banner15

Somali seçimleri yeni dönemin bir başlangıcı mı?

Belki de Somali seçimlerinin en tehlikeli yönü savaş baronlarının silah tüccarlarının da aday olması.

Somali seçimleri yeni dönemin bir başlangıcı mı?

İbrahim Tığlı | Addis Ababa

İki kez ertelemeden sonra Somali’de seçimler nihayet hafta sonu gerçekleştirilecek. Bu hafta sonu yapılacak seçimler parlamento seçimleri, 30 Kasım’da ise devlet başkanlığı seçimleri olacak. Somali halkının yüzde 99’u gelecek dört yıllarını belirlemek için oy kullanamayacak. Yalnız 14 bin kişinin oy kullanabileceği seçimler için bazıları Somali’deki demokrasi için önemli bir adım olduğunu düşünüyor. Herkesin oy kullanabileceği seçimlerin ise en erken 2020’de gerçekleşebileceği umut ediliyor.

Somali seçimlerinin Somali’nin geleceğini belirlemesi açısından önemli bir adım olarak düşünülebilir. Fakat bu seçimlerin geleceğinde yine halkın belirleyici olmayacağı aşikar. Somaliler kendi başkanlarını değil kabile üyeleri Somali’nin geleceğini belirleyecek olması endişe verici bir durum gerçekten. Neden mi? Bu kabile üyelerine kim daha çok para verirse onların seçimin galibi olacaklar. Para verenlerin arkasında ise küresel güçlerin olduğu çok açık. Yani bu seçimin galibi ne Soamli halkı ne Somalili liderler olacak, öyle görünüyor ki seçimleri kim kazanırsa kazansın bu öncelikle ABD ve İngiltere gibi ülkelerin seçim zaferi olacak.

14 bin kişinin oy kullanabileceği, seçmenlerin birebir oy kullanmadığı seçimler ne kadar meşru görülebilir? Peki, oy kullanacaklara karşı bir baskı söz konusu mu? Son bir yılda 10’a yakın gazeteci Somali’de öldürüldü. Bu  ölümlerin tek musebbibi sadece Eş Şebab değildi. Faili meçhul cinayetler de söz konusu, üstelik hükümeti ve bazı savaş baronlarını eleştiren gazetecilerin de tutuklu olduğu bir gerçek. Şebab yaptığı bütün eylemleri, saldırıları sahiplenen bir örgütken faili meçhul gazeteci ölümlerini Şebab’a yıkmak ne kadar doğru?

Gelelim seçimlere; Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mahmud’un diğer adaylardan en büyük avantajı Somali basınının kendisini desteklemesi. Peki, bu desteğin arkasında neler var? Somali’deki seçimlerin ertelenmesinin en önemli nedeni Somali’nin henüz seçimlere hazır olmamasıydı. Bir ayda değişen ne oldu? Şebab saldırıları halen devam ederken üstelik üç kasabayı ele geçirmişken seçimlerin sağlıklı bir ortamda yapılacağını söylemek mümkün mü?

Somali’de kadınların meclisin yüzde 30’unu temsil edecek olması olumlu gözükse de Somali’nin gerçekleri ile ne kadar uyuşuyor? Kadınların daha fazla temsil edilmesi tabii ki arzu edilen bir durum olabilir. Fakat Somali’de temsili yüklenebilecek kadın adaylar var mı? Aday gösterilen kadınların birçoğu Batıda eğitim görmüş orada yaşamış kadınlar. Somalili kadınların çektiği sıkıntıları yaşayabilmiş değiller. Bazı uygulamaları ”biz yaptık oldu” şeklinde bir yaklaşım ne kadar doğru?

Belki de bu seçimlerin en tehlikeli yönü savaş baronlarının silah tüccarlarının da aday olması. Seçilmelerine kesin olarak bakılan Abdifettah Ali Somali iç savaşının arkasında olan isimlerden biri. Yine Somaliland kasabı olarak bilinen Muhammed Said’in parmaklarının ucunda binlerce Somalilinin kanı bulunmakta.

Somali’de asıl sorun aslında seçimlerle ülkenin istikrara kavuşturulması değil. Seçimler göreceksiniz dört yıl boyunca istikrarı da getirmeyecek. Yalnız farklı olacak olan kişiler değişecek ama roller yine aynı kalacak.

Somali hükümeti önce şunun hesabını vermelidir. 2011’den beri başta Türkiye olmak üzere diğer devletlerin yardımı nereye harcandı? Başta Devlet başkanı, Başbakan ve bazı bakanların yolsuzluk yapmaları ayyuka çıktı. Henüz Mogadişu merkezli hükümet üyelerine yönelik bir dava da açılmadı. Şeyh Hasan Mahmud Kenya ile kriz yaşanana kadar hafta sonunu Kenya’daki yazlık evinde geçiriyordu. Ülkesi açlık ve kaos ortamında iken devlet başkanının gereksiz harcamaları hep dikkat çekmekteydi. Bakanların çoğunun malvarlığının yüzde 500-1000 arttığı söyleniyor. Dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Somali’de bakanlar bu paraları nereden buluyor? 

Seçimlerde üç aday dikkat çekici. Sanırım seçimlerde bu üç aday arasında gerçekleşecek. Birincisi halihazırdaki devlet başkanı Şeyh Hasan Mahmud. Bir fakülte dekanı iken kendisini Somali devlet başkanı olarak buldu. Mahmud’u devlet başkanlığına getiren ABD ve İngiltere’nin ortak çabasıydı. Fakat güzel işler yaptığını da söylemek gerekli. En azından başkentte göreceli de olsa bir istikrarı ve devlet hakimiyetini sağladı. Onun döneminde başta Türkiye büyükelçiliği olmak üzere İngiltere, Almanya, Çin, ABD büyükelçilikleri açılabildi. Gerçi küresel güçler Somali’de daha fazla görünür oldular.

Somali seçimlerinde bir kadın aday da yarışacak: Fatıma Tayip. Somali’de bir kadının devlet başkanı olması ülkenin geleneği ve kültürü açısından çok zor görünse de eğer küresel güçler isterse pekala olabilir. Fatıma Tayib geçen yıl Temmuz ayında devlet başkanlığına aday olacağını açıkladığında Şebab öldürmekle tehdit etmişti. İronik olan adaylar içinde ülkenin istikrar ve barışı sağlayabilmesi için Şebab’la masaya oturacaklarını tek belirten aday da Fatıma Tayib.

Seçimlerin bir favorisinin de 2009-2012 yıllarında devlet başkanlığı yapmış Şerif Şeyh Ahmed olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Ahmed eski devlet başkanı değil artık. 4 yılda devlet başkanlığına iyi bir hazırlık yaptı. ABD ve Birleşik Arap Emirliklerinde bu seçimlere hazırlanarak vakit geçirdi. İslamcı bir gelenekten gelmesine rağmen ABD’deki çevrelere kendisini Kabul ettirdi ve devlet başkanı olduğunda ABD ile ortak çalışacağı mesajlarını verdi. Arkasından şimdi körfez desteği de var. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suud yönetimi tercihini Ahmed’den yana kullanabilir. Bir sure önce Dubai’den Mogadişu’ya geldiğinde Somali’nin son 20 yılda kimsenin göremediği bir kalabalık karşıladı.

Somali seçimleri aslında Somalililerin bir tercihi değil. Küresel ve bölgesel güçlerin Somali seçimi olacak. Çünkü bu unsurlar ortadan kalktığında başkent Mogadişu’da bile istikrar güvenliği ve istikrarı sağlamak zor. Hangi güç parayı daha çok verirse belirleyici olan da o olacak. Şimdiden Türkiye dışında hiç bir gücün Somali politikasında samimi olmadığını söyleyebiliriz. Türkiye’nin Somali politikası insani amaçlı iken diğer küresel devletlerinki ekonomik ve siyasi çıkar amaçlı. Türkiye gerçekten son 5 yılda hiç bir küresel ve bölgesel unsurun yapmadığı desteği Somali’ye gösterdi. Türkiye’nin halihazırdaki devlet başkanını destekliyor söylentileri var ama bu biraz da kafaları karıştırmaya yönelik iddialar. Türkiye şu ana kadar süreci iyi yöneterek herhangi bir adaydan yana tercihini koymadı. Bu bir bakıma Türkiye’nin Somali politikası ile ilgili bir durum. Fakat yarın küresel güçlerin desteklediği adaylar iş başına gelirse bu Türkiye için sıkıntı olabilir. Özellikle Avrupa’daki Somali diasporası Şebab’la aynı düşünerek Türkiye’nin en büyük tehdit olduğunu söylemekteler.

Aslında seçimleri kim kazanırsa kazansın Somali halkının iradesine ve tercihine göre davransın demek daha doğru bir yaklaşım olur ama şimdilik bu gerçekliği önemseyen ne bir irade var ne de bir tercih…

Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2016, 13:21
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35