banner15

Patronlar sermaye ayrımına kızıyor

Patronlar Kulübü TÜSİAD'ın YİK Başkanı Mustafa Koç, 'İstanbul sermayesine karşı Anadolu sermayesi oluşuyor' değerlendirmelerine sert çıktı: Anadolu-İstanbul sermayesi ayrımının kimseye faydası yok.

Patronlar sermaye ayrımına kızıyor

 Dünya Bülteni / Haber Merkezi
 
Patronlar Kulübü TÜSİAD'ın Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç, 'İstanbul sermayesine karşı Anadolu sermayesi oluşuyor' değerlendirmelerine sert çıktı. Türkiye'de böyle bir ayrım olmadığını belirten Koç, "Bu ülkede İstanbullu ya da Çorumlu her işadamının tek ve ortak bir amacı vardır. O da daha müreffeh ve daha kalkınmış bir Türkiye'dir." dedi. 
 
Son dönemde gündeme gelen 'İstanbul sermayesine karşı Anadolu sermayesi güçleniyor' şeklindeki tartışmalara Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nden (TÜSİAD) itiraz geldi.

Patronlar kulübünün Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç, bu tür münakaşa ve ayrımların hiç kimseye faydası olmadığını söyledi. Bu yaklaşımı yapay bir saflaşma olarak gördüğünü belirten Koç, "Gerek TÜSİAD gerekse de işadamı şapkamla söyleyebilirim ki, Türkiye'de böyle bir ayrım yoktur!

Sermayemiz birdir ve bu ülkede sermayesini yatırıma dönüştüren büyük-küçük, İstanbullu ya da Çorumlu her işadamının tek ve ortak bir amacı vardır. O da daha müreffeh ve daha kalkınmış bir Türkiye'dir." dedi. TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ise asıl büyük ayrışmanın kayıtlı iş yapan sermaye ile kayıt dışı sermaye arasında olduğunu iddia etti.

Dün gerçekleştirilen TÜSİAD YİK toplantısında konuşan Mustafa Koç, hükümetin söz verdiği yeni anayasanın ne zaman hazırlanması gerektiğine ilişkin de görüş beyan etti. Bu konuda geniş çaplı müzakerelerle ihtiyaç duyulduğunu belirten Koç, "İnanıyoruz ki, herkesin ortak hedefi ülkemizde refahı, huzuru ve kalkınmayı temin etmektir.

Bu asgari müşterek, önümüzdeki dönemin ortak konularına yapıcı bir gözle bakmaya yetmelidir. Yeni anayasa bu ortak konulardan sadece biridir." açıklamasında bulundu. Yeni anayasanın herkesin talebi olduğunu vurgulayan Mustafa Koç, "Bu talebi dile getiren siyasi ve sivil aktörlerin şimdi sürece olumlu ve yapıcı bir üslupta katkıda bulunma sorumluluğu ile karşı karşıya olduğunu görüyoruz.

TÜSİAD olarak, yeni anayasa çalışmaları için her zaman toplumsal ve siyasal uzlaşma prensibini benimsedik. Önümüzdeki aylarda sürekli gündemde olacak yeni anayasa çalışmalarının aceleye getirilmeden, demokratik, serinkanlı ve geniş bazlı müzakerelerle yapılacağını umuyoruz. Yeni anayasamız ancak bu şekilde bir toplumsal sözleşme niteliği taşıyacak, çekişme kaynağı değil birlik kaynağı olabilecektir." dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarının 2011 yazındaki genel seçimler sonrasına bırakılmasını isterken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bu yılın yasama döneminde bitirilmesini talep ediyor.

Önümüzdeki dönem içerisinde malî disiplin başta olmak üzere yapısal reformlara odaklanılması çağrısında da bulunan Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Koç, "Mali kuralın ertelenmiş olması, haklı olarak yaklaşan genel seçimlerde mali disiplinin sürdürülmeyeceği endişesine yol açmıştır. Ancak hükümetin uygulamada da aynı kararlılığı göstereceğini düşünüyoruz." diye konuştu.

Hükümetin ekonomi ve yapısal politikalarda hata yapma lüksünün olmadığını da kaydeden Koç, yerli ve yabancı yatırımcıya öngörülür yatırım ortamı sunulmasını, aksi durumda sıcak paranın aynı hızla ülkeden çıkabileceğinin altını çizdi.

Bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurumların piyasa ekonomisinin zayıf noktalarını telafi ederek yatırım ortamını istikrarlı kıldığına da dikkat çekerken Türkiye'nin krizden yumuşak bir biçimde çıkabilmesinde de Merkez Bankası başta olmak üzere özerk kurumlarının ciddi katkısının bulunduğunu bildirdi.

'KÜRT SORUNUNDA ÇÖZÜMÜ DESTEKLİYORUZ'

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ise dernek olarak daha müreffeh, daha huzurlu, daha özgür bir toplum istediklerini dile getirdi. Kürt meselesinin de ülkenin en temel sorunu olduğuna işaret eden Boyner, "Bu konuda önce şiddetin durması, terör eylemlerine son verilmesi yönündeki gelişmeleri merak ve ilgiyle izliyoruz.

Bunun yanı sıra tarihimizin hiçbir döneminde olmadığı kadar açık şekilde, sorunu tüm boyutlarıyla da tartışıyoruz. Bu konuda gösterilen tüm iyi niyetli çabalara destek vermeyi de doğru buluyoruz. Önümüzdeki dönemde hem gelişmeler hakkında daha fazla değerlendirmede bulunmak imkânı hem de önerilerimizi dile getirme fırsatı bulacağımıza inanıyoruz." açıklamasını yaptı.

Anayasa değişikliği referandumu sürecinde başlayan toplumsal kutuplaşma tartışmalarına da değinen Boyner, bu durumun Türkiye'nin geleceğini kurmasını zorlaştıracağını anlatarak, referandum sonrası ortamın, ülkenin bir an önce yeni anayasaya kavuşmaya hazır olduğunu da gösterdiğini belirtti.

Ümit Boyner, ayrıca referandum sonrasında hem Başbakan Erdoğan'dan hem de CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'ndan gelen işaretlerin yeni anayasa hazırlanması konusunda siyasi sistemin 'nihayet mutabakat içinde' olduğunu gösterdiğini sözlerine ekledi.

 

Güncelleme Tarihi: 02 Ekim 2010, 08:18
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48