banner15

Suudi Arabistan-Mısır geriliminin arka perdesi: Güvenlik ve Ekopolitik

Ekonomik sebepler ve güvenlikçi yaklaşım Suudi Arabistan'ı Mısır ile ilişkilerinde kopmaya doğru gidiyor. Peki, Suudileri bu duruma götüren nedenler ve sonuçlar neler?

Suudi Arabistan-Mısır geriliminin arka perdesi:  Güvenlik ve Ekopolitik

Emrah Usta

Mısır darbesi sonrasında Sisi’ye desteklerini esirgemeyen Suudi Arabistan rejimi, bölgedeki dengeler sonucu Kahire yönetimine artık mesafeli duruyor. Ekonomik sebepler, güvenlikçi yaklaşım Suudileri, Mısır ile ilişkilerinde kopmaya doğru götürüyor. Peki Suudileri bu duruma götüren nedenler ve sonuçlar nelerdir? sorusu ise önemli hususları içinde barındırıyor

Suudi Arabistan-Mısır çatlağı geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) sunulan hava saldırılarına atıfta bulunmayan ve ateşkes çağrısı ile insani yardımları ulaştırılmasını talep eden Rusya’nın tasarısını desteklemesiyle başladı. Suudilerin Birleşmiş Milletler (BM) nezlindeki daimi temsilcisi Abdullah El-Muallimi oylamanın ardından yaptığı açıklamada Mısır’ın tutumunu ‘acı verici’ olarak nitelendirmişti. Mısır’ın BM temsilcisi Amr Abdullatif Aboulatta ise ‘Suriye halkının trajedisini sonlandırmak için Kahire yönetimi her türlü desteğin yanında yer alır’ şeklinde demeç verdi. Suudi Arabistan, Suriye’de yaşanan vahşet karşısında tarafların kalıcı ateşkesinden yana bir politika uyguluyor. Mısır’ın aleyhte oyu Suudi Arabistan’ın tepkisine neden olurken, perde arkasında Mısır-Rusya flörtü Suudilerinde gözünden kaçmış değil.

BMGK yaşanan krizden sonra Suudi Arabistan’ın ulusal petrol şirketi ARAMCO’nun ekim ayından itibaren Mısır’a petrol yardımlarını askıya aldığını duyurdu. Suudi Arabistan’ın uluslararası lobicilerinden olan Selman Al Ensari de ‘Rusya’nın tasarısına lehte oy vermen, Arap alemini anneliğin konusunda şüpheye düşürdü’ ifadesini kullanmıştı. Suudilerin petrol devi ARAMCO’nun bu kararı ise Mısır ekonomisini etkileyecektir. Riyad’ın bir diğer korkusu ise Suud/Türkiye/Katar karşısında olası bir Rusya/Mısır/İran ittifakının bölgesel olarak ortaya çıkmasıdır. Suriye ve Irak’taki vekalet savaşında ciddi rol oynayan İran, Musul da milisleriyle mezhep kavgası çıkarmak üzere. Bu da Suudilerin derin endişelerinden biridir. Bölgedeki iç savaş, olası bölgesel kavgaya dönüşmesi Suudi Arabistan’ı ciddi ölçüde etkileyebilir. Geçtiğimiz günlerde Yemen’den Mekke’ye 45 km yakın yerde düşen roket, İran’ın Riyad’a olan mesajıydı.

SUUDİ ARABİSTAN MISIR'DAN NEDEN ÇEKİLİYOR?

Suudilerin genel çerçevedeki politikalarında değişiklikler var. Bunlar dış tehditlerdir. Suudi Arabistan, dışarıdaki tehditlerin içeriye girmemesi adına eski politikalarını terk etti. Zihinlerde bu gibi değişimler yaşanırken bunun en belirgin örneğini Mısır’da gördük. Riyad yönetimi Mısır darbesine olan desteği İhvan hareketinden doğan korkusuydu. Bu dalganın Suudi Arabistan’a olan etkisinin yüksek olabileceğinden korkan Suudiler, Mısır da Sisi yönetimine finansal olarak destek sağladı. Mısır’da cunta yönetimi iktidarda kalmak adına Suudi Arabistan, Rusya ve ABD dengesini koruyor. ABD tarafından siyasi destek, Suudi tarafından finansal yardım alan hükümet, Rusya ile güvenlik boyutunda anlaşma sağladı. Kaldı ki Sisi yönetimi Suriye rejim ile de ‘terörle mücadele ve güvenlik’ konularında anlaşma sağladı. Ancak bu anlaşmanın kilit taşı İsrail’dir.

Tel Aviv gerek Sina da gerekse Suriye’den kendisine gelebilecek tehditlere karşı ipleri eline alıyor. Geçtiğimiz haftalarda Mısır hükümeti Sina da DEAŞ’la mücadele noktasında tatbikatlarını arttırmıştı. Tüm bunların yanı sıra Rusya ile denizde askeri tatbikat da yaptı. Uluslararası basında yer alan ise Mısır’ın güvenlik kapasitesinin genişleyeceği ve Rusya’nın burada askeri üs kuracağı yönünde. Tüm bunlar dikkate alındığında Suudilerin Mısır ile olan ilişkilerinde sadece finansal değil, insani boyutta olduğu da düşünülebilir. Rusya’nın Halep başta olmak üzere ağır bombardımanı Suudilerin tepkisini çekmişti. Mısır ile yakınlaşan Rusya karşısında Suudilerin Sisi’ye karşı güveni zedelenmektedir.

Suudi Arabistan’ın bir diğer çekilme gerekçesi ise kendi içerisinde yaşadığı ekonomik dengesizliktir. Petrol gelirlerinde ciddi sıkıntılar yaşayan Suudiler, Amerikan kongresinden 9/11 Eylül’e ilişkin dava yolu açılmasıyla yatırımlarını çekme kararı almıştı. Bu nedenle Suudi sermayesi şu an sıcak ve güvenli liman aramaktadır. Bu durum karşısında Riyad elindeki sermaye kullanımını sıcak para olarak değil, petrol ile dengeleme yoluna gidiyor; petrol ticaretinde olan çalkalanma nedeniyle de içeride küçük bir ekonomik buhran yaşanıyor.

SUUDİ SERMAYESİNİN DURUMU BUNU ZARURİ KILIYOR

Kral Selman’ın Nisan 2016 da Mısır’a gerçekleştirdiği ziyarette Suudi Arabistan, Mısır’a 5 yıl boyunca aylık 700 bin ton petrol ürünü tedarik etmeyi taahhüt etmişti. Ağustos 2016 da ise Birleşik Arap Emirlikleri ile Mısır Merkez Bankası arasında 6 yıl süreli 1 milyar dolarlık kredi anlaşması yapılmıştı. Geçtiğimiz Eylül ayında ise Mısır Maliye Bakanı Amrul Carihi, Uluslararası Para Fonu (IMF)’den para almak için Suudilerle 2 milyar dolarlık kredi anlaşması yoluna gitmişti. Kısacası, Mısır darbe sonrasında ekonomisinde borçlanma yönlü bir politika izledi. Bu husus da ekonomideki çalkantıyı göstermekte. Kısa vadeli politikalar ile ayakta kalan Mısır, uzun vadeli politikalarında ise Suudilere bağlı. Uzun dönemli sıcak para ancak Mısır ekonomisini döndürebilecek niteliktedir. Suudilerde yaşanan bu süreç ise Mısır’ın borç almasını zorluyor.

Sermaye durumu Suudilerin Mısır’dan çekilişini zorlarken, Riyad’ın bir başka politikası ise müdahaleci tavrının daha çok güvenlik politikalarına kayması. Özellikle Suudi Arabistan içerisinde artan DEAŞ tehdidi dışarıdaki müdahaleci tavrın değişmesine neden oldu. Bu da Suudilerin DEAŞ ve İran gibi tehditler karşısında içine kapanık güvenlik politikaları izlemesini zaruri kıldı. Esasında Suudi Arabistan içine kapandığında daha çok hedef haline geldiği gibi, daha reformist politikaları izleyebilse mücadeleci tavrını diri tutacaktır. Bunun için yeterli sermayesi ve danışman sayısı mevcuttur. Suudi-Mısır ilişkilerinde yeni dönem birtakım sıkıntılar beklemektedir. Bunları ekonomik politikalarından sonra siyasi sıkıntılar ve gerilimler izleyecektir.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2016, 13:37
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35