banner39

Sen neyin umudu olmak istersin?

Hayatın İçinden 02.12.2020, 16:05
Sen neyin umudu olmak istersin?

Murat Sayımlar

Umutsuzluk, ufuksuzluk ve inançsızlık; bilmemenin, yapmamanın ve olmamanın müsebbibleridir.

Zihni tıkadığı gibi, ruhun da önünü keserler. Sadece okuyarak, yazarak, konuşarak çözülecek bir sorun değildir. 

İlla ki şahitlik/örneklik gerektirir. Ya insanın, kendisinin yapıp, denemesi sonucunda; ya da bir başkasının yapıp, başarmış olması yoluyla bir şahitlik zorunludur.

Ruhu ve zihni tıkayan, umutsuzluk-ufuksuzluk ve inançsızlığa düçar bırakan durum, insana karşı, şeytanın bir meydan okumasıdır. Bu meydan okumaya karşı tek çare, benzer veya daha güçlü bir meydan okumadır. 

Boşluğa ve çaresizliğe düşüren hususu gerçekleştirmeye zorlarsanız şeytanın meydan okuması boşa çıkar. Ya da bunu başarmış tek bir örnek, yapılabilirliğinin ispatı olur ve şeytan etkisiz kalır. Yani şahitlik şarttır.

İslamı din olarak kabul etmişler için, itminana ermiş nefis, Allah'a kul olmanın ve cennete girmenin koşuludur. Cennet hali ve duygusu olan itminan, Dünya hayatında da temel motivasyon unsurudur.

Hal böyleyken neden itminanı, önemine ve görevine binaen anlayıp, ulaşmayı hedefine koymuş ve mücadele eden Müslüman yok denecek kadar azdır? Sadece okumak ve konuşmakla iktifa edilmektedir? Ne olduğunu bilmemek ve elde edememek umutsuzluk, ufuksuzluk, inançsızlığından dolayı elbette. 

Mesele dersler, makaleler, tezler, konferanslarla çözülecek gibi değildir.

Birilerinin boğazından aşağı inecek, itminanın anlamı, parça parça tatminler, bütüncül tatmin ile ilgili bir tasavvura sahip olacak; bunları nasıl inşa edebileceği fikrini oluşturacak ve tatminlerini inşa etmeye başlayacaktır.

Artık bizatihi şeytana meydan okumuş; umutsuzluğunu, ufuksuzluğunu, inançsızlığını alaşağı etmiştir. Bu duruma şahit olanlar da bir meydan okuma imkanı kazanmışlardır.

İyiliği emredip, kötülükten sakındırmanın diskurunu çekenlerin, hiç, iyiliği emrettirip, kötülükten sakındırdığına şahit olmadım. Zira diskur çekenlerin, şeytanın meydan okumasının altında kalmadığına; umut, ufuk ve inanç sahibi olduğuna ilişkin bir işaret görülmemektedir.

Oysaki sokakta bir kadını döven bir adama müdahale eden bir gencin durumu neredeyse bütün ülke tarafından ilgiyle takip edilip, onay gördü. Bunu yoksunluk sendromu, yalanına ceket vermek ve şahitliğin ne kadar etkin olduğunun delili olarak görmek lazımdır. 

Müslüman tüccarı, evlilik ilişkilerini, adaleti, hikmeti, boş işlerden yüz çevirmeyi saatlerce anlatmaktan vaz geçmek lazımdır artık. Zira insanlar anlatılanların neredeyse hepsini bulup, okuyabilmek imkanına ve zekasına sahiptirler.

Aslolan bunlara ilişkin örneklik oluşturup, umut olabilmektir. 

İslam diniyle bir hayat inşa edebilmenin asgari koşulu olarak buna ilişkin tasavvur ve tahayyüllere sahip olmak lazımdır. Ancak bu kere böyle bir şeyin olabileceğine inanılır, umut ve ufuk sahibi olunur. Bunu kısmen de olsa sağlayanların şahitliğinde, Müslümanlar da İslamın anlam ve inşa hükümleri, insan fıtratına uygun ve insanları itminana ulaştırabilecek bir hayatın inşasının mümkün ve hayatın varlık nedeni olduğuna inanacaklardır. Bu hususta ki umutsuzluklarından kurtulup, ufuk sahibi olabileceklerdir.

Umut, ufuk veya inanç olabilmek için bir şeylere şahit olmak lazımdır. Bunun için de önce olmak lazımdır. İşte o zaman söylediğin, yaptığın ve olduğun şey umudun şahitliğini yapacaktır.

Mesele neyin umuduna sahip olup, neyin umudu olacağına karar verebilmektir. Umut olmak lazımdır. 

Bir Peygamberin şahitliği bir ümmete umut oldu. Bizim de kendimize ve insanlığa umut olabilmek ihtiyacımız ve mecburiyetimiz var. Bunu sağlayamayan işler ve sözler, boş işler ve sözlerden sayılmalıdır.

banner53
Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?