banner15

Paradoks olarak açlık ve Somali

Kuraklık sonucu kıtlık Afrika'da önceleri de yaşanmıştır. Ancak "açlık" nedeniyle Afrika'da yaşanan trajediler, sömürgecilikle başlayan bir gerçekliktir

Paradoks olarak açlık ve Somali

Fevzi Öztürk/ Dünya Bülteni

Büyük bir insanlık dramın yaşandığı, onbinlerce insanın açlık ve susuzluktan yaşamını kaybettiği, Afrika ve özellikle Somali'de yaşananlar sadece kuraklıktan değil, birçok başka faktörün bir araya gelmesinin bir tezahürüdür.

Kuraklık dışındaki diğer faktörlere değinmeden en başından belirtelim; evet birçok faktör gelinen bu sonda etkilidir. Ancak bu sonda birçok faktörün etkili olmasının temel nedeni "sömürgeci zihniyetin" yıllarca buna zemin hazırlamasıdır.

Kuraklık sonucu kıtlık Afrika'da önceleri de yaşanmıştır. Ancak "açlık" nedeniyle Afrika'da yaşanan trajediler, sömürgecilikle başlayan bir gerçekliktir. Dolayısıyla, diğer tüm kolonyal toplumlarda olduğu gibi genelde Afrika kıtasında, özelde ise Somali'de bugün yaşananların en temel nedeni emperyalist sömürgeciliktir. Somali, her sömürge devletin eninde sonunda yaşayacağı sonu yaşamaktadır.

ÖLÜME GİDEN TARİHSEL SÜREÇ

Somali 19. yüzyıldan buyana İngiltere, Almanya, Portekiz ve İtalya'nın hâkimiyeti altında yaşamıştır. Diğer sömürgelerin kazandığı türden bir bağımsızlığı ise ancak 1960 yılında kazanmıştır.

Eski Somali toprakları, Batılı devletilerin II. Dünya Savaşı sonrasında, sömürgeci güçlerin stratejik, ekonomik ve siyasi çıkarlarına ve aralarındaki denge hesaplarına göre, Somali, Kenya ve Etiyopya ve daha sonraları da Cibuti ve Eritre olarak parçalanmasına yol açmıştır.

1980'lerde Dünya Bankası ve IMF'nin Somali'ye tavsiyeleri ve uygulamaları (yaptırımları) Somali'nin ekonomik dengesini çökertmiştir. Çöken mali yapının ardından gelen iç savaş ise tüm sosyo-ekonomik yapıların çökmesine ve bu günlere gelinmesine neden olmuştur.

Birçok Afrika ülkesinde tarım yapılabilecek alanlar özellikle bio-yakıt yapma amacıyla "endüstiryel tarım" alanı olarak yabancı yatırımcılar tarafından uzun vadeli olarak kiralanmaktadır.

Somali'de de ülkenin tarım arazilerinin 3'te biri yabancı şirketlere kiralanmış durumdadır. Ülkede bugün tarım yapmaya uygun arazi büyüklüğü 9,5 milyon hektar olsa da, bu arazilerin sadece yüzde 2'sinde tarım yapılabilmektedir. Yabancılara kiralanan tarım arazileri yerel tarımı bitirdiğinden toprak kiralamanın da şu anda yaşanan sonda etkisi vardır.

Her ne kadar Somali son 60 yılın en kurak dönemini yaşıyor olsa da, iç savaş ve ülke ekonomisini iflasa götüren IMF'nin katı uygulamaları gelinen bu sonda önemli roller oynamışlardır. Bir zamanlar tarımsal alanda kendi ürettiğiyle yetinebilen bir ülke olan Somali, IMF ve Dünya Bankasının aldığı tedbirlerle ithal tarıma bağımlı bir ülke haline getirilmiştir.

SOMALİ'NİN PARADOKSU

Her gün 800 kişinin açlıktan hayatını kaybettiği Somali genel anlamda zengin maden ve petrol kaynaklarına, balıkçılığa elverişli bir coğrafyaya ve verimli topraklara sahip bir ülkedir.

Zayıf devlet yapısı nedeniyle korunamayan kaynaklar insanların midesinden çalınan lokmalara karşılık gelmektedir. Şu örnek bu noktada çok çarpıcıdır. Bundan beş yıl kadar önce kendi denizlerini koruma yetisinden yoksun olunduğu için Somali deniz alanları yabancı gemilerce talan edilerek kaçak avlanmalar yapılmıştır. Deniz ürünlerinin kaçak yollarla avlanıldığı 2005 yılındaki bu olayın ekonomik değerinin 450 milyon dolar civarında tahmin edilmesi ise gerçekten çok acıdır...

Ülkede yaşayan insanlar açlıktan ölürken ve şu kadar milyar dolar Somalileri ölümden kurtaracak diye hesaplamalar yapılırken, Somali'nin denizlerinden sadece bir yıl içinde sömürgeci zihniyet 450 milyon dolarlık deniz malsulunu çalmıştır. İşte bu noktada her sömürge devletinin makûs talihi devreye girerek, büyük bir paradoksal durum yaşanmaktadır.

Nasıl mı? Dünya Bankası'nın yaptığı hesaplamalara göre bölgeye 1,45 milyar dolar ek yardıma ihtiyaç duyulmakta, Birleşmiş Milletler ise bu rakamı 1,3 milyar dolar olarak hesaplamakta. Ancak bu paralar büyük kampanyalara rağmen uluslararası kamuoyu tarafından halen toplanabilmiş değil.

Bölgeyi açlığın yol açtığı ölümden kurtaracak kaynağın üçte biri sadece bir yılda Somali denizlerinden kaçak avlanılan rakama denk geliyor. Bu sizce de yeterince büyük bir paradoks değil mi?

BU DA DÜNYANIN PARADOKSU

Dünyanın zengin ülkeleri iflas etmemek adına, bankalarını ve ekonomilerini kurtarmak için birbiri ardına ekonomik paketler açıklıyorlar. Amerika ve Avrupa Birliği içine düştüğü ekonomik darboğazı aşmak için yüzlerce milyar doları piyasalara sürdüler. Sadece Avrupa Birliği'nin bu iş için oluşturduğu fon 635 milyar dolara ulaşmış durumda.

Piyasaların bir gün içinde dalgalanması sonucu oluşan varlık değerlerindeki artış-azalış; yine Afrikanın Somali, Etiyopya, Kenya ve Cibuti bölgesini kapsayan 12 milyon kişinin açlıktan ölmemesi için! gereken kaynağın çok üzerinde. Finansal piyasalarda 22 Temmuz - 8 Ağustos arasında yaşanan dalgalanma sonucunda ABD borsalarında 3 trilyon dolar, dünya borsalarında ise 8 trilyon dolarlık varlık erimesi yaşanmıştır. Bir tarafta 12 milyon insanın ölmemesi için gereken 1,3 milyar dolar, diğer tarafta bir kaç fiyat hareketiyle buharlaşan 8 trilyon dolar... Bu da sizce dünyamız için yeterince büyük bir paradoks değil mi?

Sömürge prangasıyla tüm eklemleleri kırılarak, hareket kabiliyeti yok edilmiş bu insanlara balık yemeyi değil, yeniden balık tutmayı öğretmek dünyanın bir borcudur. Çünkü emparyalist sömürgeci zihniyet gelininen bu sonu hazırlamıştır. Bugün Somalide yaşananları doğal afet tanımlaması ile geçiştirmek büyük haksızlıktır...

Güncelleme Tarihi: 27 Ağustos 2011, 13:30
YORUM EKLE
YORUMLAR
harun kalpa
harun kalpa - 8 yıl Önce

Fevzi Bey teşekkürler. Yine tokat gibi vurmuşsunuz gerçekleri. Bir tarafta açlıktan ölen milyonlarca insan diğer taraftan sadece deniz zenginliğinin miktarı. Diğer traftada dünyanın kumarhanelerinde sanla olarak buharlaşan paralar. Yeterince açık bir çelişki. Sömürge devletlerin sonunun ne olacağını lütfen diğer devletlerde görsünler.

banner39

banner36

banner37

banner35