banner39

Elimizdekinin değerini bilmeliyiz

Denize atılan adam birkaç defa suya battı, çıktı. Sonra tayfalar ip atarak, gemiye doğru çektiler.

Hayata Dair 09.08.2013, 23:50 09.08.2013, 23:50
Elimizdekinin değerini bilmeliyiz

Zengin bir tacir, acemi yardımcısı ile gemiye binmişti.

Yardımcısı hiç deniz görmemiş, geminin sıkıntılarını tatmamıştı. Ağlamaya, inlemeye başladı. Korkusundan tir tir titriyordu. Avutmak için çok uğraştılar ama nafile... Adamı bir türlü sakinleştiremediler. Tacirin de keyfi kaçtı.

Derken ihtiyar bir derviş peydah oldu ve "müsaade buyurursanız, ben onu sustururum" dedi. Tacir de "lütfetmiş olursunuz" diye cevapladı.

İhtiyar derviş "ne dersem itiraz etmeyeceksiniz..." diye de sıkı sıkıya tembihledi. Sonra da "tutun kollarından denize atın!" deyince, oradakiler korku dolu gözlerle birbirine bakındılar.

İhtiyar derviş "haydi durmayın. Söz vermiştiniz dediklerimi yapacaktınız.." diye çıkışınca, oradakiler, korkak yardımcıyı denize attılar.

Adam birkaç defa suya battı, çıktı. Sonra ip attılar, gemiye doğru çektiler. Yaklaşınca iki
eliyle kuvvetle tutup gemiye çıktı, bir köşede uslu uslu oturmaya başladı.

İhtiyar dervişin yaptığı iş, taciri hayrete düşürdü ve "bu işteki hikmet nedir derviş baba?" diye sordu.

Sakalını sıvazlayan ihtiyar şöyle açıkladı:

"Yardımcınız evvelce suya batmayı tatmamıştı. Gemideki selâmetin kıymetini bilmiyordu. İşte, huzur ve saadet de böyledir. Bir felâket görmeyen kimse huzurun kıymetini bilemez..."

banner53
Yorumlar (0)
33
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?