banner39

banner35

Zirvedeki gençler

"Eskiden imkânsızlıklar ve zor şartlar altında belli bir seviyeye kadar ancak çıkabilen gençlerimiz, bugün ellerinden tutulduğunda zirveleri zorluyorsa, o zaman 'Z kuşağı' tartışmalarına şu soruları da ilave etmek lazım: 'Gençlere kimler, nasıl rehberlik ediyor? Gençler büyüklerinden ne görüyor, ortaya hangi örneklikleri koyuyorlar? Şikâyet edilen hususlarda, büyüklerin karnesi nasıl?'"

İslam 11.05.2022, 17:14
Zirvedeki gençler

Uluslararası Model İslâm İşbirliği Teşkilâtı Liseler Zirvesi”nin üçüncüsü, 6-9 Mayıs günleri arasında İstanbul’da düzenlendi. Beyoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı (BEKV) ile İslâm İşbirliği Teşkilâtı’na (İİT) bağlı İslâm İşbirliği Gençlik Forumu’nun (İİGF) ortaklaşa organize ettiği program, dünyanın dört bir yanından Müslüman gençleri aynı çatı altında buluşturdu. BEKV Vakfı Başkanı Şaban Kurt ve İİGF Başkanı Taha Ayhan beylerin nazik davetiyle kapanış oturumuna katıldığım organizasyonda, bazılarını yakından tanıdığım gençlerin heyecanını ve mutluluğunu da bizzat müşahede ettim.

“Daha Adil Bir Dünya İçin Barışın Tesisi” ana temasıyla düzenlenen zirveye, İİT’ye üye 56 ülkeden, toplam 224 temsilci katılmış. Arapça, İngilizce ve Fransızca müzakerelerin yapıldığı oturumlarda, liseli Müslüman öğrenciler hem tanışma hem de yeteneklerini sergileme imkânı bulmuşlar. Türkiye’nin çok farklı şehirlerinden 44 imam-hatip lisesinin iştirak ettiği organizasyona, yurtdışından katılımlar da epey çeşitlilik göstermiş. ABD’den Filipinler’e, Gambiya’dan Kırgızistan’a, Ürdün’den Özbekistan’a, Arnavutluk’tan Moritanya’ya… Programda müthiş bir renklilik gözlemleniyordu. Bir başka dikkat çekici nokta ise, geleneksel eğitimi sürdüren medrese talebeleriyle modern kolej öğrencilerinin zirve vesilesiyle aynı çatı altında buluşmuş olması… Sadece tartışılan konular (“Filistin’deki işgalin durdurulması için atılması gereken adımlar”, “Kültürel yozlaşmaya karşı, İslâm kültürünün inşası ve ihyası”, “Gençleri hayatın her alanında güçlendirmek” vs.) yönüyle değil, farklı coğrafyalardaki farklı şartlarda yaşayan Müslüman gençlerin birbirine aşinalık kazanması açısından da zirvenin büyük bir kıymet taşıdığında şüphe yok.

Bu tür programlar, organizasyonun bütün aşamalarında planlamaya bizzat katılan ve bütün detaylarla yakından ilgilenen liseli öğrenciler için de ayrıca öğretici. Burada organizasyon genel sekreteri Emir Berat Demir ve yardımcısı Mustafa Eren Köse ile, komite üyeleri Yusuf Bilal Karasakal, Emir Maruf Şatır, Mehmed Fuat Kurt, Abdulkerim Aygen, Muhammed Emin Güldü ve İbrahim Yusuf Kocapınar’ı ismen anmak isterim. Lise üçüncü sınıf öğrencisi Emir Berat ve arkadaşlarının çabalarını izlerken, ister istemez kendi lise yıllarıma doğru dalıp gittim:

Bu çapta olmasa da, nice programların organizasyonuna dâhil olmuştuk. Konuların belirlenmesi, konukların ayarlanması ve davet süreçleri, programın aksamadan sahneye konması için gösterdiğimiz insanüstü gayretler, arada imza attığımız minik acemilikler ve nihayet her şeyin bittiği ve bizim de rahat nefes aldığımız o son perde… Her bir program bizi büyütür, olgunlaştırır, yaşı ve makamı bizden büyük kişilerle nasıl münasebet kurulacağını öğretir, hayata hazırlanmada değerli bir adım olurdu. Gündemlerimiz genellikle İslâm dünyası ve Müslümanlardı bizim de. Hal böyle olunca, şahsen bugün ilgilendiğim ve çalışmalarımı sürdürdüğüm birçok konunun temelleri o programlarla atılmıştır, diyebilirim. O zamanlarda tesis ettiğim tanışıklıklardan bazıları bugün de devam eder.

Tabii her dönemin imtihanları da imkânları da kendine göre. Zaman zaman ısıtılıp önümüze konan “Z kuşağı” tartışmalarına, söz konusu liseliler zirvesi bağlamında baktığımızda, karşımıza çıkan manzara bambaşka: Bu gençler de sözüm ona “Z kuşağı”na mensuplar. Ama kendilerine sunulan imkânlarla uluslararası çapta ve Müslümanların birbiriyle daha sıkı irtibatlar kurması yönünde çalışmalar yapmayı bilmişler. Eskiden imkânsızlıklar ve zor şartlar altında belli bir seviyeye kadar ancak çıkabilen gençlerimiz, bugün ellerinden tutulduğunda zirveleri zorluyorsa, o zaman “Z kuşağı” tartışmalarına şu soruları da ilave etmek lazım: “Gençlere kimler, nasıl rehberlik ediyor? Gençler büyüklerinden ne görüyor, ortaya hangi örneklikleri koyuyorlar? Şikâyet edilen hususlarda, büyüklerin karnesi nasıl?” Böyle yapılırsa, tartışmaların da daha âdil ve tutarlı bir zeminde ilerleyeceğine inanıyorum doğrusu.

“Uluslararası Model İslâm İşbirliği Teşkilâtı Liseler Zirvesi”ne emeği geçenleri kutlarken, Müslümanlar olarak bu topraklardaki geleceğimize umutla bakmamıza vesile teşkil edecek önemli bir adım daha attıkları için teşekkürlerimi sunuyorum.

Yeni Şafak/Taha Kılınç

Yorumlar (0)
17
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?