banner39

01.11.2007, 03:13

Japonya, ABD ve dünya ekonomisi

Bazen endişe verici ve bilinmeyeni ortaya çıkarıcı nitelikteki haberler basında arka sayfalara gömülüp kalır. 3 Ekim'de New York Times'ın iş dünyası sayfasında internete erişim konusunda küçük bir tabloya yer verdi. Güçlü ekonomiye sahip on ülkeyi sıralarken her biri için iki ölçütü ortaya koydu: geniş bant bağlantısının MegaBit/saniye ölçeğindeki hızı ve aylık hizmet bedeli. Çıkan sonuca göre en hızlı ve en ucuz ülke Japonya iken (61.0 ve 0.27 Dolar ile), ardından Güney Kore geliyor (45.6 ve 0.45 Dolar ile).

Bu tabloda ilginç olan Japonya ile karşılaştırıldığında Birleşik Devletler'in durumunu göstermesidir. Birleşik Devletler 4.8 ile Japonya'dan 14 kat yavaş ve 3.33 Dolar ile on iki kat daha pahalı. Birleşik Devletler'de ekonomik geriliği yüzünden sık sık aşağılanan Fransa'da ise Japonya düzeyinde olmasa da Birleşik Devletler'dekinden üç kat daha hızlı (17.6 ile) ve Birleşik Devletler'dekinin yarı fiyatına (1.64 Dolar) olması ilginç.

Bu anormal farklılığı açıklayan, Japonya'da ve Birleşik Devletler'de kapitalist girişimci piyasalarının özelliğidir. Times'ın "genişbant cenneti" dediği Japonya'da, işletmeler ciddi yatırımlar ve tüketiciler için büyük indirimler yapmak zorunda kaldılar. Bunu teoride, kısa dönemli kârlara aldırış etmeden, uzun dönemli projelere dökülen milyarların sonunda geri dönüşü olacağını düşünerek yaptılar. Bu felsefe, Japonya'nın dünyanın iki en hızlı demiryolu sisteminden biri olan Shikansen'i geliştirmesini sağladı. Bu alanda tek rakibi Fransa'dan TGV. Oysa Birleşik Devletler'de herkesin bildiği gibi nadiren kullanılan ve insana para kaybettiren AMTRAK adında sefil bir demiryolu sistemi var.

Birleşik Devletler ile Japonya arasındaki iki can alıcı fark, ABD şirket yöneticilerinin bu yılın kazancından kemirecek sermaye harcamalarının haklılığını ispatlamaları yönünde baskı altında olmaları ve ABD hükümetinin, şirketlerin uzun dönemli yatırımlarına destek amaçlı parasal teşvik verme konusunda gönülsüz olmasıdır.

Bu iki farkın sebepleri ortadadır. Bugün, çoğunluk hisseleri her an birine satılabilecek durumda olan ve tepedeki personelin sürekli değiştiği ABD şirketlerinde spekülatif bir karakter hakimdir. Gelecek yılın kârından belki de faydalanamayacak bir CEO için en önemli mesele (gelecek on yılın kârından bahsetmek şöyle dursun) bu senenin kârıdır. Yani, ABD hükümeti tüm parasını askeri yatırımlara ve oldukça varlıklı kesim için yaptığı vergi indirimlerine harcıyor. Uzun dönemli kapitalist yatırım için geriye harcanacak bir şey kalmıyor. Japonlar ise bunun yerine, Nippon Telgraf ve Telefon'un ağ stratejisi bölümü genel müdürü Kazuhiko Ogawa'nın da söylediği gibi "asırlık değişimler"e yatırım yapıyor.

ABD hisse senetlerindeki hızlı fiyat artışı muhtemelen kısa bir müddet daha sürecek fakat on yıl içinde Birleşik Devletler, günümüz kapitalist ekonomisinin anahtar sektörü olarak tanımlanan bilişimde Japonya'nın fena halde gerisinde kalabilir.

Hegemonik devlet kendi düşüşünü işte böyle inşa eder. Başat ülke kısa dönemli duruma yoğunlaşır ve verimsiz askeri harcamalara aşırı yatırım yapar. Spekülasyon kâr kaynağı olarak icatların yerini alır. Birilerinin bunu fark etmesine fırsat kalmadan diğerleri (bu olayda Japonya fakat yalnızca Japonya değil) geleceğin teknolojisini kontrol etmeye başlar. Birleşik Devletler de çok uzun zaman önce yükselen bir güç iken böyle yapmıştı.

Bunu kısmen de olsa geriye çevirebilecek, Birleşik Devletler'de gerçekleşecek büyük bir kültürel değişimdir. George W. Bush bunu düşünmeye bile hazır değil. Hillary Clinton veya Barack Obama liderliklerini bu yönde kullanmaya hazırlar mı? Bu oldukça şüpheli.



[binghamton.edu/fbc adresindeki İngilizce orijinali nden Açalya Temel tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir]

 

Yorumlar (0)
16
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?