banner39

26.12.2011, 02:39

İran-Ermenistan ortak projeleri

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Ermenistan'ın başkenti Erivan'ı 6 Haziran 2011 günü resmen ziyaret edecek, önemli görüşmeler yapacaktı.

Ancak bu ziyaret son anda iptal edilmiş, sebebi de anlaşılamamış, ziyaret daha sonraki bir tarihe ertelenmişti. Ahmedinejad, 6 ay kadar önce iptal edilen bu ziyareti, sonunda geçen cuma gerçekleştirmiş bulunuyor. Gözlemcilerin, bölge ülkelerinin merakla izledikleri bir günlük ziyaret, tarafların siyasi, ekonomik ve enerji alanlarındaki işbirliğini güçlendirme, geciken ortak projelere yeniden hız verme taahhütleriyle sona ermiş bulunuyor. İlgili haberlerden, tarafların siyasi konularda benzer görüşlere sahip olduğu ortaya çıkarken görüşmelerin ağırlık merkezinin ortak enerji projelerinin olduğu anlaşılıyor. Nitekim bu konuda 5 protokol imzalanmış bulunuyor.

İki ülke arasındaki bu ortak enerji projeleri kısaca şunlardan meydana geliyor: İki ülke elektrik iletim şebekelerini birleştirecek olan üçüncü yüksek gerilim hattı; ortak sınır boyunca yer alan Aras Nehri üzerinde inşa edilecek iki hidroelektrik santral ve İran'dan Ermenistan'a petrol ve ürünlerini taşıyacak boru hattı. Bunlara ilaveten bir de Ermenistan'ı İran'dan başlayarak Körfez'e kadar birleştirecek Ermenistan-İran demiryolu hattı projesi var.

Ahmedinejad'ın son ziyaretinde bu projelerden üçüncü iletim hattının halen devam eden inşası ile Aras Nehri üzerinde kurulacak hidroelektrik santrallerin inşalarının hızlandırılmasına karar verilmiş bulunuluyor. Bunu da bizzat Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan ifade ederken ziyaretten çok önemli sonuçlar da çıktığını söylüyor.

Ne var ki, tarafların bu projeler konusundaki iyimser sözleri ve taahhütleri, bu projelerin açıklanan gerçekleşme takvimlerinin çok gerisinde kaldığı gerçeğini gözlerden saklayamıyor. Nitekim, daha önce açıklanan takvimlere baktığımızda söz konusu üç proje ile ilgili olarak bu yıl ilk adımların atılacağı söylenmişti. Ama bunlar bu yıl gerçekleşmedi; üç projede de bu yıl içinde söz edilebilecek bir ilerleme sağlanamadı. Bu bağlamda mesela, Aras Nehri üzerinde kurulacak Megri Santrali ile ilgili anlaşmanın ilk olarak 2001 yılında, üçüncü yüksek gerilim hattı ile ilgili anlaşmanın da 2004 yılında imzalandığını hatırlatalım. Bu durumda, imzalandıkları zaman önemli anlaşmalar olarak nitelenen bu anlaşmaların hâlâ istenen noktalara gelemediği gerçeğini görmek gerekiyor elbette.

Diğer yandan, stratejik öneme sahip, tarafların çok önem verdikleri Ermenistan-İran demiryolu hattının akıbeti de benzer durumda bulunuyor. Bu proje de bugün sözü edilecek herhangi bir ilerleme ya da gelişme olmadan bekliyor. Bu gecikmelerin sebebine gelince; bu konuda en başta mali kaynak ya da fon yetersizliği başrolü oynuyor bize göre. Esasen, bu projelerin mali kaynaklarının ya tamamını ya da önemli bir kısmını İran sağlayacaktı. Ancak anlaşılan İran, bu kaynakları sağlayacak durumda bulunmuyor. Olsaydı zaten projelerde muhakkak ilerleme ya da gelişme mutlaka olurdu. Ayrıca mesela Ermenistan-İran demiryolu projesi için aranan dış kaynaklar da sanki temin edilememiş görünüyor.

İran'ın kaynak sıkıntısının arka planında ise bu ülkeye hem BM, hem Amerika ve hem de AB ve başkaları tarafından uygulanan çok yönlü ve kapsamlı müeyyidelerin yattığı söyleniyor. Bu bağlamda bazı kaynaklar, İran-Ermenistan mali ilişkileri ve kaynak transferinde önemli bir role sahip İran bankası Mellat (Millet) Bankası'nın son günlerde müeyyideler kapsamına alınmasının ve bu bankanın Erivan şubesinin de bu gelişmeden etkilenmiş olmasına dikkat çekerek, bundan böyle transfer işlemlerinin daha da zorlaşacağını söylüyorlar.

Bu söylenenler ne kadar doğru elbette tam anlamıyla bilemeyiz. Bunlar, tarafların açıklamayacağı konular. Ancak bunlar doğruysa İran'ın müeyyidelerden etkilendiği tezi güç kazanır elbette.

İran-Ermenistan ilişkilerinin ağırlık merkezini teşkil eden ortak projelerde durum bu şekilde bulunuyor. Projelerin hayata geçmesi için daha çok zaman ve kaynak gerekiyor velhasıl.

Kaynak: Zaman

 

 

Yorumlar (0)
15
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?