banner39

banner35

Babıali’nin bilge kalemi: Akif Emre

Entelektüel kişiliği, ilkelerinde tavizsiz, popülizmden ve gündelik tartışmalardan uzak yapısıyla basın-yayın çevrelerinde saygın bir yere sahip olan Akif Emre, vefatının beşinci yılında anılıyor.

Hayatın İçinden 23.05.2022, 09:47 23.05.2022, 09:52
Babıali’nin bilge kalemi: Akif Emre

Entelektüel birikimiyle Türk-İslam fikir hayatının son çeyrek asrına derin iz bırakan, Babıali’nin bilge kalemi Dünya Bülteni eski yayın yönetmeni Akif Emre, vefatının 5. yılında anılıyor. Gazeteci-yazar, fikir adamı Akif Emre 23 Mayıs 2017 tarihinde Edirnekapı Şehitliğinde ebediyet âlemine yolcu edilmişti. Vefât yıldönümünde merhuma rahmeti vesile kılarak dostlarına Akif Emre’yi sorduk. İşte yol arkadaşlarının şahitlikleri:

ERDEM ABİDESİ SORUMLU BİR YAZARDI

Yazar Mustafa Şahin: Akif Emre ruhunu aklını bilgi ve sezgisini reel politiğe, güç ilişkilerine teslim etmeyen, ırkçı kabarışa milliyetçi köpüğe, ulusalcı dalgaya zerre kadar tenezzül etmeyen, İslam yurduna ve yeryüzündeki bütün Müslümanların hukukuna bir bütün olarak bakan müstesna bir aydın, erdem abidesi sorumlu bir yazardı. Onu özellikle Arap Baharı günlerinde alkışçı, tetikçi, propagandist yazarların hizasına getiremedikleri için kıvrananlar şimdiden çok mahcup olmuşlardır. Zira tarih Akif Emre’nin serinkanlı metin duruşuyla yaptığı analizleri doğrulamış reel politiği, hamaseti köpüğü silip süpürmüştür. Onu çok özledik.

SAVRULMAMAYI ÖĞRETTİ

Gazeteci Hamit Kardaş: Akif Emre’nin yanında yedi yıla yakın çalıştım. Bizlere gazeteciliği öğretirken, bir yandan da Müslüman bir gazeteci olarak farklı yönlerden esen rüzgarlarda savrulmamayı da öğretti. Mesleğini hep İslamî ve insanî ilkelerle yürüttü ve bizlere de bu konuda öncülük etti. Vefatının üzerinden geçen 5 yılda Akif Emre’nin gazeteciliğine ve yol göstericiliğine ihtiyacımız sürekli artıyor. Allah rahmet eylesin.

MÜSLÜMANCA YAŞAMAYI GÖSTERDİ

Yazar Dursun Çiçek: Akif Emre, modern düşünceye çeşitli biçimlerde eklemlenmeye çalışılan veya modernizme karşı bir reaksiyona indirgenmeye çalışılan İslamcılığı, Müslümanların inançlarının tezahürü olan tarihî tecrübesine yasladı. Modern şehir ve mekan telakkisine karşı İslam şehirlerinin altını çizdi. İslam tarihinin ve Müslümanların ortaya koyduklarının bir kurgu değil, gerçeklik olduğunu ısrarla belirtti. Modernleşen, selefîleşen, hâricîleşen, muhafazakarlaşan bir dünyada bütün imkansızlıklara rağmen Müslümanca durmanın, yaşamanın, ahlaklı ve ilkeli bir insan olarak kalmanın örnek ahlakını ve karakterini gösterdi.

Yazar Yaşar Süngü: Akif Emre deyince aklıma ilk gelen kelimeler ‘Vakar’ ve ‘dik duruş’ oluyor. Hayatı boyunca hiç eğilmedi, istikametinden şaşmadı. Dik duruşu yüzünden yaşadığı sıkıntılara da hiç eyvallah etmedi.

İNANMADIĞI TEK CÜMLE KURMADI

Yazar Cihan Aktaş: Akif Emre ile on yıl kadar aynı platformlarda çalışma şansına sahip oldum. Değerlere dayalı, sözün güvenilirliğini esas alan, hamasete pirim verilmeyen bir yayıncılık ilkesini korudu sonuna kadar. Konu dış politika, ülke gündemi veya hayat olsun, inanmadığı tek cümle kurmadan sürdürdü yazı yolculuğunu. Müslümanların, güven duyulan insan olma sorumluluğunu yerine getirmedikleri takdirde ideallerini gerçekleştiremeyecekleri gibi bu ideallere de yabancılaşacaklarını düşünürdü. Her zaman nitelikli bir okuyucusu vardı Akif Emre’nin ama sağlığında metinlerinin hak edildiği ölçüde okunduğu söylenemez. Vefatının 5. yılında, kitaplarının gençler tarafından dikkatle okunmaya başladığını fark ediyorum.

EKSİKLİĞİNİ HİSSEDİYORUZ

Mehmet Özay: Yazı çalışmaları incelendiğinde onun sadece bir yazar olmadığını, kapsamlı bir dünya görüşünü ve düşüncesini yazılarına taşıdığını görebiliriz. ‘Gündelik’ kalıcılıktan uzak olguların ötesinde kalıcı ve anlamlı olanı okur kitlesine fark ettirmeye çaba gösterdi. Bugün bu noktada bir eksiklik hissediyorsak ki, hissedildiği kanaatindeyim, onun gibi bir yazar ve düşünürün aramızda bulunmayışındandır.

İNANDIĞI GİBİ YAŞADI

Yayıncı Mustafa Kirenci: Kendi adıma Akif Emre’nin yakın dostluğu ve ülkü yoldaşlığından, sorularından, samimiyetinden ayrı 5 yıl geçti. Şimdi 13 esere ulaşan külliyatı bir kaç eserinin de yayımlanmasıyla tamamlanacak. Gençler, yeni nesiller onu, bu külliyatıyla ve buradan doğacak aydın/entelektüel portresiyle daha iyi tanıyacaklarını düşünüyorum. İnsanların fikirleri, ne söyledikleri önemli olsa bile benim için daha önemli olan fikirlerini samimiyet ve sadakatle takip etmeleri, daha doğrusu yaşamaları. O zaman her soylu fikir, her ahlâkî söylem, adeta capcanlı bir organizma gibi temsil kabiliyetine yükselir. Yaşayan, hayata dahil olan varlıklar haline gelirler. Bu daha çok, insanın düşünce dünyasında nelerin “pay” sahibi olduğu bilincini taşımasıyla ve o bilinci diri tutmasıyla mümkün. Akif Emre, bu pay sahibi olduğu şeyin yüksek bilincini hem yaşadı hem de yazılarıyla ifade etti. Ruhu şad olsun.

Kaynak: Yeni Şafak

Yorumlar (0)
28
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?