğini düşünen binlerce Bosnalı bulabilirsiniz. Örneğin Saraybosna'da kurulan ilk spor kulübü Zeljezniçar (1921) farklı etnisitelere yer vermeye çalışan nadir kulüplerden veya Balkanlarda faailiyet gösteren atletizm kuruluşlarını tek çatı altında toplamaya çalışan ABAF zikredilebilir. Ancak genel tutuma bakıldığında spor daha çok siyasi tutumları yansıtıyor. Sporun etnik aidiyete ve siyasi olana göndermede bulunması yalnızca Bosna ve Hersek'te görülen bir tutum değil. Tam aksine tüm Balkanlarda ve Doğu Avrupa'da görnek mümkün. Aynı durum futbol için de geçerli Bosna Futbol Ligi bir yanda Sırp futbol kulüplerinin oluşturduğu ligden diğer yanda Bosna ve Hersek'te faliyet gösten Hırvat ve Boşnak kulüplerinin oluşturdukları ligden oluşuyor. Armalarından, taşıdıkları sembollere bakarak, hangi gruba dahil olduklarını anlayabiliriz.

Ne yazık ki, dünyanın Bosna-Hersek'te dışa yansıyan kızgınlığı değerlendirme biçimi Ukrayna'yı sunma ve değerlendirme biçiminden farklı olmadı. Yapılan yayınlar dah çok sansasyonel olanı öne çıkardı. Bir "devrimin" arefesine olunduğunu düşüncesi işlenmek istendi. İşin doğrusu konuyu ele alanlar da ya salt jeopolitik kaygıları ve dengeleri gözeterek ya da bölgesel gerçekleri yok sayarak ele almışlardır. Bosna ve Hersek'te yaşanan hadiseler aslında Dayton Antlaşması'nın ortaya koyduğu mekanizmalarla siyaset üretmenin mümkün olmadığını bir kere daha göstermenin ötesinde taleplerin daha geniş bir çerçeve de Balkanlarda son iki yıldır kendini hissettiren hoşnutsuzluk hareketleri çerçevesinde ele alınmasını gerektiriyor. Bosna ekonomisinde görülen iktisadi durdgunluk Karadağ, Bulgaristan ve Sırbistan'dan çok farklı değil. Aslında tüm Balkanlarda ciddi bir buhran yaşanmakta.

Bu eylemler aynı zamanda uzun zamandır bir araya gelemeyen bir dünya insanı ve kuruluşu da bir araya getirdi. The Guardian'da yayımlanan ve Bosna'da ki eylemlere destek veren bildirinin altına imza atan aydınlar ve entelektüeller için de bu eylemler bir birlik ruhuna göndermede bulunuyor. Bosna'da yaşananlara destek vermek için Balkanların çeşitli şehirlerinde organize edilen destek eylemleri de hesaba katılırsa eylemlerin lokal olmaktan çok global rahatsızlıklara göndermede bulunduğunu çok açık. Tabii abartmamak da gerekiyor.

Balkanlarda son yirmi yıldır esen milliyetçi rüzgara karşı ekonomik buhranla birlikte antifaşist hareketlerin yeniden yeşermeye başladıklarını ifade etmek gerekiyor. Bu durum bölgesel okumlarda da hesaba katılmak durumunda. Son hadiseler iletişim kanallarında yaşanan devrimin Balkanlarda da bir realiteye dönüştüğünü gösteriyor. Sosyal medya artık sadece kişileri değil şehirleri ve de görüşleri bir birine bağlıyor.

Dünya, Bosna ve Hersek'i 1984 Kış Olimpiyatlarıyla hatırlamıyor olsa da Bosnalılar Sanda Dubraçiç'in 8 Şubat günü yaktığı olimpiyat ateşini daha bu gün gibi hatırlıyorlar. Saraybosna son yıllarda daha sık gündeme geldi. Özellikle sinema bu şehri gündemde tutulması noktasında önemli katkıları oldu. Aida Begiç'ten Angelina Jolie'ye ; Angelina Jolie'den Sergio Casttelitto'ya ve daha bir çok isim bu şehri merkez alan filimler yaptı. Beğenilenler olduğu gibi yerden yere vurulanlar da olmadı değil. Her biri hafıza çalışmalarına katkıda bulunma iddiasında idi. Şimdi Saraybosnalılar 2017 Avrupa Gençlik Olimpiyatları'na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyorlar. Bosna'nın bağımsızlığından sonra gerçekleştireceği ilk en önemli organizasyon olacak. Spor her ne kadar Balkanlarda bölünmüşlüğü destekleyen faktörlerin başında yer alıyor olsa da Bosnalılara dünyaya seslerini duyurma, ayrıca 1984'ün tekrarı mümkün olmamakla birlikte, o anı yaşayacak olanlara şehre ve ötekiye dair daha olumlu hikayeler biriktirme olanağı verecektir.

banner53
Yorumlar (0)
28
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?