Senin elinde oğlum!

Zamanın birinde bir memlekette zeki, çok bildik ve afaca iki kardeş varmış. Pek akıllı oldukları kadar da yaramaz imişler...

Senin elinde oğlum!

Etrafındaki, mektep ve medreselerdeki bilgiler onlara yetmez olmuş.

Bir gün anneleri onları; inzivaya çekilen, tenha bir dağda kendi başına yaşayan âlim bir zata götürmüş.

Gençler, bu her şeyi bilen âlimle bir süre çok mutlu olmuşlar ama sonra sıkılmaya başlamışlar:

"Bu çok bilmiş âlimin de bilmediği vardır! Bilemeyeceği bir soru bulmamız lazım" diye düşünmüşler.

Kardeşlerden biri bir gün "Buldum!" diye koşarak gelmiş. Pek sevinçliymiş:

"İki elimin arasında bir kelebek koyacağım ve hocaya şöyle soracağım: 'Avucumun içinde bir kelebek var, canlı mı, ölü mü?' diye... 'Ölü' derse, kelebeği bırakacağım. Canlı derse, avucumu hafifçe bastırıp, kelebeği öldüreceğim. Her ne derse desin cevabı bilemeyecek ve mosmor olacak!"

Şartları hazırladıktan sonra gençlerden biri kapalı tuttuğu ellerini âlime doğru uzatmış.
 
Ve sormuş:

"Ey yüce insan, muhterem hocam! Şimdiye kadar bize çok şey öğrettiniz. Size müteşekkiriz. Fakat basit bir sualimiz olacak."

"Hayırdır çocuklar, buyurun sorun."

"Avucumun içinde bir kelebek var: Canlı mı, ölü mü?"

Gün görmüş, tecrübeli âlim, cevap vermeden önce bir müddet suali soran çocuğun gözlerinin içine bakmış, bakmış, bakmış ve...

"Senin elinde evladım, senin elinde! Canlı kalması da senin elinde, ölü olması da..." diye cevaplamış.

Güncelleme Tarihi: 03 Nisan 2014, 19:16
banner53
YORUM EKLE

banner39