banner39

Tunus'un kurşunla sınavı

Siyasal İslam'ın geleceğinin tartışıldığı bu günlerde, Arap baharının merkez üssü Tunus, Muhammed Brahmi cinayetiyle, altı ay geçmeden yeni bir siyasi kriz yaşıyor

Analiz 05.08.2013, 10:10 05.08.2013, 10:10
Tunus'un kurşunla sınavı

Sinan Özdemir - Dünya Bülteni/ Brüksel

Siyaset tarihindeki silahlı saldırıların, cinayetlerin dökümünü yapacak olsaydık, hiç şüphesiz, çok uzun bir liste ortaya çıkardı. Geçen asrın içinde Arşidük Ferdinand'ı vuran kurşundan Olof Palme'ye, John Kennedy'den Malcolm X'e, Enver Sedat'tan Turgut Özal'a, İndira Gandhi'den Papa II. John Paul'a... listeyi uzatmak mümkün. Ne var ki bütün kurşunların taşıdığı anlam aynı değil. Bazısı ulusal, bazısı uluslararası anlamlar içermekte. Kurşunun hedefi hernekadar bir kişi gibi görünsede, onun şahsında, daha büyük bir hedef (kitle, düşünce...) vurulmak istenir. Bu sebepten kurşunun hedefi doğru okunmalıdır. Okunamadığı takdirde, anlaşılamadığı zaman, kurşunun gerçek hedefini vurması kaçınılmaz olur.

Dünya, Mısır'da yaşananlara yoğunlaştığı ve siyasal İslam'ın geleceğini tartıştığı bu günlerde, Arap dünyasında 2011'den bu yana görülen dönüşümün merkez üssü Tunus, Muhammed Brahmi cinayetiyle, altı ay geçmeden yeni bir siyasi kriz yaşıyor. İlk yorumlara bakıldığında, iki yorumun öne çıktığını görüyoruz. Birinci yorum, küresel komplo içinde Mısır ve Tunus'taki iktidarların devrilmek istendiği vurgulanırken, ikinci yorum Brahmi'nin laiklik vurguları sebebiyle iktidarı rahatsız ettiği ve bu sebepten ortadan kaldırıldığı yönünde idi. Birinci yorum iç faktörleri göz ardı ederken, ikinci yorum bölgesel ve küresel olasılıkları dahil etmeyerek son aylarda giderek artan laik-İslamcı çatışması fikrine uygun bir yorum olarak dillendirilmektedir.

Ne var ki, içişleri bakanlığının balistik inceleme sonucunda duyurduğu sonuçlar kurşunun hedefi konusunda ileri sürülen yorumları yeniden düşünmeyi gerektiriyor.

İçişleri bakanlığı, Brahmi'yi hedef alan saldırı ile Şubat ayında işlenen cinayetin aynı silahla gerçekleştiğini duyurması tetikçinin aynı kişi olduğu veya aynı gruba mensup olduğu fikrini güçlendiriyor. Bu haber karşısında muhalefetin tepkisi iktidarı suçlamak oldu. Her iki cinayetin aynı amaç içinde gerçekleştiği ve İslamcıların sorumlu olduğu ifade edildi. Bizce burada yanılgı noktası kurşunun gerçekte neyi veya kimi hedef aldığı sorusunun sorulmamasıyla ortaya çıkıyor. Her iki cinayette kullanılan silahın aynı olması, tetikçinin aynı amaçla saldırıyı gerçekleştirdiğini düşündürüyor. İkinci cinayetin, birinci cinayette elde edilemeyeni elde etmek için gerçekleştirildiğini düşünmekte mümkün. Birinci cinayetin ardından, bu günlerde olduğu gibi, Tunuslular meydanlara inerek hükümetin istifasını talep ettiler. Hükümet istifa ederek yeni bir kabinenin oluşumu sağlandı.

Bu günde eylemciler aynı beklenti ile Brado'da her akşam iftar saatinde bir araya gelerek sabaha kadar hükümet aleyhine slogan atıyorlar. Hükümet yanlısı gruplarda biraz ileride bir araya gelerek desteklerini hissettirmeye çalışıyorlar. Şubat ayında gerçekleşen saldırıdan sonra saflar bugün olduğu kadar belirgin değildi. Daha homojen bir görüntü vardı.
Saldırıların amacı, hükümetin düşmesini sağlamaktan çok, belki de bu ruh halini ortadan kaldırmayı hedefliyor. İlk saldırıyla başarılamayan ayrışma ikinci suikastla başarılmak isteniyor olabilir.

Sokaktan yükselen "defol" seslerine karşı başbakan ve cumhurbaşkanı siyaset, iş, çalışma ve toplumsal dünyadan aktörlerle gerçekleştirdikleri görüşmelerle çıkış yolu arıyorlar. Öne çıkan formüller arasında, başbakan değişikliği ile iktidarda ki koalisyonun yola devam etmesi, hükümetin istifa ederek bir teknokratlar hükümetinin kurulması veya bütün partilerin temsil edileceği ulusal bir hükümetin kurulması bulunuyor. Yeni anayasayı hazırlamakta olan Kurucu Meclisin akıbeti ise hala belirsizliğini koruyor. Muhalefetin bir bölümü Kurucu Meclisin misyonunu tamamladığını ve bu sebepten lav edilmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Biraz daha ileri gidip 1959 Anayasası'nda birkaç değişiklik yaparak yola devam edilmesi gerektiğini de savunanlar yok değil. Şuan Brado'da eylemcilere destek veren ve çalışmaları boykot eden yetmiş meclis üyesi bulunuyor. Muhalefetin diğer bölümü hükümet düşse de kurucu meclisin çalışmalarını tamamlaması gerektiğini savunuyor. Hükümet cephesindeyse Nahda partisi kurucu meclis ve yeni anayasa çalışmalarını kırmızı çizgi olarak kabul ettiğini deklare ederek bu konuların pazarlığa kapalı olduğunu duyurdu.

Mısır'la mukayese edildiğinde, Tunus'ta gerçekleşen ilk seçimlerin en önemli amacı oluşan Kurucu Meclis ile II. Cumhuriyete geçişi sağlayacak anayasa çalışmalarının gerçekleştirilmesi idi. Bir yıl içinde yeni anayasa hazırlanıp seçimlere gidilmesi gerekiyordu. Ancak öyle olmadı. Ne var ki, sona yaklaşıldığı söylenen bir ortamda süreci sıfırlamak çok daha ciddi sorunlara kapı aralamak anlamına gelir. Yeni anayasa yalnızca 1959'un değil aynı zamanda 14 Ocak 2011 devriminin ruhunu da taşımak durumunda. Toplumun beklenti ve hassasiyetlerinin yansıtması ve güvence altına alması gerekiyor. Ayrıca, Muhammed Brahmi'nin 25 Temmuz günü, bağımsızlık sonrasında kabul edilen birinci anayasanın yıl dönümünde, vurulması Kurucu Meclise ve çokpartili yaşama sıkılmış bir kurşun olarakta okunabilir.

Muhammed Brahmi'nin vurulmasından bir gün sonra, Tunuslu askerlerin Cezayir sınırı yakınında (Şambi) pusuya düşürülmesi ve sekiz askerin şehid edilmesi atmosfere farklı bir boyut kattı. Mısır'la mukayese edildiğinde ordu siyasi yaşamın merkezi aktörlerinden değil. Tunus askeri kuvvetleri Aralık ayından bu yana Şambi'de operasyonlarını sürdürüyor. Mali operasyonundan sonra, Mali'nin kuzey bölümünden çekilmek durumda kalan grupların çölde çıkış noktası aradıkları iddia ediliyor. Bölgede son dokuz aydır yaşanan çatışmaları doğrudan Muhammed Brahmi cinayetine bağlama kolaylığı içinde olanlar için bölgesel bir İslamcı ittifak söz konusu. Muhalefetin bir bölümünün yaşananlara salt siyasi hesaplarla yaklaşması ayrışmayı artırıyor.

Son altı ayda işlenen siyasi cinayetlerin birinci amacının iç huzuru baltalamaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. Doğrultulan silah hükümetten ziyade toplumu hedef almakta. Bu sebepten siyaset ve toplum kurşunun asıl hedefine ulaşmasını engellemek için ayrıştırıcı adımlardan kaçınmalı, ayrıca Kurucu Meclis bir an önce halkın birikmiş sosyal ve ekonomik sorunlarına çözüm olacak, içinden geçtiği ölü zamandan çıkmasını sağlayacak anayasa çalışmalarını noktalayıp tarihi misyonunu tamamlamalıdır. II. Cumhuriyete bu kadar yakın olduğu bir zamanda Tunus'un hiç olmadığı kadar iç barışa ihtiyacı var.

 

banner53
Yorumlar (0)
28
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?