banner15

Ayasofya Camii'nde cuma namazı ve izn-i âmm meselesi

Cuma namazının edasının/sıhhatinin şartları nelerdir? Cuma namazı, herkese açık olmayıp sadece bazı kimselerin girmesine izin verilen bir mescitte kılınabilir mi? “İzn-i Âmm” nedir?

Ayasofya Camii'nde cuma namazı ve izn-i âmm meselesi

Taha Kılınç


“Ayasofya’da kılınacak cuma namazı için sana davetiye geldi mi?” diye soran çok kardeşim oldu. Gelmedi. Listeleri hazırlayan ekibi bildiğim için, davetiye gelse büyük bir sürpriz olurdu. 
Gelse gider miydim? Gitmezdim. Protokolden ve resmî davetlerden hiç hoşlanmıyorum, daha önce başka programlar için vaki olan sayısız daveti de geri çevirdim zaten. “Davetiyeyle cuma namazı”na ise hiç gitmezdim. Bunun cuma namazının mantığına aykırı olduğunu düşünüyorum çünkü. Özgürce herkesin cem’ olamayacağı bir program bu. Ama, devlet yönetiminin katılımı nedeniyle, güvenlik zaviyesinden anlaşılabilir bir durum.
Şu da gündeme geldi, cevaplamış olayım:

Cuma namazının sıhhat şartlarından biri, malum, “dışarıdan katılmak isteyen hiç kimsenin engellenmemesi”dir Fıkıhta buna “” denir. Dışarıdan serbestçe katılıma kapalı alanlarda (kışlalar, fabrikalar, okul kampüsleri, kamu binaları vb.) kılınan cuma namazının sıhhati noktasında, şüphe meydana geliyor. Konunun tafsilatı için, fıkıh kaynaklarına müracaat edilebilir. Ayasofya’daki ilk cuma namazının da bu yönden sakatlanmaması için, Diyanet İşleri Başkanlığımız ve İstanbul Müftülüğümüz mutlaka tedbir almıştır. Nitekim, caminin etrafındaki bütün alanlarda on binlerce kişi namaza iştirak edecek. Böylece, Ayasofya’nın içindeki “seçilmiş cemaat”le birlikte dışarıdaki insanlar, tek caminin dışarıya taşmış cemaati gibi görünecek. Arada fiziksel kopukluk ve ayrım da olmazsa, fıkhî açıdan bir problem kalmayacağı ümit edilebilir.

Cuma namazının edasının/sıhhatinin şartları nelerdir? Cuma namazı, herkese açık olmayıp sadece bazı kimselerin girmesine izin verilen bir mescitte kılınabilir mi? “İzn-i Âmm” nedir?

Cuma namazı için 12 şart vardır. Bu şartların 6’sı edasının, 6’sı da vücûbunun şartlarıdır.

Cuma namazının ikame/eda edilmesinin (sıhhatinin) şartları şunlardır:

a) Cuma namazının ikamesi, toplumu olan yani insanları bir arada toplayan şehirde veya şehrin namazgâhında olmalıdır. Cuma namazının köylerde ikame edilmesi ise caiz olmaz.

b) Cuma namazını devlet başkanı veya devlet başkanının emrettiği kişi ikame eder. veya Müslümanların kendilerine Cuma namazını kıldırmaları için üzerinde ittifak edip (anlaşıp) seçtikleri kişi (Cuma namazını) ikame eder.

“Kudûrî” şöyle demiştir: “Devlet başkanı veya devlet başkanının emrettiği kişiden gayrisinin (Cuma namazını) ikame etmesi caiz olmaz.” Ancak ben (yani Teshîl müellifi) şunu ziyade ettim: “veya Müslümanların kendilerine Cuma namazını kıldırmaları için üzerinde ittifak edip (anlaşıp) seçtikleri kişi (Cuma namazını) ikame eder.” (Bunu eklememin nedeni) “Fetevây-i Hindiyye” sahibinin “mi’râcu’d-Dirâye”’den naklettiği (şu hükümdür): “Valileri (yöneticileri) kâfir olan memleketlerde, Müslümanların Cuma’yı ikame etmeleri caiz olur. (Burada yaşayan Müslümanların) rızası ile (orada) bir kâdı, kâdı olarak (vazife yapabilir). (Lakin böyle bir memlekette yaşayan Müslümanların kendilerine) Müslüman bir vali aramaları (başlarına getirmeye çalışmaları) gerekir.”

c) Cuma namazı öğle namazı vaktinde olmalıdır. Öğle namazı vakti girmeden önce ve öğle namazı vakti geçtikten sonra Cuma namazı sahih olmaz.

d) Cuma namazından önce hutbe verilmelidir. Şayet hutbede sadece Allah Teâlâ’yı zikretmekle yetinirse, Ebû Hanife’ye göre caiz olur. Ebû Hanife’nin ashabı Ebû Yusuf ve Muhammed ise şöyle demiştir: “Hutbe denilebilecek kadar uzun bir zikir olması gerekir.”

e) Cuma namazı için cemaat olmalıdır. Ebû Hanife ve Muhammed (rh.aleyhima)’ya göre, “Cemaatin en azı imam hariç üç kişidir.” Ebû Yusuf (rh.a) ise; “Cemaatin en azı imam hariç iki kişidir” demiştir.

Ne “Kudûrî” ve ne de “Hidâye” sahibi, Cuma’nın sıhhatinin şartları içerisinde “izn-i âmm” (umumi izin)’i zikretmemişlerdir. “İzn-i âmm”, bu iki kaynağın haricindeki Hanefi kitaplarında zikredilmiştir.

“İzn-i âmm”’ın manası; caminin kapılarının açılarak “(mükellef olan”) bütün insanlara camiye girmelerine izin verilmesidir. “Öyle ki, bir cemaat camide toplanıp mescidin kapılarını üzerlerine kapayarak cuma kılsalar caiz olmaz”, “Fetevây-i Hindiyye” de “el-Muhît”’ten (naklen zikredildiği) gibi.

İbn-i Âbidîn şöyle demiştir: “İzn-i âmmın husulü için sarahaten izin vermek şart değildir, caminin kapılarının açılması yeterlidir.”

Keza İbn-i Âbidîn şöyle demiştir: “Bu şart (yani izn-i âmm), zahir rivayette zikredilmemiştir ve bunun için “Hidâye” sahibi de onu zikretmemiştir. Bilakis bu husus “Nevâdir”’de zikredilmiştir. “Kenz, Vikâye, Nikâye, Mültekâ ve diğer birçok muteber kitaplarda, bu mevzuda hep bu yoldan bu minval üzere yürünmüştür.”

Ben (yani Teshîl müellifi) derim ki: Bu şart “Nevâdir”’in rivayetlerinden olsa da, Müslümanların mescitlerinin genelinde bununla amel edilmektedir. Çünkü mescitler, Cuma’yı kılmak isteyen herkese açık bulunmaktadır. Lakin bu (“izn-i âmm” yani caminin Cuma kılmak isteyen herkese açık bulunması) şartının, ordugâhlarda yerine getirilmesinde zorluk vardır. Zira sadece ordugâhın ahalisinin Cuma’yı ikame etmeleri için ezan okunur ve bununla birlikte onlardan başkasının oraya girmeleri de yasaklıdır. Bu durumda “izn-i âmm” şartı orada bulunmamış olur. Müteahhirîn Fukahâdan Allame “İbn-i Âbidîn” bu sorunu çözmüş ve bu mevzuyu açıkladığı konunun sonunda şöyle demiştir: “Münakaşa konusunun, Cuma namazı yalnız bir yerde kılındığı zaman ortaya çıkması gerekir. Cuma namazının kılındığı yer birden fazla olursa böyle bir münakaşaya mahal kalmamalıdır. Çünkü ta’lilin de ifade ettiği gibi bu takdirde Cumayı kaçırmak gibi bir sorun yoktur.”

Öyleyse, “izn-i âmm” şartının zahir rivayette zikredilmediğinden ve Cuma namazının bir memlekette birden fazla yerlerde kılınmasının sahih olduğundan dolayı, (ordugâhın camisinde Cuma namazı kılan) bu kimselerin Cuma namazlarını eda etmelerinin sahih olduğuna dair fetva verilmelidir. Doğruyu en iyi Allah Teâlâ bilir… (Teshil li Mesâil Kudûrî ve Mültekâ/Mevkûfât)

YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48