banner39

Kalbimizde Problem Var

Koroner arter hastalığı bütün dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de hastalık sebepli ölümlerin en başında geliyor.

Haber 11.05.2012, 11:34 11.05.2012, 11:34
Kalbimizde Problem Var

Türkiye'deki ölüm sebeplerinin yüzde 40'ı koroner arter hastalığı. Bu açıdan Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında kadınlarda birinci, erkeklerde ise Letonya ve Estonya'nın ardından üçüncü sırada.

Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Birol Yamak, Türkiye'de hastalıktan ölen insanların yüzde 40'ından fazlasının koroner arter hastalığı sebebiyle hayatını kaybettiğini belirterek, "Türkiye, koroner arter hastalığı kaynaklı ölümler açısından Avrupa ülkeleri arasında kadınlarda birinci, erkeklerde ise Letonya ve Estonya'nın ardından üçüncü sırada yer alıyor" dedi.

Özellikle son yıllarda koroner arter hastalarında ciddi bir artış gözlemlediklerini belirten Prof. Dr. Yamak, söz konusu hastalığa; sağlıksız yiyecekler, hava kirliliği, stres ve kalabalık şehir ortamlarındaki hijyensizlik gibi etkenlerin yol açtığını söyledi.

Prof. Dr. Yamak, Türkiye'de koroner arter hastalığı nedeniyle görülen ölüm oranlarının kaygı verici olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'de hastalıktan ölen insanların başında yüzde 42,5 ile koroner arter hastaları geliyor. Hastalığa ilişkin yapılan araştırmalarda, Türkiye'de yaklaşık 3,4 milyon koroner arter kalp hastası bulunmakta ve bu hastalıktan yılda 160 bin civarında vatandaşımızı kaybediyoruz" dedi.



"Sigarayı Bırakın"

İnsanlarda koroner arter hastalığının ortaya çıkmasıyla başlayan tıbbî, cerrahî ve girişimsel tedavi yöntemlerinin oldukça yüksek bir maliyet oluşturduğunu aktaran Prof. Dr. Birol Yamak, vatandaşların söz konusu hastalığa yakalanmamak için koruyucu tedbirlere ağırlık vermesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Yamak, hastalığın koruyucu önlemlerinin başında; sağlıklı beslenme, sigara içilmemesi, vücut ağırlığının kontrolü ve uygun düzeyde egzersizin geldiğini bildirdi.

Hastalığın ilerledikçe kalbin beslenmesinin yetersizleştiğini dile getiren Prof. Dr. Yamak "Kalbe yeterince kan gitmez ve göğüs ağrısı ortaya çıkar. Bu ağrı sol kola ve çeneye yayılabilir. Bazen kolda uyuşma hissi görülür. Koroner arter hastalığı olanların şikâyetlerinden biri de hareket ederken özellikle egzersiz sırasında zorlanmalarıdır. Sıkıştırıcı bir ağrı olduğunu söylerler ve hareketi tamamlayamazlar. Dinlenme ihtiyacı hissederler. Dinlenmeden sonra bu ağrı geçebilir. Bunların dışında nefes almada güçlük çekme, göğüste basınç hissi ve yanma, yorgunluk kalp hastalığının belirtisi olabilir. Koroner arter hastalığı özellikle şeker hastalığı olanlarda hiç bir belirti vermeyebilir, hastanın göğüs ağrısı olmaksızın enfarktüs geçirebilir. Koroner arter hastalığının ilk belirtisi kalp krizi olabilir. Damar tıkanırsa doku beslenemez. O damarın tıkandığı yerdeki kalp dokusunda ölüm olur. İşte bu durum kalp krizidir. Kendiliğinden geçmez, ağrı uzun sürelidir ve şiddetlidir. Hastanın hayatını tehlikeye atan bir durumdur. Acile başvurmak gerekir" dedi.

Koroner arter hastalığı sebepleri:

- Koroner ateroskleroz (koroner damarlarda kireçlenme)
- Koroner embolisi (koroner damarların pıhtıyla tıkanması)
- Koroner arterlerin ani sinirsel uyarılarla kasılarak kapanması
- Doğumdan kaynaklanan koroner damar anormallikleri.

Koroner Aterosklerozdaki risk faktörleri:

Ateroskleroz gelişen kişilerde bazı faktörlerin genel populasyona göre daha sık bulunduğu epidemiyolojik çalışmalardan anlaşılmıştır. Bu faktörlere risk faktörleri denilmiştir. Son 20 yılda bu faktörlerin tanımında önemli gelişmeler olmuştur. Risk faktörü kavramı, en az bir risk faktörü olan bir kişide aterosklerotik bir olay gelişme şansının daha fazla veya daha erken olacağı görüşünü kapsar.

65 yaşın altındaki insanların çoğunda bu risk faktörlerinden biri veya fazlası bulunur. Birden çok risk faktörleri varsa aterosklerotik olay daha da hızlanmaktadır. En önemlileri hiperkolesterolemi (kanda kolesterol yüksekliği), hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve sigara içmedir.

banner53
Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?