banner15

Makedonya'da Müslümanların isyanı

Cuma günü başkent Üsküp’te başlayan ve sonra diğer şehirlere yayılan protestoların gerekçesi altı Arnavut kökenli vatandaşa mahkemece yeterli delil bulunamamasına rağmen müebbet hapis cezası verilmesine olan itirazdır. Ancak bu tepkinin bir isyana dönüşmesinin altında birkaç neden yatmaktadır.

Makedonya'da Müslümanların isyanı

Tahir Selim / Üsküp

Arnavut kökenli altı kişinin iki yıl önce beş Makedon genci öldürdükleri gerekçesiyle Makedon mahkemeleri tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırılması sebebiyle başlayan protestolar Makedonya’daki dondurulmuş krizlerin yeniden açığa çıkmasına neden oldu. Protesto gösterilerinin temel motivasyonu bu adaletsizliğe olan itiraz olarak görünebilir ancak mesele biraz derinlemesine irdelendiğinde protesto gösterileri yapan Arnavut Müslüman kalabalığın vermek istediği mesaj çok daha ciddi boyutlarda olduğu anlaşılacaktır.

Öncelikle Makedon mahkemelerinin kararlarına güvenmediğini belirten protestocu kalabalık, bu sorunlara Makedon milliyetçiliği yapmakla suçladıkları hükümet ve Başbakan Nikola Gruevski’nin neden olduğuna inanıyor. Protestocu Müslüman Arnavutların tepki gösterdikleri bir diğer mecra ise hükümette yer alan ve 2001’de Makedonlar ile çatışan gerilla hareketi UÇK’nın siyasete eklemlenmesi ile kurulan Demokratik Entegrasyon Birliği (BDİ) idi. Bu ise üzerinde durulması gereken bir diğer önemli konu olarak karşımıza çıkıyor. Zira Makedonya’daki Arnavutlar ultra milliyetçi olarak gördükleri Başbakan Nikola Gruevski’nin hükümetteki Arnavut ortaklarının (BDİ) etkilerini kırdığını ve onları pasifize ettiğini düşünüyor. Oysa BDİ 2001 krizinden itibaren Arnavutların en güvendikleri siyasi odak olarak rol oynarken, neredeyse tüm seçimlerde Arnavutların birinci partisi olarak çıkmış ve hükümette yer almıştı. Seçimlerdeki bu başarısı halen devam ediyor ancak aynı başarıyı kendi seçmen kitlesi olan Müslümanların ve Arnavutların haklarını korumakta sergileyemiyor. Mezkûr gelişmelerin ardından ülkedeki siyasi temsil ile özellikle Arnavutların toplumsal talepleri arasında bir makas oluşturma ihtimalinin doğması ciddiyetle üzerinde durulması gereken bir meseledir. Zira bu ihtimal Makedonya’yı yeni krizlere götürebilir. 

Protestolarun asıl mesajı ne?

Cuma günü başkent Üsküp’te başlayan ve sonra diğer şehirlere yayılan protestoların gerekçesi altı Arnavut kökenli vatandaşa mahkemece yeterli delil bulunamamasına rağmen müebbet hapis cezası verilmesine olan itirazdır. Ancak bu tepkinin bir isyana dönüşmesinin altında birkaç neden yatmaktadır. Birincisi Arnavutlar artık Makedon mahkemelerine ve Makedon kurumlarına güvensizlik duymaya başlamıştır. İkincisi Başbakan Nikola Gruevski döneminde sürekli sesi yükselen Makedon milliyetçiliği ve hükümetin Arnavutları dışlayan milliyetçi politikaları Arnavutların devlete olan güvenini azaltmıştır. Üçüncüsü Arnavutların 2001’de Ohri Çerçeve Antlaşması (OÇA) ile genişletilen azınlık hakları konusunda ülkede yaşanan dönüşüm süreçlerini yavaşlatmakla suçlanan Gruevski’nin asıl amacının tüm kurumlarda Makedon dominasyonunu arttırmak ve Arnavutların özgürlük alanını daraltmak olduğu ve ayrımcılığa maruz kaldıkları konusunda endişeler artmaktadır. Bu sebeple hükümete yönelik gösterileri, sadece bir yargı kararını protesto etmek gayesini taşıyan basit bir tepkisellikten ziyade birikmiş sorunların bir patlaması olarak değerlendirmek gerekmektedir.

Ayrıca Arnavutların hükümete olan tepki ve hassasiyetlerini yeterince benimsememekle suçlanan BDİ’nin pasifliği Arnavutların bir siyasi temsil krizi yaşaması ihtimalini doğuruyor. Mahkemeye güvenmeyen Arnavutlar aslında Adalet Bakanlığı’nda en üst seviyede temsil ediliyorlar. Zira Adalet Bakanı Arnavut kökenli biri. Ancak çoğunluğu Makedonlardan oluşan ve hükümetin tayin ettiği yargı mensuplarının Gruevski tarafından siyasallaştırıldığı iddia ediliyor. Tüm bunlar siyasette hakkıyla temsil edilemeyen Arnavutların kurumlarda da etkisiz kalmasına neden oluyor. Dolayısıyla da otoriteler tarafından dikkate alınmayan toplumsal taleplerin yeni şiddet ortamlarında dile getirilmesine zemin hazırlıyor. Hasılı BDİ’nin zayıflaması kısa vadede Arnavutların taleplerini törpülemeye çalışan Gruevski’nin yararına olsa da uzun vadede daha da öfkelenen kitlelerin daha büyük taleplerle karşısına çıkmasına neden olabilir.

Müslüman Arnavutların isyanını nasıl okumalı?

Makedon ile Arnavutların çatıştığı 2001’deki etnik kriz, uzlaşma ile durdurulmasına rağmen farklı bir kategoride devam ediyor. Bu krizin sona erdirilmesi ve ülkede başta 2001’deki gelişmelerin ana aktörü Arnavutların olmak üzere tüm azınlıkların haklarını garanti altına almayı amaçlayan Ohri Çerçeve Antlaşması’nın (OÇA) imzalanması etnik gerilimleri biraz azaltsa da ülkedeki multi-etnik düzenin benimsenmesi için yeterli olmadığı anlaşılıyor. Zira etnik çatışma yaşanan bir ülkede iç barışın sağlanması uzun ve sabır gerektiren bir süreçtir. Bu tarz gerginliklerde antlaşmalardan ziyade antlaşmaların uygulamaları ve etnik barışın sağlanmasına yönelik hükümetin samimi iradesi önem kazanmaktadır. Aksi halde çözülmeyen, yok sayılan ve ertelenen etnik sorunlar sürekli patlama tehlikesi bulunan aktif bir yanardağ gibi tahmin edilenden daha büyük sorunlar doğurmaya adaydır.

Makedonya’da yaşanan kriz, siyasi ve bürokratik nüfuzu genişleyen ve derinleşen Gruevski’nin ülkedeki Arnavutların taleplerini daha az dikkate almaya başlamasıyla ilgilidir. Ancak bu krize yeni bir boyut kazandıran unsur ise Arnavut siyasal elitin Gruevski’nin meydan okumalarına karşılık veremediğine dair toplumda oluşmaya başlayan kaygıdır. Nitekim göstericilerin ana hedefinde BDİ’nin olması bunun somut bir göstergesidir. Bu durum kısmen de olsa 2001’deki etnik krizin çatışmaya dönüştüğü koşulları hatırlatmaktadır . Sıcak çatışmaların yaşandığı o dönemde Arnavut siyasi partilerinin tabandaki meşruiyeti sarsılmış ve Arnavutlar, haklarını aramak için siyaset dışı yöntemlere yönelmiştir. Bu yüzden Gruevski’nin de BDİ’nin de bu dinamikleri hassasiyetle okuması ve mevcut pozisyonlarını gözden geçirmeleri gerekmektedir. Öte yandan Arnavut halkının kendi siyasi liderlerine yönelttiği bu tepki yeni siyasal dinamiklerin de habercisi olabilir. Zira toplumun özellikle dini değerlerini önemsemeyen Makedonya’daki seküler Arnavut siyasal elit, dindar olan halkın nazarındaki itibarını epey kaybetti. Müslüman Arnavut halkı, belki de artık kendi kutsallarını yok sayan değil de onları benimseyen bir siyasi liderlik istiyor. Bunu bana düşündüren en önemli saik ise Üsküp’teki protesto gösterileri için toplanma yeri olarak bir caminin seçilmesidir.

 

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2014, 10:11
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48