Rusya'da Komünistlerde dramatik düşüş; liberaller ana muhalefet olamadı

Rusya'da 18 Eylül'de düzenlenen parlamentonun alt kanadı Duma seçimleri, Birleşik Rusya'nın zaferiyle sonuçlandı

Rusya'da Komünistlerde dramatik düşüş; liberaller ana muhalefet olamadı

Barış Mutlu | Moskova

Rusya Parlamentosu alt kanadı Duma için yapılan milletvekili seçimleri iktidar partisi Birleşik Rusya'nın zaferine sahne oldu.

Bir önceki seçimlere göre oy oranını altı puan artırarak iktidardaki yerini sağlamlaştıran Birleşik Rusya Partisi, meclis içindeki artimetik gözönüne alındığında daha büyük bir başarının sahibi. Geçen hafta mecliste 238 vekille temsil edilen parti, pazar günü yapılan seçimlerden sonra bu sayıyı 343'e çıkartarak anayasa değişikliği için gereken çoğunluğu elde etti.

Muhalefet ise ağır kan kaybına uğradı. Liberal demokrat parti ve komünist partisi yüzde 13’er oy alırken, Adaletli Rusya Partisi'nin oyları yüzde 13'ten yüzde 6'ya düştü. Liberaller ilk kez komünistlerle eşit oy alırken küçük partiler yüzde yedilik (duruma göre beşlik-altılık) seçim barajının çok altında kaldı. Değişen seçim sistemi nedeniyle 225 vekil oy dağılımına göre belirlendi. Meclisin diğer yarısı ise dar bölgeli seçim sistemine göre yenilendi. Vatandaşlar Platformu ve Rodina gibi partiler bu sayede birer koltukla da olsa mecliste temsil imkanı buldu.

Duma seçimleri ülke tarihindeki en düşük katılımlı seçim oldu. Seçmenlerin sadece yüzde 48’i oy kullandı. Oysa 2011 yılında ise seçmenlerin yüzde 60’ı sandık başına gitmişti. Uzmanların aksi yöndeki yorumlarına ve demokrasiye bakışın sorgulandığı tartışmalara iktidarın cevabı net. Birleşik Rusya Partisi yöneticilerine göre sandığa gitmeyen seçmenlerin büyük bir bölümü iktidar partisinin zaferinden emindi. Dolayısıyla katılım yüksek olsaydı Birleşik Rusya için olumsuz bir değişiklik meydana gelmeyecekti.

Rusya’da pazar günü gerçekleştirilen parlamento seçimleriyle birlikte Duma’ya yeni ve ünlü isimler de dahil oldu. bürokrat, asker, gazeteci, sanat, spor hatta şov dünyasından çıkan isimler miletvekili seçildi. Bunların arasında en dikkat çeken iki isimden biri Kırım başsavcısı Natalya Poklonskaya ve Rusya’nın eski başhekimi Gennadi Onnişenko. Poklonskaya Kırım'ın ilhakı ve sonrasında aldığı sert tedbirlerle dünya kamuoyunun da gündemine girmiş; Onnişenko ise Kremlin'in istediği doğrultuda hazırlanan sağlık raporları nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu. 

General Vladimir Şamanov, güreşçi Vitaliy Milonov, sinema sanatçısı Anna Snatkina, televizyon sunucuları Pyotr Tolstoy, Yevgeni Revenko ve Oksana Puşkina, yönetmen Yuri Kara, Kultura gazetesi genel yayın yönetmeni Elena Yampolskaya da meclisin ünlü ve yeni yüzleri arasında. Bir ortak noktaları da hepsinin iktidar partisi Birleşik Rusya listelerinden Duma'ya girmiş olmaları.

Bu renklendirme çalışmalarına rağmen Duma seçimleri Rusya genelinde heyecana yol açmadı. Propaganda sürecindeki durgunluk, vatandaşların seçime ilgisizliği ve sonuçların öngörülebilirliği katılımın bir önceki seçimle oldukça düşük kalmasını beraberinde getirdi. İktidar ve muhalefet bu tabloyu kendi lehlerine yorumlarken politologların büyük bölümü mevcut sisteme olan inançsızlığın etkili olduğu düşüncesinde. Devlet Başkanı Putin de düşük katılımı kabul etti ama yine de meşruiyet tartışmalarının gerçekçi olmadığını savundu.

Seçimlerde adaletsizlik salt bir seçim günü içinde gerçekleştirilen usulsüzlüklerle sınırlı değil. Pek gürültülü geçmeyen seçim sathı mailinde muhalefet sesini duyuracak mecra bulmakta zorlandı. Hoş, bir şeyler diyecek olsa bile ülkeyi saran hamasi hava içinde ne ölçüde yankı bulacaktı? Hemen her tartışmada; 'Kırım alınmış, ABD'ye hemen her alanda karşılık verilmiş, Ortadoğu'da ana aktör konumuna geçilmiş, petrol krizi ekonomiyi (tamamen) çöktürememiş' çizgisi yüceltiliyor, buna ek olarak uluslararası siyaset çok kritik bir noktada olduğundan çok güçlü bir lidere "tam da şu anda" ihtiyaç olduğu vurgulanıyor; Yanukoviç gibi çalı dibinden gelen ilk seste, karaltıda şapkasını alıp gidecek çapta bir liderliğin ülkeyi felakete sürükleyeceği ifade ediliyordu.

Putin'e göre de seçimin iktidar partisi lehine sonuçlanmasında uluslararası siyasetin etkisi büyük. Ukrayna krizinin başlamasıyla birlikte Rusya'ya dönük baskı politikasının uygulamaya geçtiğini ve bunun halkta bir karşı tepki doğurduğunu hatırlatan muhalefet de devlet başkanının bu görüşünü destekliyor. Ambargo ve yaptırımların yanısıra artık yurtdışındaki Rusları da hedef almaya başlayan izolasyon politikası; Kırım'ın ilhakı ve Suriye'deki operasyonlarla birleşinde ülke genelinde milliyetçi atmosfer daha yaygın yaşam şansı buldu. Araştırma şirketlerinin Kremlin'e dönük güvenle ilgili saha çalışmalarında açıkça gözlenen destek Putin'in kurucusu olduğu Birleşik Rusya Partisi'ne olumlu yönde yansıdı. Kurulduğu 2001 yılından bugüne ilk kez anayasa değiştirecek çoğunluğu elde eden Birleşik Rusya ordudan, eğitime kadar birçok alanda yeni reformların başlatılacağı mesajını veriyor.

Seçim sonuçlarını değerlendiren profesör İrina Svagelskaya, stratejik ve politik bilimler merkezinde yeni dönemde yaşanabilecek değişimi mercek altına alan ekibin başında. Rus uzmana göre seçim sonuçları sürpriz değil. Yeni meclis de eski politikalarda ısrar edecek. Başta Ukrayna meselesi olmak üzere sıcak başlıklarda herhangi bir kırılma beklenmiyor.

"Seçimin sonuçları tahmin edildiği gibi gerçekleşti. Bu da Rusya'nın mevcut politikalarında devam edeceği anlamına geliyor. Meclisin yeni kompozisyonu iç ve dış politikada eski çizginin devamı için çalışacak. Ukrayna ile ilişkileri ele alalım. Bizdeki yeni bir seçim, ya da değişiklik pek etki sahibi değil. Bu mesele Ukrayna'nın tavrındaki değişikliğe bağlı. Bir liderlik sorunu yaşıyorlar. Türkiye olarak güçlü liderliğin önemini iyi biliyorsunuz. Kurumsallaşma düzeyinde de oldukça zayıflar. Devlet dışı aktör bakımından bereketli bir ortamları var, evet ama bu kurumların çalışabilmesi önünde büyük bir engel. böyle bir yapıyla nasıl uzlaşıp, o uzlaşıyı nasıl hayata geçireceksiniz? Bu nedenle Ukrayna halkının seçimi, bizim yapacağımız seçimden daha önemli"

Pazar günü yapılan seçimler muhalefet için de kabusa döndü. Oyunu arttırabilen tek muhalif fraksiyon Jirinovski'nin Liberal Partisi. Fakat buna rağmen vekil sayısında düşüş yaşadılar. Uzun bir süredir düşüş yaşayan komünistler hezimet sayılabilecek sonuçlarla iç çekişme sürecine girdi. Adaletli Rusya Partisi de yarı yarıya düşen oylardan sonra başındaki isim Sergey Mironov'un liderliğini sorgulamaya başladı. Parnas ve Yabloko gibi özgürlükçü çizgiyi savunan oluşumlar bindelik kesir üzerinden ifade edilebilecek oy oranlarıyla halkta bir karşılıklarının olmadığını kesin olarak anladı.

Propaganda sürecinde yaşanan eşitsizlik ve seçim günü yaşanan usülsüzlükler sınırlı da olsa Rus medyasının gündemine geldi. Özellikle merkeze uzak bölgelerde hem oy verilmesi hem de oy sayımı esnasında muhaliflere ve gözlemcilere dönük sert yaklaşımlar muhalif parti liderleri tarafından dile getirildi. Seçim sandıklarının konduğu bölümlerde kamera kayıtları yapıldığını hatırlatan yetkililer ise itirazların yersiz olduğunu savundu. Başta devlet televizyonu olmak üzere medyanın muhalefeti kısıtlayan tavrı da eleştiri konusu. Fakat ülkede faaliyet gösteren basın kuruluşlarının ortaklık yapılarında devlet şirketlerinin yer alması bu başlıktaki itirazların her yönüyle tartışılması önünde ciddi bir engel.

Değişen seçim sisteminin bir sonucu olarak parlamentoda iki farklı temsil damarı oluştu. Vekillerin yarısı parti listelerinde belirlenen isimler olarak, alınan oy oranlarına göre meclise girmeye hak kazanıyor. Fakat diğer yarısı bölgelerde en fazla oyu alanlardan oluşuyor. Dolayısıyla Birleşik Rusya Partisi 343 vekille muhalefete muhtaç etmeyecek çoğunluğu almış gözükse bile bir tehlike var. Bölgelerde birinci seçilip gelenler yerele daha fazla hak ve hizmetin yolunu zorlayacak. parti listelerinden girenler ise doğası gereği merkezi savunacak. Bu bir çelişki ihtimalidir. Muhalefetin yıpratıcı etkisi bu dönem hissedilmeyecek belki (ne zaman hissedildi ki) ama iktidar partisi içindeki bu iki farklı damar, sürekli farklı kompozisyonlar içinde karşı karşıya gelebilir. Örneğin bölgeler için bütçe hesaplamaları yapıldığında, ek ödenek gerektiğinde ya da merkezi zor duruma sokacak bir hak talebi ortaya çıktığında bu iki vekil grubu karşı karşıya gelebilir. Bu karşı karşıya gelme sürecinde bölgelerden birinci seçilerek gelen vekiller halk iradesine daha fazla sahip oldukları iddiasıyla kendi taleplerini dayatabilir. Neticede bölge insanının talebini Moskova'da savunamayan-yerine getiremeyen vekil olarak bir sonraki seçimde oy istemek daha zor olacak.

Pek tabi bu muhtemel çelişki demokrasinin güçlü olduğu ülkelerde yönetim zaafına yol açabilir. İki vekil grubu arasındaki kıvılcımlar cepheleşme boyutuna geçmeden Kremlin duvarlarına toslayacaktır. Devlet Başkanı Putin için kurucusu olduğu partiyi iç çekişmelerden uzak tutmak zor değil. Zaten parti üyeleri de güçlü çıkar ağlarıyla birbirine bağlandığından bu çekişmelerin alarm seviyesine gelmeden karşılıklı geri adımlar hızla atılır. 

Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2016, 10:32
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35