banner15

Altınla tartılan kemik

Sahilde balık yakalamak için olta atmış olan bir adamın karşısına memleketin padişahı çıktı ve ona güzel bir teklifte bulundu.

Altınla tartılan kemik

Halinden fakir olduğu anlaşılan bir adam, deniz kenarında oltayla balık tutuyordu.Tesadüfen oradan geçmekte olan ülkenin padişahı bu gariban adamla ilgilendi ve ona "oltana ben buradayken takılan ilk şey ne olursa, sana onun ağırlığınca altın vereceğim" dedi.

Biraz sonra fakir adamın oltasına ortası delik bir kemik takıldı. Hükümdar da balıkçıya "ne yapalım, şansın bu kadarmış, oltana ağır bir şey takılmadı" diyerek adamı alıp sarayına götürdü.

Padişah saraya varınca adamlarına, "balıkçıya elindeki kemiğin ağırlığınca altın vermelerini" emretti. Kemiği terazinin bir kefesine koydular, öbür kefesine de altın doldurmaya başladılar. "Beş, on, yirmi, elli" derken, ne kadar altın koydularsa kemiğin olduğu kefe yerinden bile oynamıyordu. Görünüşte dört-beş altını zor tartar göründüğü halde, tahminlerin on misli üzerinde altın koydularsa da kemik "bana mısın" demedi.

Adamlar altını doldurmaya devam ettiler, terazinin kefesi doldu taştı ama kemik tarafı yerinden kımıldamıyordu. Nihayet bunda bir sır, bir hikmet olduğunu anladılar.

Bir bilge kişiyi saraya davet edip, bu sırrın ne olduğunu sordular. Bilge şahıs kemiği eline alıp şöyle bir baktıktan sonra "bu kemik açgözlü bir insanın göz çukurudur. Siz bunu tartmak için bütün hazineyi koysanız yine de yerinden oynamaz. Çünkü doymaz ama bir avuç toprak bunu doyurur" diye izah etti.

Nitekim bir avuç toprak alıp, terazinin kefesine koyulunca kemiğin olduğu kefe yukarı kalkıverdi.

Güncelleme Tarihi: 25 Mart 2016, 16:57
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48