banner15

Cömert böyle olur

Köle ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi.

Cömert böyle olur

Hz. Ali'nin ağabeyi Cafer b. Ebu Talib'in oğlu Abdullah, sıcak bir günde bir kabilenin hurmalığına inmişti.

Abdullah burada dinlenirken, hurmalıkta çalışan köleye, yemek vakti gelince karnını doyurması için üç parça ekmek verildiğini gördü.

Köle ekmeklerden birini ağzına götürmek üzereydi ki, birden önünde açlığı her halinden belli bir köpek belirdi.

Köle elindeki ekmeği köpeğin önüne attı. Köpek ekmeği derhal yedi. Köle ekmeğin ikinci parçasını da attı. Köpek bunu da bir kerede sildi süpürdü. Köle bunun üzerine üçüncü parçayı da köpeğe verdi.

Köle kalkıp, yeniden işine dönmek üzereydi ki, olup biteni uzaktan seyreden Abdullah yanına yaklaşıp sordu:
"Ey köle, bugünkü yiyeceğin ne kadardı?"
Köle sıkılarak cevap verdi:
"İşte bu üç parça ekmek."
"O halde neden kendine hiç ayırmadın?"
"Baktım ki, hayvan çok aç. O halde bırakmak istemedim."
"Peki sen ne yiyeceksin şimdi?"
"Oruç tutacağım."

Bunun üzerine Abdullah b. Cafer, köleden sahibini ve evinin nerede olduğunu sordu. Sonra da gidip adamdan bu hurma bahçesini, içindeki köleyle birlikte satın aldı. Sonra döndü, köleye bu tarlayı ve onu sahibinden satın aldığını söyledi ve ekledi:
"Seni azad ediyorum. Bu hurmalığı da sana hediye ediyorum."

Cömertliğiyle meşhur Abdullah b. Cafer, kendisinden daha cömert birini tanıyıp tanımadığı sorulduğunda bu olayı anlatır ve "ama o köpeğe topu topu üç parça ekmek vermiş; sen ise ona koskoca bir hurmalığı ve hürriyetini vermişsin" dediklerinde de şu karşılığı verirdi: "Doğru fakat o elindeki herşeyi verdi; ben ise elimdekinin sadece bir kısmını..."

Güncelleme Tarihi: 20 Haziran 2014, 21:08
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48