banner39

Baban gelirse beni çağır!

Babam Hafız Ali, Çanakkale'de şehid olduğunda, ben anamın karnında yedi aylıkmışım. Onu hiç tanımadım. Bir fotoğrafı bile yoktu.

Hayata Dair 18.03.2015, 22:40 18.03.2015, 22:40
Baban gelirse beni çağır!

Balıkesir'de Ali Şuurî İlkokulu karşısındaki boşlukta beş altı sene öncesine kadar eski ayakkabıları tamir eden Cevdet Alkalp isminde bir dede vardı. İkinci aralıktaki ikinci dükkânda kır, pala bıyıklı bir ihtiyar çalışan Cevdet dedemiz meğer şehid çocuğuymuş. Nasıl öğrendiğimi anlatayım:

Bir akşamüstü dükkânın önünde çay içerken, mevzu Çanakkale Harbi'ne gelince ağlamaya başladı: "Rahmetli babam Hafız Ali, Çanakkale'de şehid olduğunda ben anamın karnında yedi aylıkmışım. Onu hiç tanımadım. Bir fotoğrafı bile yoktu. O günler çok zor günler: Seferberliğin sıkıntıları, Kuvayı Milliye zamanı, işgal yılları, yokluk, kıtlık, sıkıntı, çocukluğumuz hep ekmek peşinde koşturmakla geçti.

Anam Adeviye hanım, çocukluğumdan itibaren her sokağa çıkışta her bir yere gidişte yanıma gelir:
- Oğlum ben pazara gidiyorum. Baban gelirse, beni hemen çağır ha...
- Ben komşulara gidiyorum. Baban gelirse, beni hemen çağır ha...
- Ben mevlide gidiyorum. Baban gelirse, beni hemen çağır ha...
Derdi.

Annem babamı bir ömür boyu böyle bekledi, durdu. Büyüdüm, dükkân açtım. Annem gene her bir yere gidişte dükkâna gelir, gideceği yeri söyler ve "Baban gelirse, beni hemen çağır ha!" diye eklerdi.

Aradan yıllar geçti. Anacığım ihtiyarladı. Gene de bastonuna dayanarak yanıma gelir; "Baban gelirse, beni hemen çağır ha!" diye tembihlerdi. Günü geldi, ağırlaştı. Ölüm döşeğinde bizimle helalleşti:
"Bana iyi baktınız. Hakkınızı helal edin."
Bana döndü ve yavaşça:
"Baban gelirse, ona annem hep seni bekledi de" dedi. Sonra birden irkilerek doğruldu ve kapıya doğru gülümseyerek;
"Hoş geldin... Hoş geldin!" diyerek ruhunu teslim etti.

Kaynak: Çanakkale Şehitleri Tanıtım Ve Araştırma Derneği 90. yıl Fotoğraf Albümü

Yorumlar (0)
21
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?