Kuzey İrlanda'da barış ve şiddet

İngiltere'yi vuran finans krizi Kuzey İrlanda'da diğer bölgelere bakarak daha fazla kendini hissettiriyor. Özellikle gençlerde işsizlik oranının daha yüksek olması (yüzde 20) tarafları kendi mahallelerinde yaşamaya zorluyor

Kuzey İrlanda'da barış ve şiddet

Sinan Özdemir/ Dünya Bülteni - Brüksel

İngiltere, Majesteleri II. Elizabeth'in tahta çıkışının altmışıncı yılını kutlarken, olimpiyatlara ev sahipliği yapmanın heycanını yaşarken ve tek vücut olmuş bir İngiltere görüntüsü içindeyken sosyal, ekonomik ve siyasi konular bir süreliğine askıya alınmış görünüyor. Özellikle Londra'da Mayıs ayından başlayıp Ağustos ayına kadar süren ve yüksek sosyete ile toplumun alt kategorilerini "bir araya" getiren monden yaşantının Londralıların bir süreliğine de olsa gerçekliklerden uzaklaşmalarını sağlıyor. Kraliçe pırlanta yıldönümü sebebiyle Birleşik Krallık'ı oluşturan antitelere ziyaretlerde bulunuyor ve güçlü mesajlar veriyor. En güçlü kare hiç şüphe yok ki Kraliçe II. Elizabeth'in, 27 Haziran'da,  Kuzey İrlanda ziyareti sırasında Başbakan Yardımcısı ve eski İrlanda Cumhuriyet Ordusu (İRA) üyesi Martin McGuinness'in elini sıkması sırasında yakalandı.

Pırlanta yıldönümü Birleşik Krallık vatandaşlarına bir fincan çay kadar İngiliz oldukları hissini yaşatıyor olsa da, Cuma günü (13 Haziran) Belfast sokaklarında, cumhuriyetçilerle monarşi taraftarları arasında yaşanan çatışmalar farklılıkların sindirilemez olduğunu bir kere daha hatırlattı. Protestanlar her yıl olduğu gibi geleneksel yürüyüşlerini (Bu yürüyüş, Kral II. James'in tahtan uzaklaştırıldıktan sonra ,1690 tarihinde Boyne'de,  III. William'a karşı yaptığı son savaşta yenilmesinin ardından İngiltere'de katoliklerin siyasi egemenliği sona erdiren tarihi günü anmayı hedefliyor) katoliklerin yaşadıkları sokaklardan geçerek sürdürmeyi istemeleri üzerine polisle katolikler (cumhuriyetçiler) çatıştı . Görüntüler ajanslara düştü ancak üzerinde pek durulmadı.

Kuzey İrlanda, 1,8 milyonluk nüfusuyla toplam nüfusunun yüzde üçüne; toprakları İngiltere'nin yüzde beşine takbül ediyor. Birleşik Krallık'ı oluşturan dört antiteden biri. Bir yanda çoğunluğu oluşturan monarşi yanlıları (Londra'ya bağlı kalmayı istyen protestanlar aynı zamanda çoğunluğu oluşturuyor) diğer yanda cumhuriyetçiler yer alıyor (İrlanda Cumhuriyeti'yle birleşmeyi savunan katolikler). Her ne kadar protestan-katolik çatışmasından söz edilsede, gerçekte ihtilaf noktaları mezhepsel olmaktan çok siyasi mülahazalara dayandığını ve bu sebepten çatışmanın daha çok "cumhuriyetçilerle-monarşi yanlılarının" veya "milliyetçilerle-birleşme tarftarları" arasında yaşandığını söylemenin daha doğru olacağını düşünüyoruz.

Kuzey İrlanda'nın 19 ve 20. yüzyılı tarihine bakıldığında barışa ve birliğe dair izlere rastlamak mümkün değildir. Özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısı cumhuriyetçilerin silahli örgütü İRA ile monarşi taraftarı askeri grupların ve Londra'dan getirilen asker ve polisin çatışmalarıyla geçti. Çatışmaların en şiddetli dönemi kabul edilen 1969-1998 tarihleri arasında ölen Kuzey İrlandalı sayısı üç bin beş yüz. Taraflar, 1998'de imzaladıkları "Kutsal Cuma Anlaşmasıyla" Kuzey İrlanda'yı 21. yüzyıla taşıdılar.

Anlaşmanın üzerinden on dört sene geçti. Başkent Belfast hala uzun çatışma döneminin izlerini taşıyor. Duvarlara resmedilen resimler bu hafızanın görsel tarihini oluşturuyor. Bunların birinde cumhuriyetçilerin saldırısı sonucunda İngiltere'ye sığınmak durumunda kalan ailelerin dramı anlatıldıktan sonra "değişe bilir mi ?" sorusu soruluyor ve "inaniyoruz !" cevabıyla geleceğe umutla bakmaya çalıştıkları mesajı veriliyor. İRA veya lideri Gerry Adams'ın resimleri gibi çatışma dönemine ilişkin onlarca "duvar freskosu" görmek mümkün. Ancak bölünmüşlüğün tam manasıyla sona erdiğin söylemek mümkün değil. Belfast sokaklarında eski döneme ait onlarca "barış duvarının" (yüksek demir örgülü  duvarlar) hala ayakta olduğu ve gece bazılarının kapandıkları biliniyor. Taraflar ancak çalışmaya başladıklarında ötekiyle yüzleşmek durumunda kalıyorlar. Farklı grupların bir araya getiren en önemli yerler alış veriş merkezleri ve rugby müsabakaları (İrlanda adasının bir bütün olarak temsil edildiği en önemli spor müsabakası).

İngiltere'yi vuran finans krizi Kuzey İrlanda'da diğer bölgelere bakarak daha fazla kendini hissettiriyor. Özellikle gençlerde (cumhuriyetçi gençlerde daha yüksek) işsizlik oranının daha yüksek olması (yüzde 20) tarfları kendi mahallelerinde yaşamaya zorluyor (Joseph Rowntree Foundation'ün 2012 raporuna bakılırsa, fakirlik sınırında yaşayan cumhuriyetçilerin oranı yüzde 26, monarşi yanlılarındaysa bu oran yüzde 19). Gençlerde gözlemlenen işsizlik İRA'nın silahları bırakmasına itiraz eden ve mücadeleye devam etme arzusunda olan ufak yer altı gruplarına taze kan sağlıyor. Son iki yılda, 129 eyleme imza attıkları ifade ediliyor. İRA'nın Kutsal Cuma Anlaşması'ndan ancak yedi sene sonra elindeki silah stoklarını imha ettiği göz önünde bulundurulursa, cumhuriyetçilerin sürece zamanla dahil olduklarını  gösteriyor. Gerry Adams ve Martin McGuinness'in bazı cumhuriyetçilerce "işbirlikçi" olarak lanse edilmeleri buna karşın bunu söyleyenlerin hainlikle suçlanmaları karşılıklı bir "aforoz" dönemi yaşattı.

İRA'nın siyasi kolu kabul edilen Sinn Fein'in hükümete dahil olması da ayrı bir tartışmanın konusu oldu. Monarşi taraftarlarının en önmeli partisi DUP (Demokratik Birlik Partisi), İRA'nın polis ve adalete müdahale edeceği gerekçesiyle dışarıda tutulmasını istiyordu. İRA'nın 2005'te silah stoklarını imha etmesi ve yeni polis gücünü kabul etmesi 2007'de Sinn Fein'e hükümetin yolunu açtı. İki ezeli düşmanın (Sinn Fein ve DUP) dört yıl boyunca aynı hükümette yer alması karşılıklı atılan adımlarıyla mümkün olmuştur. İlk dönemin ardından 2011 seçimlerinden sonra aynı partiler tekrar koalisyon hükümeti kurarak soyal ve ekonomik sorunlara birlikte çözüm aramaya devam ediyorlar. Sistemin sağlıklı işlemesi içinde mekanizmalar geliştirildi. Bu durum hiç şüphe yok ki cumhuriyetçilerin beklentilerine önemli bir fren oluşturuyor ve monarşi yanlılarının destekledikleri statükonun sürdürülmesine yardımcı oluyor.

Scottish National Party'nin referandum önerisine (2014'te gerçekleşmesini istiyor) Sinn Fein'de katılarak, 2016'da bir referandumun yapılması için ortağına baskı yapıyor. Sinn Fein'in önerisi taşıdığı siyasi ve tarihi anlamın ötesinde, monarşi tarfatarlarının Kuzey İrlanda'da ki çoğunlukları göz önünde bulundurulduğunda, beyhude bir çaba olarakta yorumlanabilir. Kaldı ki Belfast Telegraph'ın yayımladığı son ankete bakılırsa bugün yapılacak bir referandumda cumhuriyetçilerin İrlanda Cumhuriyeti'yle bütünleşmeye "evet" diyeceklerin oranı yüzde yedi. Yirmi yıl sonra birleşmeye "evet" diyeceklerin oranıysa yüzde 41. Cumhuriyetçilerde gözlemlenen bu tutum İrlanda'da ki ekonomik ve finans kriziyle ilintili.

Majesteleri II Elizabeth'in pırlanta yıldönümü Birleşik Krallık mensuplarına bir fincan çay kadar İngiliz oldukları hissini yaşatıyor olsa da, bu duygunun her yerde aynı oranda paylaşılamadığı ve siyasi beklentilerin Belfast'ta çatışmaya, İskoçya'da da bağımsızlığın yolunu açmaya zorladığını söyleyebiliriz.

Güncelleme Tarihi: 18 Temmuz 2012, 14:16
banner53
YORUM EKLE

banner39