Miting izlenimleri

Alan (meydan değil) anlamsız ve çirkin bir büyüklüğe sahip olarak bu kalabalığa kolaylıkla ev sahipliği yapsa da Yenikapı’nın dar ve labirenti andıran sokakları için aynı şeyi söylemek mümkün değil

Miting izlenimleri

Aynur Erdoğan

Yenikapı’daki Ak Parti miting alanına Kazlıçeşme’ye bakan denetimli-girişinden girdiğimde önümde topraklarıyla birlikte döşenmiş hazır çimlerle kaplı ucu bucağı görülmeyen geniş alan vardı. Deniz doldurularak inşa edilmiş alanda bana deniz sularının intikam aldığını düşündürten çamurlardan seke seke yürüyerek bu büyük dolgu-yarımadanın miting yapılan kısmına ulaştım. Girişte kadınların ve erkeklerin girdiği güvenlik kapıları ayrılmış. Miting alanında da kadın ve erkek bölgeleri belirlense de çok katı bir ayrım değil bu. Devasa alanın görece sakin yerlerinde aileleriyle, henüz büyümeye başlayan sıska ağaçların altında piknik havasında oturanlar bile mevcut...

Başbakanı bekleyen kalabalığın motivasyonunu yüksek tutmak için organizatörler elinden geleni yapıyor. Türk bayrakları ve parti bayrakları sahneden verilen direktiflerle dalgalandırılarak renk cümbüşü meydana getiriliyor. Sloganlar tekdüze ve yine sahne denetiminde. Bu yönlendirme olmasa kitleden yükselecek sloganları merak ediyorum. Ancak her şeye rağmen bu kalabalığın ucuz sahne şovlarına tok olduğu izlenimi ediniyorum çevremi saran kitleden. Ne istediğini bilen, neden orada olduğunun farkında, kalabalığa ve kitleye katılmanın sosyal rahatlığının yanı sıra partiyi desteklemenin kendisi için anlamının bilincinde bir kitle...
Hiç de homojen bir topluluk değil... Başörtülüsünden başı açığına, cübbelisinden kot pantolonlusuna, başörtüsünü kelebek gibi bağlayanından çarşaflısına... basmakalıp sosyolojik çözümlemeler ışığında “çok renkli” bir topluluk betimlemesi yapılabilir. Ancak küçük sosyal aidiyetliklerin ötesinde bu kitlenin geniş “muhafazakar” toplum kesitinin bir prototipi olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Dolayısıyla küçük sosyal grup aidiyetliklerinin getirdiği şekli değişiklilerin ötesinde geniş toplumsal aidiyetliklerin, değerlerin, hasletlerin izlenebildiği toplumsal bir laboratuvar olarak da görülebilirdi.  

Açıklanan rakamlara göre, milyonlarca kişi bir araya geldi miting için. Alan (meydan değil) anlamsız ve çirkin bir büyüklüğe sahip olarak bu kalabalığa kolaylıkla ev sahipliği yapsa da Yenikapı’nın dar ve labirenti andıran sokakları için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Kalabalık insan grupları bu sokaklara dalıp saatlerce çıkış yolu aradı. Yer yer sıkışmaların, izdihamın yaşandığı bu alandan çıkma girişimlerinde dikkat çeken en önemli husus insanlara hakim olan soğukkanlılıktı. Bir buçuk saat süren yol bulma çalışmam sırasında sinirleri gerilen insanlara rast gelmeme rağmen ne bağırış çağırışa ne de kavgaya denk geldim. İnsanlar ağırbaşlı bir şekilde birbirlerine yol verdiler ve erkekler kadınları rahatsız etmemek için ellerinden geleni yaptılar. Bu soğukkanlılık ve ağırbaşlılık, toplumun geçirdiği onca değişim, dönüşüm ve sosyal, ahlaki çözülmeye rağmen halen değerlerine bağlılığı noktasında ümitvar olmamızı telkin ediyordu.

Ayrıca alanı hıncahınç dolduran bu kalabalığın partizanlıktan öte bir anlama sahip olduğunu not etmeli. Modern demokratik parti siyaseti bağlamında bakıldığında bu kitleyi bir araya getiren unsurların hiç de particilik eksenine dayanmadığını anlamak zor değil. Bu kitleyi bir araya getiren en geniş paydanın yıllardır Cumhuriyet elitleri tarafından ezilmişlik, dışlanmışlık, aşağılanmışlık, siyasalın dışına itilmişlik, dini değerleri üzerinde toplumsal mühendislik projeleri yürütülmüşlük gibi faktörler olduğu söylenebilir. İşte, bu büyük payda, aynı zamanda kendi değerleriyle var olma mücadelesinde kendilerini siyasal alanda temsil etme fırsatı ve aracı olarak peşine takıldıkları partiye verdikleri kısıtlı ve aynı zamanda hamasi desteğin mahiyetini de açıklıyor. Bu sosyo-psikolojik arkaplan, bir parti mitinginde bulunmaya varoluşsal anlam yüklenmesini, güneşli bir Pazar gününü bir hengamenin içinde yorgunlukla sonlandırma tercihini anlamamızı kolaylaştırıyor. Meydandan ayrılan grupların atabildikleri tek sloganın ritimli bir şekilde “Receep Tayyyiiip Erdoğann” oluşu da beklentileri yüksek halk kitlelerine muhafazakar bir parti siyasetinin verebileceği vizyonu resmediyordu adeta.

Yenikapı mitingi güncel siyasetin, son gelişmelerin kitleler tarafından ne kadar anlaşıldığının ve aynı zamanda toplumun AKP ile kurduğu ilişkinin göstergelerini barındırdığı gibi toplumun kahir ekseriyetini oluşturan muhafazakar halk kitlelerinin reflekslerinin de izlenebileceği bir fırsat sundu.

Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2014, 14:26
banner53
YORUM EKLE

banner39