Dünya sizi kandırmasın

Tam o sırada içeriye kendisine tıpatıp benzeyen bir kişi daha girmiş. Adam içinden "insan bu kadar birbirine benzer mi" diye düşünmüş.

Dünya sizi kandırmasın

Şûrâ ehli tarafından biat edilerek halife seçilen Hz. Osman (r.a.) Hz. Peygamber'in minberine hüzünlü bir şekilde çıktı ve şunları söyledi:

"Siz, her an değişmekte olan bir yurttasınız ve hayatınızın bundan sonraki kısmını yaşamaktasınız. Öyleyse henüz gelmeden, gücünüz yettiğince ve en güzel şekilde ölüme hazırlanınız. Ömrünüzü en hayırlı amellerle değerlendiriniz. Şunu biliniz ki, bu imkân sizlere verilmiştir. Unutmayınız, eceliniz sabah ya da akşam hiç beklemediğiniz bir anda size gelebilir. Bu dünya, aldatma üzerine kurulmuştur. Nitekim Allahü Teâlâ «sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve şeytan, Allah'ın affına güvendirerek sizi kandırmasın» (Lokman sûresi, 33. âyeti celile) buyurmaktadır.

*-*-*

Dünyanın gelip geçiciliğiyle alakalı olarak Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî de şu öyküyü anlatır:
 
Yakışıklı mı yakışıklı adamın biri hamama gitmiş. Göbek taşına uzanmışken, tam o sırada içeriye kendisine tıpatıp benzeyen bir adam daha girmiş. Adam içinden "insan bu kadar birbirine benzer mi" diye geçirmiş.

Ama onun etrafında hizmetçiler, muhafızlar vs var. Adam oradakilere sorar:
- Bu kimdir?
- O padişahtır.
Cevabını alınca hayranlığı bir kat daha artmış.

Sultan olduğu için ona hususî oda açmışlar. Padişah, etrafındakilere:
- Haydi beni yalnız bırakın!
- Beli (evet) sultanım.
- Şimdi buradan gidin!
Diyerek hizmetkârlarını ısrarla uzaklaştırmış.

Adam, herkes gittikten sonra "padişahın odasına bir bakayım ne yapıyor" demiş. Kapıyı hafif aralayınca bir de ne görsün? Padişah ölmüş.
"Fırsat bu fırsat, nasıl olsa padişah bana benziyordu" diyerek, padişahı sırtladığı gibi göbek taşına bırakmış, kendisi de hemen padişahın yerine geçmiş.
Sonra ellerini çırparak hizmetçilerini çağırmış. Hizmetçiler, hürmette kusur etmeden gelip:
- Emriniz olur padişahım!
- Hemen gidiyoruz!
- Peki, devletlû sultanım!

Elbiseler giyiniliyor. Saltanat arabasına binip doğru saraya gidiyorlar.
Kendisini ele vermeden harem dairesine girmek istiyor. Harem dairesine girince:
- Câriyeler nerede?
- !!!
Derken, yüzüne şiddetli bir tokat iniyor. Bir uyanıyor ki, göbek taşında uyuyakalmış. Meğer gördüklerinin hepsi rüyâ imiş... Tokatı atan:
- Temizlik yapacağız, geç oldu! Hadi kalk, git buradan!
- Peki gidiyorum!
Diyerek evinin yolunu tutuyor rüyadaki padişah.

Mevlânâ hazretleri buyuruyor ki: "İşte dünyâ budur. Göbek taşına yatarsın, adamı tokatla uyandırırlar. Ne yazık ki, Azrâil aleyhisselâmın uyandırması böyle de olmaz!"

Güncelleme Tarihi: 09 Temmuz 2015, 14:50
banner53
YORUM EKLE

banner39