banner39

Mali'deki İslam kültür mirası tehlikede

Mali'de yaşanan son siyasi gelişmeler bu bölgedeki kültürel mirası ciddi oranda tehdit ediyor

Analiz 02.04.2012, 13:05 02.04.2012, 13:05
Mali'deki İslam kültür mirası tehlikede

Serhat Orakçı/ Dünya Bülteni

Tarihte 13-15. yüzyıllarda Mali İmparatorluğu ve Songhai İmparatorluklarının kurulduğu Mali önemli bir İslam kültür mirasına sahip. Gerek Timbuktu ve Gao gibi şehirlerindeki paha biçilmez yüz binlerce yazma eser gerekse de kendine has mimarideki çamurdan camileri bu mirastan günümüze ulaşanlar.

Ancak Mali'de yaşanan son siyasi gelişmeler bu bölgedeki kültürel mirası ciddi oranda tehdit ediyor. %90'ı Müslüman olan ülke demografik açıdan İslam coğrafyasını ilgilendirdiği kadar kültürel mirasıyla da bizleri ilgilendiriyor. Timbuktu'daki yüz binlerce yazma eser Mali ordusu ile Tuareg isyancılarının çatışmaları altında zarar görebilir. Bölgeden gelen son haberler isyancı grupların bölgenin en eski yerleşim yerlerinden Timbuktu'yu kuşattığı yönünde. Burada yaşanacak silahlı çatışmalar buradaki 700 binden fazla yazma eserin zarar görmesine sebep olabilir.

Geçtiğimiz ay ülkenin gidişatından hoşnut olmayan Mali ordusundaki bir grup asker darbe yaparak yönetime el koydu. Darbecilerin gerekçesi, Mali ordusunun ülkenin kuzeyindeki ayrılıkçı Tuaregler ile yeterince iyi mücadele edemediğiydi. Ne var ki bu geçiş döneminde oluşan boşluktan faydalanan isyancı grup kısa sürede kuzeyden güneye inerken önemli şehirleri de ele geçirdiler. Geçtiğimiz hafta Cezayir sınırına yakın Kidal'ı ele geçiren Tuaregler sonrasında Gao'yu aldılar. Son haberlere göre ise şimdi de başkent Bamako'ya 700 km. mesafedeki tarihi şehir Timbuktu'ya ulaşmış durumdalar.

Batı Afrika Ekonomik İşbirliği (ECOWAS) üyesi ülkeler sınırlarını Mali'ye kapatırken ülkedeki şiddet olaylarından etkilenen on binlerce insan çevre ülkelerdeki sınırlara koşarak mülteci durumuna düşmüş halde. Mülteci akınından etkilenen ülkelerin başında ise Moritanya, Nijer ve Burkina Faso gelmekte. Mülteci sayısı yüz binleri geçmiş durumda.

Tarihte Batı Afrika'da önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış Timbuktu ve çevresindeki şehirlerde onlarca el yazması kütüphane bulunmakta. 14. yy'da dönemin önemli eserlerini toplayan Mali Kralları dünyanın en büyük yazma eser kütüphanelerini kurmuşlar bu bölgede. Bir zamanlar 2 milyon civarında yazma eserin bulunduğu Timbuktu 19. yy'a kadar unutulurken o dönemde bölgeye gelen Fransız sömürge güçleri bu büyük mirası tekrar keşfettiler. Yıllarca bu eserleri Avrupa'ya yaşayan sömürgecilerden kalan 1 milyona yakın eser ise bugün özel kütüphaneler tarafından korunmakta. İslam dünyasının henüz önemini anlamadığı bu eserler arasında Endülüs alimlerinin eserlerin de olabileceği tahmin ediliyor. Henüz çok küçük kısmı tasnif edilen eserler o dönemin yaşayışına ışık tutmakta. Arapça ve Afrika dillerinde yazılan bu eserler arasında Astronomiden Hukuk alanına kadar çeşitli konularda yazma eser bulunmakta. Daha beş on sene öncesine kadar sokaklarda beş on dolara satılan yazma eserler şimdi en azından koruma altında.

İlk kez İbn-i Battuta'nın meşhur seyahatnamesinde zikrettiği Timbuktu daha sonra 1510'da bölgeyi ziyaret eden Loe Afrikanus tarafından da zikredilmekte. Tarih kitapları Mali sultanlarının heybetli hac yolculuklarını anlatırken geçtikleri yerlerde hatırı sayılır altın bıraktıklarını ve geçiş güzergahlarında yıllarca bolluk yaşandığından bahsediyor. 1960 yılında bağımsızlık kazanan Mali bu tarihi ve kültürel zenginliğine rağmen günümüzde dünyanın en fakir ülkelerinden biri. 14,5 milyon nüfusa sahip ülkede kişi başına düşen milli gelir 1.300 dolar seviyesinde sadece. Halkın %80'inin tarım sektöründe çalıştığı ülke altın rezervlerine sahip.

Timbuktu sadece İslam dünyası için değil Afrika için de çok önemli bir kültürel merkez. Timbuktu'nun keşfine kadar Afrika'da hiç medeniyet kurulmadığına, entelektüel faaliyet olmadığına inanılırken bu eserlerin yeniden keşfi ile Afrika algısı da değişime uğradı. Afrika insanında tarihte medeniyetler kurulduğu hatta bir dönemin entelektüel merkezi olduğu anlaşıldığında Afrika rönesansı denen aydınlanma faaliyetinin temeli atılmıştı. Timbuktu'nun keşfi özellikle Güney Afrika eski devlet başkanı Afrika Rönesansı fikrinin hararetli savunucusu Thabo Mbeki'yi heyecanlandırırken Güney Afrika'dan bir heyet Mali'ye giderek eserleri yerinde gördü. Cape Town Üniversitesinin İslami çalışmalar bölümü harekete geçerek eserlerin filme alınması ve tasnif edilmesi için çalışmalara başlamıştır. Harward üniversitesi de buradaki çalışmalara katılan üniversiteler arasında.

Mali'de yaşanan son gelişmeler, silahlı çatışmalar buradaki kültürel mirası ciddi oranda tehlikeye sokmakta. Yolunu şaşıran bir bomba ya da çıkan bir yangın tüm bu eserlerin yok olmasına kolayca sebep olabilir, yüzlerce yıllık serüven sonrası öyle ya da böyle günümüze ulaşan yazma eserler yok olup gidebilir. Ya da isyancı grup silahlarını finanse etmek için bu eserleri yok pahasına koleksiyonculara kolayca satılabilir.

Bu mirasın yok olmaması için İslam İşbirliği Teşkilatı gibi kurumların devreye girip tarafları teskin etmeye ya da en azından eserleri koruma altına alması gerek. Aksi takdirde hepimiz önemli bir mirastan mahrum kalabiliriz.

banner53
Yorumlar (0)
9
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü