banner39

17.09.2010, 02:41

Kemalizm yerine Erdoğanizm

Türk halkının anayasa reformlarına onay vermesiyle birlikte, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın orduyu siyasetten uzaklaştırmakta başarılı olduğunu, Kemalizm’den arta kalanları bitirdiğini söyleyebi-liriz. Türkiye’de ordu kendisini demokrasinin hamisi olarak görüyordu. Bu benzersiz durum korkunç bir çelişki içeriyor. Zira başbakanın davranışlarını be- ğenmediği zaman darbe yaparak yönetimi ele alan bir ordu nasıl demokrasinin hamisi olur?

Halkın yüzde 58’inin reformlara onay vermesi Erdoğan’ın ve partisinin güven tazelemesi anlamına da geliyor. Bu da başbakana genel seçimleri rahatlatıcı bir çoğunlukla kazanma imkânı veriyor. Bu bağlamda bu güvenin boşuna gelmediğine de işaret etmek gerek. Bu güven, dünyayı vuran ekonomik krize rağmen Türkiye’ye kalkınma getiren reformlarla sağlandı.

Zira Türkiye dünyanın en büyük 16. ekonomisi ve G-20 üyesi. Ayrıca Arap ve Müslüman komşularıyla ilişkileri de iyi. Bu durum Türkiye’ye seçkin bir konum, Arap ve İslam sokaklarında da bölgesel bir ağırlık kazandırdı. Özellikle de Gazze’ye ve Mavi Marmara gemisine yönelik Siyonist saldırılara karşı cesur tutumlar sergilenmesinin, Erdoğan’ın bu saldırıları Türk diplomasisinin alışık olmadığı türden sert ifadelerle kınama-sının ve uluslararası soruşturma komisyonu kurulmasında ısrar etmesinin ardından...

Dahası, ordunun siyasetten uzaklaştırılmasını Avrupa’nın da olumlu karşılaması AB üyeliği çabalarına destek olabilir. Diğer yandan şu önemli noktayı vurgulamak da kaçınılmaz: Erdoğan, partisinin programını hayata geçirmek amacıyla, geri dönüşü olmayan tek seçeneğe, yani demokrasiye dayandı. Bu yaklaşım Arap ülkeleri açısından, krizlerinden ancak gerçek demokrasiyle çıkabileceklerine dair bir çağrı anlamına geliyor. Zira yolsuzlukla en iyi mücadele aracı demokrasidir. Ülkeyi yapay krizlerden korumanın en iyi yöntemi bu. Demokrasi bütün kimlikleri ülkeye bağlılık lehinde eriten bir potadır.

Kısacası, Arap ve İslamcı partiler Erdoğan deneyimi üzerinde kafa yormalı. Zira AKP, çağın kavramlarıyla İslam’ı buluşturmakta başarılı oldu. Türkiye’ye uygar İslami yüzünü ve bölgesel rolünü tekrar kazandırdı. Türkiye yeni bir döneme girdi. Bu dönem Kemalizm’in alternatifi olarak Erdoğanizm’dir. (Ürdün gazetesi Düstur, 15 Eylül 2010)

Kaynak: Radikal

 

Yorumlar (0)
25
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?