banner39

Bahçeli fena kızdı: Mustafa Akıncı'nın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır.. Akıncı kime hizmet ediyor?

The Guardian’a konuşan Akıncı, “Anavatan-yavruvatan değil, bağımsız ve kardeşçe” dedi. MHP lideri Bahçeliden çok sert tepki geldi: Koltuğuna layık değil Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli,"Bu nedenle Cumhurbaşkanlığından derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğü’nün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz ve hayati bir sorumluluktur. Akıncı ve yandaşları unutmamalıdır ki, Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Beşparmak Dağları’na dökülen şehit kanları hiçbir şart altında silinmeyecek, kutlu ceddimizin emanetleri çiğnetilmeyecektir."dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, KKTC Cumhurbaşkanı’nın Skandal Açıklamalarına yönelik yazılı basın açıklaması yaptı. MHP Lideri Bahçeli,"Anavatan-yavru vatan ayrımına karşı çıkan, Türkiye’ye ekonomik bağımlılığı azaltmak için Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin desteğine ihtiyaç duyduğunu küstahça seslendiren ve gizli niyetlerini itiraf eden Akıncı ENOSİS’in yörüngesine çoktan girmiştir. Kıbrıs Türklüğü’nü Rum planlarına zincirleyip tutsak etmek maksadıyla elinden geleni ardına koymayan Mustafa Akıncı Türkiye’ye ve Türk milletine şükran duyması gerekirken sırtını dönmüş, yüzünü de zalimlere çevirmiştir. Bu ayıp ve ahlaksızlığın hiçbir vicdanda, hiçbir siyasi anlayışta yeri olamayacaktır. Mustafa Akıncı’nın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığından derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğü’nün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz ve hayati bir sorumluluktur. Akıncı ve yandaşları unutmamalıdır ki, Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Beşparmak Dağları’na dökülen şehit kanları hiçbir şart altında silinmeyecek, kutlu ceddimizin emanetleri çiğnetilmeyecektir." MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamaları şu şekilde: KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bir İngiliz gazetesine yaptığı esef verici açıklamalar sakat zihniyetini, sancılı ve skandal tutumunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kıbrıs Türklüğü’nün tarihsel hak ve çıkarlarını namuslu şekilde savunmak yerine, Akdeniz’de karanlık hesap yapan küresel emperyalizmin değirmenine su taşıyan ve Rumların stratejik hesaplarına hizmet eden bu şahıs milli gerçeklerden bütünüyle kopmuştur. Aynı zamanda şehitlerimizin aziz hatıralarına cephe almış, acil çözüm diye taviz ve teslimiyetin provokatör sözcülüğüne heves etmiştir. Nitekim Mustafa Akıncı’nın “Ankara tarafından yutulmadan” endişe duyması, “ikinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım” demesi utanmazlık olduğu kadar tamiri ve tedavisi imkansız bir Türkiye husumetidir. Bu şahıs KKTC Cumhurbaşkanı olduğu 2015 yılından bu tarafa Türk milletinin hassasiyetlerini kaşımaktan, milli duyarlılıkları tahriş ve tahrip etmekten vazgeçmemiş, geri durmamıştır. Akıncı’nın sık sık bahsettiği diyalog devriliş ve tükeniş, dile getirdiği çözüm formülü çöküş ve çürüyüştür. Türkiye’nin Akdeniz’de sıkıştırılmak, hatta dışlanıp egemenlik ve manevra alanlarının daraltılmak istendiği sorunlu bir dönemde KKTC Cumhurbaşkanı’nın çarpık tavrı emsalsiz işgüzarlık ve işbirlikçilik örneğidir. 1959 Zürih ve Londra Antlaşmalarından 1960’ta ilan edilen Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, 1974 Barış Harekâtıyla birlikte 1983’teki bağımsızlık ilanından bugüne kadar Türkiye’yi ilzam ve isnat eden böylesi bir teslimiyetçi zihniyete yavru vatanda çok nadir tesadüf edilmiştir. Malum olduğu üzere, Ada’da 1968 yılından itibaren başlayan taraflar arasındaki müzakerelerden hiçbir sonuç çıkmamış, mesafe alınamamıştır. Bu kapsamda gündeme gelmemiş, müzakere masasına koyulmamış hiçbir konu başlığı kalmamıştır. Siyasi eşitlik ve iki kesimlilik temelinde, eşit statüde iki kurucu devlete haiz yeni bir ortaklık hukukunun tesisi için yıllarca aracılı-aracısız görüşmeler yapılmış, nafile temaslar kurulmuştur. Müzakerelerde Kıbrıs Türklüğü her zaman adil ve kalıcı bir çözümü hedeflemiş, Rum kesimi ise sürekli olarak kriz imal edip çözümsüzlüğü derinleştirmiştir. En son, 2017 tarihinde Birleşmiş Milletler’in inisiyatifiyle tezahür eden İsviçre’deki Crans-Montana görüşmeleri Rum tarafının uzlaşmaz, çelişkili ve dayatmacı duruşundan mülhem çökmüştür. Mustafa Akıncı’nın bu gerçekleri hasıraltı edip Türkiye’yi hafife alması, hatta KKTC’nin Türkiye’ye bağlanma ihtimalini korkunç olarak nitelendirmesi uyuyan bir Komünistin ayaklanarak EOKA diline tutunmasından başka manaya gelmeyecektir. Anavatan-yavru vatan ayrımına karşı çıkan, Türkiye’ye ekonomik bağımlılığı azaltmak için Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin desteğine ihtiyaç duyduğunu küstahça seslendiren ve gizli niyetlerini itiraf eden Akıncı ENOSİS’in yörüngesine çoktan girmiştir. Kıbrıs Türklüğü’nü Rum planlarına zincirleyip tutsak etmek maksadıyla elinden geleni ardına koymayan Mustafa Akıncı Türkiye’ye ve Türk milletine şükran duyması gerekirken sırtını dönmüş, yüzünü de zalimlere çevirmiştir. Bu ayıp ve ahlaksızlığın hiçbir vicdanda, hiçbir siyasi anlayışta yeri olamayacaktır. Mustafa Akıncı’nın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığından derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğü’nün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz ve hayati bir sorumluluktur. Akıncı ve yandaşları unutmamalıdır ki, Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Beşparmak Dağları’na dökülen şehit kanları hiçbir şart altında silinmeyecek, kutlu ceddimizin emanetleri çiğnetilmeyecektir. Mustafa Akıncı’nın rahatsızlığı geçmeyecekse, Türklüğe kuşkulu bakışı bitmeyecekse bundan sonraki hayatına Güney Kıbrıs Kesimi’nde devam etmesi daha makul ve mantıklı bir tercih olarak önünde durmaktadır. Kıbrıs Türklüğü’nün egemenlik haklarıyla oynayan karşısında Türk milletinin tamamını bulacaktır. Mustafa Akıncı’nın onurlu ve şerefli hareket ederek görevinden affını istemesi yegâne beklentimiz ve temennimizdir. Kıbrıs Türklüğü’nün hak ve çıkarları, varlık ve bağımsızlık değerleri uğruna hayatları boyunca mücadele eden, şehit olan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Rauf Denktaş olmak üzere, bütün şehitlerimize ve ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. EtikHaber sitesinden alınmıştır ==> http://www.etikhaber.com/siyaset/mhp-lideri-bahceliden-kktc-cumhurbaskani-mustafa-akinciya-istifa-h289152.html EtikHaber

Kıbrıs 08.02.2020, 14:38 08.02.2020, 14:48
Bahçeli fena kızdı: Mustafa Akıncı'nın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır.. Akıncı kime hizmet ediyor?

The Guardian'a konuşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, federal çözüme tez zamanda varılmazsa bölünmüşlüğün kalıcı hale geleceği uyarısı yaptı.

Kıbrıslı Türklerin laik, demokratik ve çoğulcu kimliğini korumak istediklerini belirten Akıncı, Türkiye'ye ekonomik bağımlılığı azaltma arzusunu dile getirdi.

Güney Kıbrıslı muadili Nikos Anastasiadis ile son olarak pazartesi günü tampon bölgedeki bir sanat sergisinde biraraya gelmiş olan Akıncı, The Guardian'a yaptığı açıklamalarda, adil federal çözüm içeren bir anlaşmaya tez zamanda ulaşılmazsa, adadaki Türk ve Rum toplumlarının bölünmüşlüğünün kalıcı hale geleceği uyarısında bulundu. 

İki taraf arasındaki görüş ayrılıklarının her yıl giderek daha kemikleştiğini, bunun yeniden birleşme ihtimalini azalttığını belirten Akıncı, "Acele etmemiz lazım. Bunca yıldan sonra bir dönüm noktasına, belirleyici bir ana geldik" vurgusu yaptı. 

Yarım asırlık bölünmüşlükten sonra tek işler çözümün federal bir çatı altında yeniden birleşme olduğunu anlatan Kıbrıs Türk toplumu lideri, bu başarılamazsa, Kuzey Kıbrıs'ın daha fazla bağımlı hale geleceği 'Ankara tarafından yutulabileceğini' ve 'de facto Türkiye iline dönüşebileceğini' dile getirdi. 

Diyaloğun yeniden başlaması konusunda temkinli iyimserlik içinde olduğunu ifade eden Akıncı, 2017'de BM inisiyatifinde İsviçre'deki Crans-Montana'da yürütülen dörtlü müzakerelerin çökmesine atıfla "Tren Crans-Montana'da raydan çıktı. Bence daha gerçekçi ve karşılıklı kabul edilebilir bir yoldan yeniden başlattık" dedi. 

Kalıcı bölünmenin koşullarının yaratıldığını söyleyen Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı, "Her yıl fiziksel, demografik ve ekonomik açıdan daha konsolide oluyor. Gençlerin zihinlerinde konsolide oluyor" diye konuştu. Kendi çocukları dahil daha genç kuşaklara kıyasla güneyde doğmuş olan kendisiyle eşinin Kıbrıslı Rumlarla daha duygusal ilişkilerinin bulunduğunu anlattı. 

'Anavatan-yavruvatan değil, bağımsız ve kardeşçe'

The Guardian, Akıncı'nın cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki olası rakiplerinden Başbakan Ersin Tatar'ı "Güney'le uzlaşmayı reddeden ateşli Ankara yanlısı popülist, iki devletli çözümden yana, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve adanın dini-kültürel yapısını değiştirecek şekilde anakaradan gelen belirsiz sayıda yerleşimcinin güçlü desteğine sahip" diye tanıttı.

İngiliz gazetesi, Erdoğan ile Akıncı arasındaki gerginlikten çeşitli örnekler verdi. 

The Guardian'a Erdoğan'ın Türkiye-Kuzey Kıbrıs ilişkisini anavatan-yavruvatan diye tanımlamasına karşı çıktığını tekrarlayan Akıncı, "Ben bağımsız, kardeşçe ilişkiler istiyorum" derken, hükümetin faturalarını ödeyen Türkiye'ye ekonomik bağımlılığı azaltmak için daha fazla şey yapmaları gerektiğini belirtti. Bunu başarabilmek için de Güney'in desteğine ihtiyacı olduğunu dile getirdi. 

'Laik, demokratik ve çoğulcu kimliğimizi korumak istiyoruz'

'Kıbrıslı Türklerin kendilerine özgü bir kimliklerinin olduğunu, bunun laik, demokratik ve çoğulcu bir kimlik olduğunu' aktaran Akıncı, "Bunu korumak istiyoruz" dedi. 

The Guardian, sivil toplum aktivistlerinin 'Ankara'nın İslamcı etkisini yavaş yavaş artırma kampanyası yürüttüğünden yakındığını', 'bunun karakteristiğinin cami inşa etmek, Kuran kursları açmak ve müfredattan evrim kuramını çıkarmak olarak' görüldüğünü kaydetti. Aktivistlerin 'Türk ordusunun Kuzey Kıbrıs'ta tümden kontrolü ele almasının düşük olasılık olduğu, ama imkansız olmadığı' görüşünü aktardı.

'Türkiye'ye bağlanmak Türkiye'nin de çıkarlarına aykırı'

İngiliz gazetesinin 'Kırım tarzı ilhak ihtimali' sorusunu 'korkunç' diye yanıtlayan ve 'Türkiye'nin kendi çıkarlarına aykırı' diye değerlendiren Akıncı, kendi vizyonunun tümüyle farklı olduğunu belirtti. 

'İkinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım'

AB içinde birleşik Kıbrıs'tan söz eden Cumhurbaşkanı Akıncı, içişlerinde bağımsız, dış ilişkilerde Suriye'deki Fransız mandasına bağlı Hatay Devleti'nin 1939'da referandumla Türkiye'ye bağlanmasını kabul eden Cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen'e atıfla "İkinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım" dedi. 

'Boris Johnson müzakereleri yeniden canlandırabilir'

Kıbrıs'ta anlaşmaya varılmasının Doğu Akdeniz'de yükselen gerilimi yatıştırabileceğinden söz eden Akıncı, Osmanlı kökenleri olan Britanya Başbakanı Boris Johnson'ın Ankara ile iyi ilişkilerini kullanarak Kıbrıs müzakerelerini yeniden canlandırması umudunu dile getirdi.

The Guardian, Akıncı'nın yazın sondaj faaliyetlerinde Kıbrıslı Rumlarla Türklerin işbirliği yapmasını ve çıkarılacak doğal gaz-petrolden elde edilecek geliri paylaşmaları önerisini getirdiğini, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin ise Ankara'nın Kıbrıs'ta çözüme ulaşılana dek tüm tarafların sondaj faaliyetlerini askıya alması önerisini reddettiğini hatırlattı.

İngilizlere 'Siz de parçalanabilirsiniz' uyarısı

Bu arada Kıbrıs Türk toplumu lideri, Britanya'nın AB'den çıkışı (Brexit) için de şu değerlendirmede bulundu:

"Alkışlarla karşılamadım, ama saygı göstermek zorundayız. Bundan sonra ülkenizi tek parça olarak tutabilecek misiniz, bilmiyorum. Bunda oldukça zorlanabilirsiniz."

Kıbrıs Rum basını geniş yer ayırdı

Akıncı’nın cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bağımsız aday olacağını açıkladığı konuşması ve The Guardian mülakatı, Kıbrıs Rum basınında geniş yer buldu.

Haravgi’de şu başlıklar yer aldı:

“Kıbrıs Sorununa Kapsamlı Değinme- Akıncı Sorumluluk Yüklenmesi Oyununu Takip Etmeyeceğini Söyledi- İki Devlet Çözümü Nasıl Ortaya Çıktı- Türkiye’yle İlişkiler Sağlıklı Bir Zeminde Bulunmuyor- Doğal Gaz İçin Üç Yol”

Alithia, “Mustafa Akıncı’nın Cesur Açıklamaları- Türkiye’ye Bağlanmaya Karşı Mücadele İlan Etti- Kıbrıslı Türk Lider Mustafa Akıncı Türkiye’nin Boyunduruğu Altında Olmayı Kabul Etmediklerini İlan Etti- Linç Kültürüne İlişkin Mücadele” başlıklarını kullandı.

Fileleftheros, “Akıncı Çözüm Veya Türkiye’ye Daha Fazla Bağımlılık İkilemini Ortaya Koyuyor - Linç Kültürü” başlığını attı.

Akıncı’nın The Guardian’a açıklamalarını öne çıkaran Politis, “Adil Federal Çözüm- Akıncı Ertesi Güne İlişkin Vizyonunu Açıkladı- Kıbrıs Türk Lideri Gerek Adaylığını Açıkladığı Konuşmasında Gerek de Guardian’a Verdiği Demecinde Kıbrıs Sorununun Hemen Çözülmesinin Acil Bir İhtiyaç Olduğunu Söyledi” başlıklarını kullandı.

Bahçeli: Akıncı ENOSİS’in yörüngesine çoktan girmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli,"Bu nedenle Cumhurbaşkanlığından derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğü’nün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz ve hayati bir sorumluluktur. Akıncı ve yandaşları unutmamalıdır ki, Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Beşparmak Dağları’na dökülen şehit kanları hiçbir şart altında silinmeyecek, kutlu ceddimizin emanetleri çiğnetilmeyecektir."dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, KKTC Cumhurbaşkanı’nın Skandal Açıklamalarına yönelik yazılı basın açıklaması yaptı. MHP Lideri Bahçeli,"Anavatan-yavru vatan ayrımına karşı çıkan, Türkiye’ye ekonomik bağımlılığı azaltmak için Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin desteğine ihtiyaç duyduğunu küstahça seslendiren ve gizli niyetlerini itiraf eden Akıncı ENOSİS’in yörüngesine çoktan girmiştir. Kıbrıs Türklüğü’nü Rum planlarına zincirleyip tutsak etmek maksadıyla elinden geleni ardına koymayan Mustafa Akıncı Türkiye’ye ve Türk milletine şükran duyması gerekirken sırtını dönmüş, yüzünü de zalimlere çevirmiştir.

Bu ayıp ve ahlaksızlığın hiçbir vicdanda, hiçbir siyasi anlayışta yeri olamayacaktır. Mustafa Akıncı’nın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığından derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğü’nün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz ve hayati bir sorumluluktur. Akıncı ve yandaşları unutmamalıdır ki, Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Beşparmak Dağları’na dökülen şehit kanları hiçbir şart altında silinmeyecek, kutlu ceddimizin emanetleri çiğnetilmeyecektir."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamaları şu şekilde: KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bir İngiliz gazetesine yaptığı esef verici açıklamalar sakat zihniyetini, sancılı ve skandal tutumunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kıbrıs Türklüğü’nün tarihsel hak ve çıkarlarını namuslu şekilde savunmak yerine, Akdeniz’de karanlık hesap yapan küresel emperyalizmin değirmenine su taşıyan ve Rumların stratejik hesaplarına hizmet eden bu şahıs milli gerçeklerden bütünüyle kopmuştur. Aynı zamanda şehitlerimizin aziz hatıralarına cephe almış, acil çözüm diye taviz ve teslimiyetin provokatör sözcülüğüne heves etmiştir. Nitekim Mustafa Akıncı’nın “Ankara tarafından yutulmadan” endişe duyması, “ikinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım” demesi utanmazlık olduğu kadar tamiri ve tedavisi imkansız bir Türkiye husumetidir.

Bu şahıs KKTC Cumhurbaşkanı olduğu 2015 yılından bu tarafa Türk milletinin hassasiyetlerini kaşımaktan, milli duyarlılıkları tahriş ve tahrip etmekten vazgeçmemiş, geri durmamıştır. Akıncı’nın sık sık bahsettiği diyalog devriliş ve tükeniş, dile getirdiği çözüm formülü çöküş ve çürüyüştür. Türkiye’nin Akdeniz’de sıkıştırılmak, hatta dışlanıp egemenlik ve manevra alanlarının daraltılmak istendiği sorunlu bir dönemde KKTC Cumhurbaşkanı’nın çarpık tavrı emsalsiz işgüzarlık ve işbirlikçilik örneğidir. 1959 Zürih ve Londra Antlaşmalarından 1960’ta ilan edilen Kıbrıs Cumhuriyeti’ne, 1974 Barış Harekâtıyla birlikte 1983’teki bağımsızlık ilanından bugüne kadar Türkiye’yi ilzam ve isnat eden böylesi bir teslimiyetçi zihniyete yavru vatanda çok nadir tesadüf edilmiştir. Malum olduğu üzere, Ada’da 1968 yılından itibaren başlayan taraflar arasındaki müzakerelerden hiçbir sonuç çıkmamış, mesafe alınamamıştır. Bu kapsamda gündeme gelmemiş, müzakere masasına koyulmamış hiçbir konu başlığı kalmamıştır. Siyasi eşitlik ve iki kesimlilik temelinde, eşit statüde iki kurucu devlete haiz yeni bir ortaklık hukukunun tesisi için yıllarca aracılı-aracısız görüşmeler yapılmış, nafile temaslar kurulmuştur.

Müzakerelerde Kıbrıs Türklüğü her zaman adil ve kalıcı bir çözümü hedeflemiş, Rum kesimi ise sürekli olarak kriz imal edip çözümsüzlüğü derinleştirmiştir. En son, 2017 tarihinde Birleşmiş Milletler’in inisiyatifiyle tezahür eden İsviçre’deki Crans-Montana görüşmeleri Rum tarafının uzlaşmaz, çelişkili ve dayatmacı duruşundan mülhem çökmüştür. Mustafa Akıncı’nın bu gerçekleri hasıraltı edip Türkiye’yi hafife alması, hatta KKTC’nin Türkiye’ye bağlanma ihtimalini korkunç olarak nitelendirmesi uyuyan bir Komünistin ayaklanarak EOKA diline tutunmasından başka manaya gelmeyecektir. Anavatan-yavru vatan ayrımına karşı çıkan, Türkiye’ye ekonomik bağımlılığı azaltmak için Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin desteğine ihtiyaç duyduğunu küstahça seslendiren ve gizli niyetlerini itiraf eden Akıncı ENOSİS’in yörüngesine çoktan girmiştir.

Kıbrıs Türklüğü’nü Rum planlarına zincirleyip tutsak etmek maksadıyla elinden geleni ardına koymayan Mustafa Akıncı Türkiye’ye ve Türk milletine şükran duyması gerekirken sırtını dönmüş, yüzünü de zalimlere çevirmiştir. Bu ayıp ve ahlaksızlığın hiçbir vicdanda, hiçbir siyasi anlayışta yeri olamayacaktır. Mustafa Akıncı’nın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığından derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğü’nün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz ve hayati bir sorumluluktur.

ve yandaşları unutmamalıdır ki, Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır. Beşparmak Dağları’na dökülen şehit kanları hiçbir şart altında silinmeyecek, kutlu ceddimizin emanetleri çiğnetilmeyecektir. Mustafa Akıncı’nın rahatsızlığı geçmeyecekse, Türklüğe kuşkulu bakışı bitmeyecekse bundan sonraki hayatına Güney Kıbrıs Kesimi’nde devam etmesi daha makul ve mantıklı bir tercih olarak önünde durmaktadır. Kıbrıs Türklüğü’nün egemenlik haklarıyla oynayan karşısında Türk milletinin tamamını bulacaktır. Mustafa Akıncı’nın onurlu ve şerefli hareket ederek görevinden affını istemesi yegâne beklentimiz ve temennimizdir.

Kıbrıs Türklüğü’nün hak ve çıkarları, varlık ve bağımsızlık değerleri uğruna hayatları boyunca mücadele eden, şehit olan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Rauf Denktaş olmak üzere, bütün şehitlerimize ve ebediyete irtihal edenlere Allah’tan rahmet diliyorum.

Kaynak: Kıbrıs Postası, Ajanslar

banner53
Yorumlar (0)
19
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?