banner39

05.02.2013, 13:41

Japonya'nın yeni beş diplomatik ilkesi

Başbakan Abe Shinzo 16-18 Ocak tarihleri arasında Vietnam, Tayland ve Endonezya’yı ziyaret etti.  Güneydoğu Asya’ya yaptığı bu ziyaret, başbakanlık koltuğuna oturduğu 26 Aralık’tan beri gerçekleştirdiği ilk uluslararası ziyaretti. Gezinin ilk günü Vietnam’a gitti ve Hanoi’de Başbakan Nguyen Tan Dung’la görüştü. İki lider nükleer santral inşası, otoyolların geliştirilmesi, nadir toprak madenlerinin işlenmesi gibi alanlarda ticaret ve yatırım işbirliğini artırmayı kararlaştırdılar. Japonya’nın Senkaku Adalarıyla ve Güney Çin Denizi’ndeki karasularıyla ilgili olarak Çin’den gelen baskıyı unutmayan Abe ve Nguyen, her bölgedeki ihtilaf ve sorunların uluslararası hukuk çatısı altında barışçıl müzakereler yoluyla çözülmesi gerektiğinde mutabık olduklarını açıkladılar ve Güney Çin Denizi’ndeki statüskoyu güç yoluyla değiştirme teşebbüslerine itiraz ettiklerini ifade ettiler. Siyasi ve güvenlik işbirliği niyetlerini de teyid ettiler. Başbakan Abe şunu da kaydetti: “Japon-Çin ilişkileri, Japonya için en önemli ikili ilişkilerinden biridir. Bu ilişkiyi sağlam bir şekilde yürütmeye, sakin tepkiler vermeye ve Çin’le iletişimi koruyup güçlendirmeye devam edeceğiz.”

Abe ertesi gün Bangkok’da Tayland Başbakanı Yingluck Shinawatra ile görüştü. Yingluk, toplantının ardından yapılan ortak basın açıklamasında Abe’nin Japon şirketlerin sel önleme ve hızlı tren projelerine; komşu Myanmar’da Dawei münhasır ekonomik bölgenin geliştirilmesi gibi yatırımlara ilgi duyduklarını dile getirdiğini söyledi.  Tayland ve Myanmar’ın Japon ortakları Dawei kalkınma projesinde görmekten memnun olduklarını belirterek Japonya, Tayland ve Myanmar’ın bu anlayış çerçevesinde üst düzeyde üçlü diyalog başlatmaları gerektiğini söyledi.

Abe, seyahatinin son gününde Jakarta’da Endonezya Cumhurbaşkanı Susilo Bambag Yudhoyono ile görüştü. Abe, görüşmeden sonra yaptıkları ortak basın toplantısında, ASEAN ülkeleriyle ilişkilerin Japonya’nın diploması stratejisinin dingil çivisi olduğunu kaydetti ve Japon diplomasisinin beş ilkesini andı. Bu ilkeler Japonya ve ASEAN diplomatik ilişkileri için son derece önemli olduğundan dolayı Abe’nin Jakarta’da yapmayı planladığı konuşmadan bir miktar alıntı yapacağım (Abe, Cezayir’deki rehine krizinden dolayı ziyaretini yarıda kesti ve Japonya’ya döndü fakat konuşma metni başbakanlığın sitesinde yayınlandı.)

Japon diplomasisinin beş ilkesi

Birinci ilke, Pasifik ve Hint Okyanuslarının buluştuğu bu bölgede düşünce, ifade ve konuşma özgürlüğünün korunmasıdır. Bunlar insanlığın kazandığı evrensel değerlerdir ve tam olarak olgunlaşmalarına imkân verilmelidir.

İkincisi, en hayati müştereklerimizden olan denizlerin kuvvetle değil kanun ve kurallarla yönetilmesidir.

Bu iki amaçla bağlantılı olarak, Amerika’nın Asya-Pasifik bölgesini yeniden dengelemesini/eksen değişimini tüm kalbimle memnuniyetle karşılıyorum.

Üçüncü ilke, Japon diplomasisinin bir parçası olarak, serbest, açık ve karşılıklı bağlanmış ekonomi izlemek. Ticaret, yatırım, insan ve mal akışıyla ulusal ekonomilerimizi bir araya getirerek birlikteliğin gücünü sağlama almalıyız.  

Japonya’nın Asya içi bağlantıları artırma yönündeki çabaları ve katkıları – örneğin Mekong’daki Güney Ekonomi Koridoru – meyvelerini vermeye artık başlıyor.

Dördüncü ilke, Japonya ve bölge halkları arasında verimli kültürel bağları artırmak ki bu yönde çalışmayı sürdüreceğim.

Beşincisi, uluslarımızı geleceğe taşıyacak olan genç nesiller arasında mübadeleyi teşvik etmektir.

Japonya Başbakanı Tako Fukuda bundan otuzaltı yıl evvel ASEAN üyelerine üç vaat’te bulunmuştu: Japonya hiçbir zaman askeri güç olmayacak; Japonya, ASEAN’la ilişkileri “kalpten kalbe” anlayış temelinde şekillendirecek; Japonya, ASEAN ve üyesi ülkelerin eşit ortağı olacaktır.

ASEAN ve Avustralya’yla ilişkiler

Başbakan Abe’nin Güneydoğu Asya’ya ziyaretinden önce başbakan yardımcısı Aso Taro 3 Ocak’ta Myanmar’ı ziyaret etti ve başkan Thein Sein ile görüştü. Aso, Myanmar’ın Japonya’ya olan 500 (¥) milyarlık borcunun bir kısmını silme ve Tirawa münhasır ekonomik bölgesinin geliştirilmesine destek niyetini bildirdi.

Dışişleri Bakanı Kishida Fumio 10-14 Ocak’ta Filipinler, Brunei ve Avustralya’yı ziyaret etti. Dışişleri bakanı, Filipinler’de yayınlanan bir gazetede 10 Ocak’ta yayınlanan makalesinde Japonya’nın ASEAN’la ilişkileri güçlendirmeye önem verdiğini belirtip Japonya’nın Filipinlerle ortaklığa verdiği önemi vurguladı ve Filipinlere deniz güvenliğinde yardım ve işbirliği sunmaya hazır olduklarını beyan etti. Brunei’de Japonya’nın bu ülkenin 2013 ASEAN başkanlığını başarıyla icra etmesine destek arzusunda olduklarından bahsetti. Kishida 13 Ocak’ta Avustralya Dışişleri Bakanı Bob Carr’la buluştu; iki bakan, güvenlik alanında ve diğer alanlarda ikili işbirliğinin derinleştirilmesinde ve iki ülke arasında ekonomik ortaklık anlaşmasının kısa bir süre zarfında tamamlanması için çalışmaları sürdürme konusunda mutabık kaldılar.

Özetle, Abe’nin başbakanlık koltuğuna oturması üzerinden daha bir ay geçmeden, başbakan, başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı 10 ASEAN ülkesinden 7’sini ve Avustralya’yı ziyaret ettiler ve Japonya’nın bu uluslarla ortaklığa verdiği önemi davranışlarıyla gösterdiler. İlave olarak, Abe, Japon dış politikasının temel ilkelerini ifade etti. Önemli bir dizi gelişmedir bu ve yakın geçmişteki – özellikle de Japonya Demokratik Partisinin iktidarda olduğu üç yıl zarfındaki - diplomatik sürüklenişten memnuniyet verici bir çıkıştır.

Çin’i kuşatmaya çalışmıyor

Bazı dış basın kuruluşları (Güney Kore’de çıkan Dong-A Ilbo ve Çin’de yayınlanan People’s Daily), Abe’nin Güneydoğu Asya ziyaretini Çin’i kuşatma ve etrafındaki kemeri sıkma amaçlı bir manevra olarak resmettiler. Ancak Doğu Asya’da 21’nci yüzyıl uluslararası ilişkilerini ve Japonya’nın Asya dış politikasını çarpık güç siyaseti merceğinden yorumlayan büsbütün yanlış bir değerlendirmedir bu.  Çin, küresel ekonomiyle bütünleşmiştir; Doğu Asya’daki ve tüm bir Asya-Pasifik bölgesindeki birçok ülkenin kilit ticari ortağıdır.  Çin’i kuşatmak ne mümkündür ne de işe yarar. Bölgesel gündemde böylesi bir teşebbüs yer almıyor.

Çin, Hindistan, Brezilya, Endonezya ve Türkiye gibi yükselen ülkelerin ekonomik büyümesi, Doğu Asya’da, Asya-Pasifik’te ve bir bütün olarak dünyada zenginlik ve gücün dağılımını hızla değiştirmektedir. Hassaten Çin’in yükselişi ise bahse değerdir.  Küresel ve bölgesel gündemde olan, ne tür bir siyasi ve ekonomik düzen inşa edileceği, bunun nasıl inşa edileceği ve ilkelerinin neler olacağıdır.

Çin’in yükselişi, Doğu Asya’nın yeni lideri olması anlamını mı taşır? Bölgedeki diğer ülkelerde hükümet değişiklikleri olurken Pekin’e takdis etmesi için Çin’e heyetler göndermeleri mi beklenmektedir? Bunun bölge ülkelerinin arzuladığı bir senaryo olmadığına şüphe yok. Çin’in kuralları belirlemesi, diğer ülkelerin de karşı çıkmadan boyun eğmelerinin beklenmesi veya toprak ihtilaflarında ve diğer ihtilaflarda Çin’in iradesini diğer ülkelere zor yoluyla dayatması kabul edilemezdir.

İlgili ülkelerin bölgesel ilişkileri yöneten kuralları belirleme sürecine katılmaları doğaldır; bu kurallar, hukuki ilkeler temelinde ve uluslararası hukukla tutarlı olmalıdır. Denizler için de kanun ve kurallar rejiminin tesisini arzulamak doğaldır; bir ülkenin nüfuz küresinin parçası olarak değil de dünyaya açık olacak şekilde uluslararası amme menfaatine ve Güneydoğu Asya ülkelerinin kalkınmasının yararınadır bu.  

Japonya, ABD-Japon ittifakını dış politikasının köşetaşı olarak muhafaza ederken, bölgesel işbirliği merkezi olarak ASEAN’a da önem verecek, ASEAN’ın birliğini destekleyecek, Doğu Asya ve Asya-Pasifik’te 21’nci yüzyılın düzenini inşa etmek için ASEAN üyesi ülkelerle ve Avustralya’yla birlikte çalışacaktır. Ve ülkemiz, uluslararası sorumluluklarını yerine getirmeye yüreklendirmek üzere Çin’le yakınlaşacaktır. Başbakan Abe’nin Güneydoğu Asya ziyaretinin ortaya koyduğu diplomatik yönelim budur.

Kaynak: Nippon

Dünya Bülteni için çeviren: M.Alpaslan Balcı

Yorumlar (0)
20
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?