Yatırımın rotası değişiyor

Mayıs ayında içinde bulunduğu negatif faiz döneminden kısa sürede çıkan Türkiye'de yatırımın yönü yeniden değişiyor.

Yatırımın rotası değişiyor

Mayıs ayı sonunda FED'in tahvil alımlarını azaltacağı beklentileriyle Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan piyasalarda yaşanan türbülans ortamı yatırımın yönünü değiştirdi. BIST 100 endeksi 22 Mayıs tarihinde bulunduğu 93.000'lü seviyelerden hızla 70.000'lere doğru geri çekilirken, faizler yüzde 5'lerden yüzde 9'lu seviyelere ulaştı. Türk lirasının Euro ve Dolar karşısındaki değer kaybı arttı.

Güvenli liman arayışına giren yatırımcılar riski dağıtmanın yollarını ararken, yeniden faize dönüş başladı. Uzmanlar, bu dönemde yatırımcıların korunaklı limanlara çekilme eğilimi gösterdiğine dikkat çekerken, ilerleyen dönemde tahvil yatırımlarının öne çıkmasını bekliyorlar.

''TAHVİL BONO FONLARI ÖNE ÇIKACAK''

TEB Portföy Genel Müdürü Ömer Yenidoğan, hazine bonosu faizlerinin yatırım yapılabilir seviyede olduğunu kaydederek hem özel sektör tahvil bono fonları hem de bono tahvil fonlarının önümüzdeki 6 ay, 1 senede iyi bir getiri sunacağını söyledi.

Bu dönemde karma fonların da öne çıktığını kaydeden Yenidoğan, hisse senetlerinden dolayı karma fonların bu dönemde biraz daha volatil olabileceğini belirtti. Yenidoğan, bu dönemde müşterilerine TEB karma fon, TEB yatırım tahvil bono fonu ve TEB özel sektör tahvil bono fonunu önerdiklerinin bilgisini verdi.

''KARMA FONLAR BIST'E NAZARAN DAHA İYİ PERFORMANS GÖSTERDİ''

HSBC Portföy Stratejisti Ali Çakıroğlu, Mayıs ayı sonunda piyasalarda başlayan satışlarda karma fonların Borsa İstanbul'a görece çok daha iyi performans gösterdiğini belirtti. Tek bir sepet içerisinde farklı enstrümanları bir arada tutan optimal fonların türbülans döneminde finansal piyasalarda yaşanan düşüşten daha az etkilendiğini kaydeden Çakıroğlu, sepet portföylerde sepet fonun olmasının riski dağıtması açısından önemli olduğunu vurguladı.

HSBC'nin Mayıs sonunda ihraç ettiği optimal fonların riski dağıtmak açısından öne çıktığını bildiren Çakıroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Finansal piyasalardaki türbülansların belirgin olarak arttığı Haziran'dan bu yana Borsa Istanbul-100 endeksindeki düşüş 10 Eylül itibariyle %13.6 oldu. Tahvil piyasasina iyi bir gosterge olarak degerlendirebilecegimiz Turkiye Kurumsal Yatirimci Yoneticileri Dernegi'nin KYD Tum endeksi ise ayni donemde %4.0 geriledi. Bununla birlikte HSBC Optimal Denge fonunun aynı dönem götürüsü %2.5 ile sınırlı kaldı. Buna ek olarak yilbasindan bu yana baktigimizda Borsa Istanbul-100 endeksi %8.2 gerilerken, KYD Tum endeksi %1.87 geriledi. HSBC Optimal Denge fonu ise aynı dönemde yatırımcılarına %1.87 getiri sağladı.

''TAHVİL YATIRIMLARI ÖNE ÇIKACAK''

Merkez Bankası'nın para politikasındaki öngörülebilirliği artırmak adına önümüzdeki dönemde bankacılık sisteminin referans alması gereken faiz aralığının yüzde 6.75 - 7.75 olduğuna ilişkin açıklamalarının, Türk lirasındaki oynaklığın artmasına neden olsa da, tahvil piyasası açısından görece olumlu bir görünüme işaret ettiğini belirtti.

Özellikle, tahvil faizlerinin geldiği seviyeler de göz önünde bulundurulduğunda tahvil yatırımlarının mevcut konjonktürde öne çıkabileceğini düşündüklerini söyledi.

Çakıroğlu, HSBC'nin ağırlığı sabit getirli menkul kıymetler olan değişken ve tahvil bono fonlarının büyüklüğünün Ağustos sonu itibariyle 547.6 milyar TL seviyelerinde bulunduğunu ifade etti.

FON YATIRIMCISI NASIL BİR STRATEJİ İZLEMELİ?

Yılsonuna kadar süreceği tahmin edilen bu süreçte fon yatırımcısı nasıl bir strateji izlemesi gerektiğine ilişkin değerlendirmede bulunan Yapı Kredi analistlerine göre en kritik karar yatırımın süresi ile ilgili.

Analistler şu anda alınacak tüm yatırım kararlarının en az 6 ay vadeli olması gerektiğini belirtiyor. Bu noktada da yatırımcının çizdiği risk profili öne çıkıyor. Yapı Kredi muhafazakar yatırımcıların en az 6 ay, dengeli portföy oluşturan yatırımcıların 6-12 ay, agresif portföy sahiplerinin ise bir yıl ve üzeri dönemleri beklemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Geçen yıl hayata geçirilen Akıllı Fon Sepeti (AFS) ile yatırımcıların muhafazakar, orta riskli, agresif olmak üzere üç farklı fon sepetinden birini seçebilmesine imkan sağlandığına dikkat çeken analistler, bu sayede risk dağıtılırken, getirinin de artabileceğini belirtiyorlar.

Kaynak: The Lira

 

 

Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2013, 01:01
banner53
YORUM EKLE

banner39