Sessiz İntifada

Tarihin beşiği Ortadoğu'da tarih ne tekerrür ediyor ne de gelişmeci bir çizgide ilerliyor. Sözcüklerin yaşayan varlıklar olduğu kabul edilirse, "savaş ve barış" yüklenilen anlam kadar anlam buluyor

Sessiz İntifada

Sinan Özdemir/ Brüksel

Gözlerin Suriye ve Irak'a yoğunlaştığı bir dönemde İsrail'in işgal altında tuttuğu bölgelerde gerilim giderek artıyor. Özellikle Temmuz ayından bu yana Gazze müdahalesinin arka planını oluşturan hadiselerin merkez üssü Doğu Kudüs'te kontrolden çıktığı, bir üçüncü initifada şuan için gündemde olmasa da, İsrailli yetkililerin verdikleri kararlardan, takındıkları tutumdan ve de yaptıkları açıklamalardan gerilimi düşürmekten çoktan artırma eğilimi içinde hareket ettikleri görülüyor. Bunların içinde, Benyamin Netenyahu'nun Doğu Kudüs'te yeni lojman inşasına izin vermesi, Mescid-i Aksa'nın statüsünü hiçe sayarak, geçen yıl Knessette yaşanan şiddetli tartışmaların yıl dönümünde, yeniden tartışmaya açılması ve Doğu Kudüs’te yaşayan Filistinlileri doğrudan ilgilendiren bir kanun değişikliğiyle taş atanların doğrudan on ila yirmi yıla mahkûm edilmeleri bulunuyor.

Tarihin beşiği Ortadoğu'da tarih ne tekerrür ediyor ne de gelişmeci bir çizgide ilerliyor. Sözcüklerin yaşayan varlıklar olduğu kabul edilirse, "savaş ve barış" yüklenilen anlam kadar anlam buluyor. Militarist yaklaşımların ve yorumların yaygınlaşması Elie Barnavi gibi bir tarihçiyi bile sessizliğe boğabiliyor. Son çalışması "Dix thèses sur la guerre"(On tezde savaş) bunu doğruluyor. Bir tarafta Benyamin Netanyahu diğer tarafta Moşe Feiglin ürettikleri gerilimle yalnız şahinleri cesaretlendirmekle kalmıyor tarihin sonuna ilişkin yaptıkları vurgularla da konuyu canlı tutmayı başarıyorlar. Yahve'nin dünyayı altı bininci yılında yok edeceğine olan inanış, Yahudi takviminin 5774'ü gösterdiği düşünüldüğünde, şahinleri hızlı hareket etmeye zorluyor. Son haftalarda Mescid-i Aksa konusunda yaşanan tartışmalar ve çatışmalar Musevileri Süleyman Mabedini yeniden inşa etme yolunda yeni adımlar atacaklarını ve Ortadoğu'daki gerilimden istifade ederek Mabed Enstitüsü çerçevesinde yürüttükleri çalışmaları hızlandıracaklarını düşünmek mümkün.

İşgal altındaki bölgelerde özellikle Doğu Kudüs'te sessiz bir intifada yaşanıyor. "Sessiz İntifada" Birinci ve İkinci İntifada günlerinden bir noktada ayrışıyor. Birinci İntifada'da sapanlı çocuklar tanklara kafa tutarken, Doğu Kudüs'te son dört aydan bu yana sapanlı çocuklar ölüm tramvayı olarak isimlendirdikleri (Kudüs merkezden Doğu Kudüs'teki kolonilere uzanan hat) tramvaylara karşı mücadele ediyorlar. Temmuz ayında Yahudilerin Filistinli bir genci tramvaydan kaçırdıktan sonra öldürmeleriyle başlayan olaylar Gazze operasyonunun önünü açmıştı. Gazze operasyonu varılan ateşkesle son bulduysa da Doğu Kudüs direnmeye devam ediyor. İsrail parlamentosunun kabul ettiği yeni yasa bu gençleri hedef alıyor. İsrail sorgusuz sualsiz taş atanları en az on yıla mahkum edebilecek. İsrailli yetkililer tramvay hattının sabote edilmesini "barışa vurulmuş bir darbe" olarak takdim ederken, Filistinliler Temmuz ayında yaşananların tramvayın gerçeğini ortaya çıkardığını ve barıştan çok işgalin sembollerinden biri olduğuna inanıyorlar.

Altı yılda tamamlanan proje 2011'de yola koyuldu. Şehrin batı-doğu bölümlerini 13 kilometrelik bir hatta birbirine bağlayan tramvay 3,8 milyar şekele mal oldu. Kudüs Belediyesi'nin genelde hizmetlerini daha çok şehrin batı bölümüne yoğunlaştırdığı bilindiğinden tramvayın iddia edilenin aksine Kudüs'te yaşayan Yahudi ve Müslümanları bir araya getirmekten çok Doğu Kudüs'teki Yahudileri, uzun ve sıkıcı otobüs seyahati yerine daha rahat bir şekilde, merkeze bağlamayı hedefliyordu. Şimdi polis eskortu altında seferlerini sürdüren tramvay yolcu bulmakta zorlanıyor.

Diğer tarafta direniş Doğu Kudüs'ün bütün mahallelerinde sürüyor. İsrail kontrolü yeniden sağlayabilmek için tutuklamaları hızlandırdı. Sessiz İntifada'nın başladığı Temmuz ayından bu yana Doğu Kudüs'te yedi yüz Filistinli tutuklandı. Kabul edilen yeni yasayla da artması bekleniyor. Çünkü tutuklamanın gerçekleşmesi için herhangi bir "şüphe" yetiyor. Ne var ki, işgal altındaki bölgelerde yaşayanlar için dışa yansıyan vahşet tehdidin boyutlarını ortaya çıkardı. Filistinliler birkaç kilometre ötede yaşayan Ortodoks Yahudilerinin nelere yeltenebileceğini bu süreçte gördüler.

Doğu Kudüs'teki kolonileri tramvay hattıyla merkeze bağlarken ileri sürdükleri "barış tramvayı" veya "eşit şartlarda kamu hizmetlerinden faydalanmak" ifadelerine benzer ifadeleri Mescid-i Aksa'nın da içinde bulunduğu Tapınak Tepesi için de ileri sürüyorlar. Bu konuda "din ve vicdan hürriyetine" sığınıyorlar. İsrail Yüksek Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda İsrail hükümetini Tapınak Tepesi'ni ibadete açmaya zorluyorlar. Provokasyonlarıyla tanınan aşırı sağcı kanada mensup haham Yehuda Glick'e yönelik suikast girişiminden sonra İsrail'in Müslümanlara bir takım kısıtlamalar getirmesi ayrıca, Benyamin Netenyahu partisi içinde giderek yükselen aykırı sesleri susturmak için Doğu Kudüs'e yedi yüz yeni lojmanın yapılacağını açıklaması Filistin Yönetimi'nin tepkisini çekti.

Yehuda Glick'e yönelik suikast girişiminden sonra Likud'un şahinlerinden ve Netenyahu'nun siyasi rakibi Feiglin'in olay yerini ziyareti gerilimi artırdı. Tepe'nin ibadete açılması konusundaki ısrarı bundan sekiz ay önce yine konuya ilişkin gerçekleşen parlamento görüşmesinde İşçi Partisi Milletvekili Eiten Cabel'in Feiglin'e yönelttiği "siz Mesih misiniz ?" sorusunu hatırlattı. Yahudi ilahiyatçıların önemli bir bölümünün Süleyman Mabedi'nin ancak Tevrat'ta açıklanan sürecin sonunda, şartların bir araya gelmesiyle inşasının mümkün olacağına olan inançları sebebiyle frenlendiği biliniyor. Aşırı uçlar bunu tersine döndürmek için her yola başvurmaya hazır bekliyor. Tapınak Tepesi tartışmaları kamuoyunu her türlü olasılığa, senaryoya hazırlamayı hedefliyor. Ne var ki tehlikenin nedenli büyük olduğunu Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinliler çok iyi biliyor. Dört aydan bu yana sürdürdükleri sessiz intifadayla tarihe karşı gelenlere bir kere daha engellenemeyeceğini; her türlü olumsuzluğa rağmen içlerindeki ateşin her zamankinden daha alevli yandığını hatırlatıyorlar!

Güncelleme Tarihi: 10 Kasım 2014, 09:48
banner53
YORUM EKLE

banner39