banner15

Fransız seyyahtan farklı bir Osmanlı kadın imajı

Genellikle Osmanlı kadınını oryantalistçe yorumlayan batılı seyyahların aksine Fransız seyyah M.F.Jerüzalemi Müslüman kadını anlamaya çalışan bir imaj çiziyor.

Fransız seyyahtan farklı bir Osmanlı kadın imajı

Dünya Bülteni / Tarih Servisi

Birkaç yüzyıl önceki Osmanlı kadınlarının yaşayış tarzları hakkında bir çoğu hayal mahsülü çok şeyler yazıp söylemişlerdir.  Fransız seyyah M.F.Jerüzalemi'nin yazdıkları ise meslektaşlarından farklı olup, Osmanlı kadınını  üzerindeki geleneksel oryantalist bakış açısından kurtulmaya çalışmıştır. Jerüzalemi eserini kendisinin bizzat görüp incelediklerine ve yakın kadına akraba ve arkadaşlarının yardımlarına dayanarak kaleme almıştır.Bu yazı 'Le tour du Monde' adlı derginin 1863 tarihli sayılarında çıkmıştır. Makale yayınlandığında Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinden tepkilere maruz kalmış, Osmanlı kadınını yücelttiği eleştirilerine maruz kalmış

"Eski Türk kadınlarının hayatına genel bir bakış

Batılılar eski Türk kadınlarını dört duvar arasında hapis hayatı yaşayan,sopa ve kırbaç altında inleyen ,her türlü zevk ve eğlenceden alıkonmuş,toplu hayattan uzaklaştırılmış ve 'efendi'lerinin sözlerinden ayrılmayan insanlar olarak canlandırmışlardır.Eğer gerçeği bilselerdi Doğu (İstanbul)daki  kadınların kaderleriyle kendi kaderlerini değiştirmekte hiç tereddüt etmezlerdi.'Hanım'aslında onların zannettiklerinden çok farklı olarak harem içindeki hayatında da dışarıdaki gezme ve eğlenmelerinde hareket ve serbestlik bakımından  zevk içinde yaşamıştır.Ancak kültür ve sosyal hayatta durum başkadır.Doğu kadını çocukça diyebileceğimiz karakteriyle tanınır o dönemde.Kültür meyilleri yoktur,kaderci bir inanç güderler.Hanımlar sanat ve fikir eserlerine karşı tamamen uzak kalmışlardır.on üç on dört yaşlarındaki bir kızın bütün öğrendikleri bir kısım el işiyle sınırlıdır.Şayet bir kız bir parça yazmasını ,hesap yapmasını,müzik aletlerinde birini çalmayı öğrenmişse mükemmel yetişmiş olarak algılanırdı.Hele şiirle meşgul olanlar mucizevi görülürdü.

Haremlikler  

Zengin haremliklerde her hanımın ayrı bir dairesi vardır ve bir yığın da hizmetkarı bulunurdu.Haremdeki hanımlar sözleşerek birbirlerinin dairelerinde toplantılar yaparlardı.Bu toplantılarda konuşulur,hikayeler anlatılırdı.Kış aylarında bunlar tandır başında yapılır ve adına 'tandır sohbetleri' denilir;saz çalınır toplu olarak şarkı söylenirdi.Sofalarda oyunlar oynayıp,bahçelerde gezintiler yaparlar ve salıncaklarda sallanırlardı.

Bütün bunların yanında çubuk ve nargileler sürekli yenilenir,hafif kahvaltılar yenirdi.Ancak zevk ve eğlenceleri hiçbir zaman ağır masraflara sebep olmamıştır.Ne kadar bol kullanırlarsa kullansınlar gerek tütün olsun,gerek dondurmalar,şekerlemeler,meyve ve yemişler pahalı şeyler değildir.Komşular arasındaki sabah,ikindi veya akşam toplantıları hayatlarına renklilik katardı.

Fakat sokak hayatının onlarca daha başka cazibeleri vardır.Dış eğlenceleri evinkilere her zaman tercih ederlerdi,  çünkü çarşı pazar daha hareketli  ve daha cazip yerler olup evin durgun halinden şüphesiz ki üstündü.

Ziyaretlerin Çeşitleri

Ziyaretler üç şekilde olurdu:haberli veya davet üzerine yapılan ziyaretler ,ansızın yapılan ziyaretler ve bir de 'Tanrı Misafiri'denen umulmadık ziyaretler.

Haberli Ziyaretler:Haremdekilerden biri veya birkaçı ziyarete gitmek istedikleri zaman,yanlarına haremağalarından birini katarak iki haberci cariyeyi göndererek hanımlarının ziyarete geleceğini veya davetini bildirirlerdi.Bu cariyeler konağın sofasına alınır,hanım misafir odasına geçtikten sonra yanına çıkarılırdı.Hanımlarının haberini ulaştırdıktan sonra etek öpüp giderlerken kapının eşiğinde konağın kalfası tarafından onlara  oyalı ipek birer başörtüsü veya atlas kese içinde gümüş para gibi hediyeler verilirdi.Cariyelerde hane halkına dua ederek yere eğilip selamlarlar ve kendilerini harem kısmının taşlığında beklemekte olan harem ağasına katılarak aldıkları cevabı hanımlarına ulaştırmak üzere dönerlerdi.

Zuhurat(Umulmadık) Ziyaretler:Bir de zuhurat denilen ziyaretler olurdu ki bunlara 'Tanrı misafiri'denilirdi.Fakat bu istisna bir durum olup harem hayatında sıkça rastlanan bir durum olmamıştır.Bu ziyaretler 'Allah kavuştursun','gözünüz aydın','hoş geldiniz','başınız sağolsun' ve tebrik ziyaretleri gibi çeşitli sebeplere bağlı olarak yapılırdı.

Giyiniş ve Eğleniş

Giyinişlerine gelince ;kadınlar bu ziyaretlerde mevsimine göre renk ve cinste misafirlik elbiseler giyerler,yüzük,küpe gibi  ziynetlerini de ihmal etmez,gözlerine sürme çeker,yine mevsimine göre kokular sürerlerdi.Ellerde ya ince,zarif işlemeli bir mendil ya da yelpaze taşırlardı.

Ziyaret edilen evde yorgunluk kahvesi içildikten sonra şerbetler ikram edilir,sohbet ilerledikten sonra gümüş takım ve tepsiler içerisinde mevsim meyve ve yemişleri sunulurdu.Bu esnada karşılıklı davetler kararlaştırılır,toplantı arasında bulunan şair kadınlar yazdıkları şiirleri okurlar ve bunların bestelenmiş olanları musikişinas kadınlar tarafından santur gibi sazlarla çalınır,söylenirdi.Bütün bunların misafirlerin nezdinde oluşturduğu memnunluk ev sahibini gururlandırırdı.

Bu toplantılar daha çeşitli özelliklere de sahne olurdu.Mesela aralarında hattat olanlar veya ince iğne ve oya işleri yapanlar eserlerini ortaya çıkarırlar,birbirlerinin fikirlerini alırlardı."

Dünya Bülteni Tarih Servisi için Çevireni: Ayda Sarıkaya

Kaynak: 'Le tour du Monde' 

 

Güncelleme Tarihi: 24 Kasım 2010, 17:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner10

banner12