Yemen yolunda Abdülgani Senî Yurtman

1909 yılında kaleme alınmış olan “Yemen Yolunda” isimli seyahatnamesinde, Yemen’e giderken yaşadıklarını anlatan Abdülgani Senî Bey, Müslüman topraklarında yaşanan modenizme geçiş ve Batılılaşma çabalarını yansıtan önemli bir kitap olmakla birlikte, gittiği her yerde görülmesi gereken mekanları ve müzeleri de gezerek adeta bir rehber kitabı özelliği de taşımaktadır.

Yemen yolunda Abdülgani Senî Yurtman

Esra Çifci / Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

Osmanlı Devleti’nin hareketli günler yaşadığı 1900’lü yılların başında, İttihat ve Terakki Cemiyeti, devlet yönetimini yavaş yavaş ele geçirmeye  ve yönetimde büyük değişiklikler yapmaya başlamıştı. Sultan Abdülhamit’in tahttan indirilerek yerine Şehzade Reşad Efendi’nin geçirildiği bu dönem,her yerde büyük bir dikkatle takip ediliyordu. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önemli isimlerinden biri olan ve henüz Dahiliye Nazırlığı görevini yürüten Hüseyin Hilmi Paşa, Abdülgani Senî ’yi (Yurtman), Yemen postacılığı memuriyeti ile görevlendirerek Yemen’e gönderir. Osmanlı Devletinin hareketli günler yaşadığı zamanda Yemen’e seyahat eden Abdülgani Senî, bu yolculuğunu “Yemen Yolunda” isimli eserinde kaleme alarak, bize aynı dönemde diğer Müslüman topraklarında yaşanan durumu yansıtan bir kitap olması bakımından büyük önem taşır.

1909’lu yıllarda yola çıkan Abdülgani Senî Bey, seyahatinin büyük bir kısmını deniz yolculukları ile gerçekleştirir ve bu vesile ile de başta Yunanistan, İskenderiye, Kahire, Sudan olmak üzere birçok şehre uğrar. Daha önce Yemen’e gidenler tarafından bir yol rehberi ve oralar hakkında bilgi veren bir kitap bulunmamasından yakınan Abdülgani Bey, hem bu eksikliği gidermek hem de gittiği yerlerde gördüğü ve tecrübe edindiği şeyleri sonrakilere aktarmak için yolculuğu esnasında bu eseri kaleme almaya karar verir. Yolculuğa çıkmadan önce ise ilk kez gördüğü ve nasıl kullanılacağını bilmediği bir fotoğraf makinesi alarak (fotoğraf makinesi için “Kodak” ismini kullanmaktadır) seyahatnamesini fotoğraflarla da destekler.

Abdülgani Bey’in seyahatinin en ilgi çeken yanı ise Kahire, İskenderiye ve Sudan gibi ülkelerdeki gözlemlerini bize aktarırken bu ülkelerde yaşanan batılılaşma ve sömürgecilikğin  aşamalarını bize hissetirebilmesidir. Gerek şehirlerin yapılanmasındaki değişimler, gerekse halkın değişen yaşam tarzı ve ekonomik yapı, bu durumun anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır.

Seyahatine Yunanistan’dan başlayan Senî Bey, Yunanistan’daki geniş yolları, geceleyin yolların fenerlerle aydınlatılıyor olmasını çok ilgi çekici bulur. Ardından İskenderiye’ye ulaşır İskenderiye ise ona Yunanistan çok daha gelişmiş ve çok daha Avrupa tarzı bir yer olarak gelir. İskenderiye geniş yolları, verimli toprakları, iklimi kültürel hayatındaki canlılığı tam bir Avrupa şehrini andırıyordur.

Kahire’de ise Mısır’ın gerçek yüzünün ortaya çıktığını düşünen Seni Bey, Mısır halkının çok ağır ve düşük işlerde çalıştırıldığını, yerli halkın büyük sıkıntılar çekerken, yabancıların asıl sanayi, ticaret ve sermaye kısmını elinde bulundurduğunu fark eder.

Mısır’da yazarın ilgisini çeken bir diğer husus ise Mısır tiyatrolarıdır. Arapların çok eski zamanlardan beri tiyatroya olan düşkünlüğü ile tanındığını ifade eden Seni Bey için şaşırtıcı olan ise kadınların ve erkeklerin tiyatroya aynı gün gidiyor olmaları ve aralarına büyük bir perde çekiliyor olmasıdır. İstanbul’da ise kadınların ayrı erkeklerin ayrı günlerde tiyatrolara gittiğine işaret etmektedir. Oynanan tiyatro oyunu hakkında da bilgi veren Seni Bey’in ifadelerinden, Mısır’daki tiyatro anlayışının da değişime uğradığı anlaşılmaktadır. Zira oynanan oyunda anlatılan bir kont ve kontesin hayatıdır ve bu durum Arap tiyatro anlayışında da değişimlerin meydana geldiği göstermektedir.

Abdülgani Seni Bey, Mısır’da iken Osmanlı Devleti’nde yaşanan gelişmeleri de uzaktan takip etmek durumunda kalır. Mısırlı memurlardan yaşanan gelişmeleri öğrenir. Örneğin sadrazamlığa, Hüseyin Hilmi Paşa’nın geçtiği haberini onlar aracılığı ile alır. Mısırlılar Osmanlıda yaşananları yakından takip etmekte ve İttihat Terakki’nin başa gelip, halifenin gücünün kısıtlanması konusunda endişe duymaktadırlar. Bir memurun, Halife’nin tahttan uzaklaştırılması ve yönetimin İttihat ve Terakki’ye geçmiş olmasından kaynaklanan kızgınlığını dile getirmesi üzerine Abdülgani Bey, onu ikna ettiğini ve meselenin aslını anlattığını ifade etmesi bu durumu özetler niteliktedir.

Seyahatnamedeki önemli noktalardan bir diğeri ise deniz yolu taşımacılığının tamamen sömürgeci güçlerin elinde olmasıdır. Güney’e doğru indikçe sömürgeciliği etkisini daha çok hisseden Seni Bey de bu duruma değinmektedir. Ayrıca Sudan’da da ezilen ve ağır işlerde, az kazanç için çalıştırılan hep yerli halk iken önemli işletmeler, sömürgecilerde veya Rum ve Ermenilerin elinde bulunmaktadır. Sudan’ın önemli limanlarından biri olan Port Said’e vardıklarında ise Senî Bey’in hayreti daha çok artar. Zira ona göre bu limanın tamamen telgraf telleri ile dolu olması, İngilizlerin iletişim için burayı kullandıklarını göstermektedir. İngilizler Sudan’ı öylesine benimsemişlerdir ki nüfusun yok denilecek kazar az olduğu bu limana, büyük hükümet binaları inşa etmişlerdir, üstelik binanın içi neredeyse bomboştur. Bunu ise geleceğe yatırım olarak görmektedirler.

1909 yılında kaleme alınmış olan “Yemen Yolunda” isimli seyahatnamesinde, Yemen’e giderken yaşadıklarını anlatan Abdülgani Senî Bey, Müslüman topraklarında yaşanan modenizme geçiş ve Batılılaşma çabalarını yansıtan önemli bir kitap olmakla birlikte, gittiği her yerde görülmesi gereken mekanları ve müzeleri de gezerek adeta bir rehber kitabı özelliği de taşımaktadır. Çektiği fotoğraflarla dönemi yansıtmaya çalışmaktadır. Yemen’de yaşadıklarını ve Yemen’in çevresindeki ülkelere olan ziyaretlerini ide “Yemen Yolunda Avdet” İsimli kitabında anlatmıştır.

 

Yemen Yolunda, Abdülgani Senî , Matbaa-i Ahmed İhsan, İstanbul, 1325/1909. 198 s.

 

 

 

Güncelleme Tarihi: 27 Mart 2012, 01:35
YORUM EKLE
YORUMLAR
Hüseyin Cahit
Hüseyin Cahit - 6 yıl Önce

Esra hanım; yazılarınızı büyük bir zevkle okumakta ve takip etmekteyim ve edindiğim bilgilerden de çok memnunum. Yazılarınızın devamını bekliyor ve diliyorum. Allah, sizin, Dünya Bülteni ailesinin ve tüm müslümanların yar ve yardımcısı olsun. TEŞEKKÜRLER.

SIRADAKİ HABER

banner10