banner39

Ali Emre'nin 'yarısı' İz'de

Ali Emre, Milyon Sesli Mızıka şiir kitabı ile eleştiri yazılarından oluşan Şiirin Saçağı Altında kitabında başka bir şiirin ve edebiyat eleştirisinin mümkün olabileceğini söylüyor

Kültür Sanat 07.05.2015, 12:41 07.05.2015, 12:52
Ali Emre'nin 'yarısı' İz'de

Ahmet Yasin Aldı/ Dünya Bülteni - Kültür Servisi

Bilindiği üzere, Milyon Sesli Mızıka, besmelenin ardına düşürdüğü çocuklarla birlikte tasını tarağını toplayarak şiire yürüyen Ali Emre’nin Kıyamet Mevsimleri’nden sonra yayımlanan ikinci şiir kitabıdır. Kendi toprağına ve tarihine dikkat kesilen, aynı zamanda bütün bir yeryüzüne ve farklı insan çehrelerine ışıklar düşüren geniş bir haritası, milyonlarca sesle örülen hüzünlü bir şarkısı var şairin.

Şair, şiir anlayışını Şiirin Saçağı Altında kitabı vesilesiyle yapılan bir mülakatta şu cümlelerle özetliyordu: “Benim yazmaya çalıştığım şiir ise; kara bir lirizme ve içli, duygulu bir sese ve aynı zamanda siyasi, toplumsal, güncel, eleştirel damarlarda devinen epik bir karaktere sahip. Yer yer çoksesliliğin imkânlarını da denemek istiyor. Kimliği, tarafı, duyargaları yönünden de ''yaşayan sünnet'' gibi bir doğallık ve bilinç evreninde yeşeriyor.”

72 sayfadan oluşan kitap “Ömrün Örselenmiş Kelebeği” ve “Şarkısını Gömerken Toprağa” başlıklarını taşıyan iki bölümden oluşuyor. Kitapta 33 şiir yer alıyor. Kötü ve yorgun olmaya koşullanan modern zamanların insanına siyasal ve güncel eleştiriler yöneltmesinin yanı sıra, huzur ve iyiliğin kaynağını hatırlatan şiirler de yer alıyor Milyon Sesli Mızıka’da. 

Kendi toprağına ve tarihine dikkat kesilen, aynı zamanda bütün bir yeryüzüne ve farklı insan çehrelerine ışıklar düşüren geniş bir haritası, milyonlarca sesle örülen hüzünlü bir şarkısı var şairin:

“İşte bu vakit kolu kanadı kırılıyor günün
bir halk, şarkısını gömerken toprağa.
Çırpınıyor avucumun içinde göğsünü yırtıp
arzın o milyon sesli mızıkası.

Kıyamet gibi hep ölü çocuklarla tanışmaktan
korkuyor oğlum gözlerini kapatıp.
Ki duruyor her yerde rengârenk, cıvıl cıvıl
eliyle koymuş gibi bir ölüm atlası.”

Duyabilecek iştiyakta olanın kulaklarını sağır edecek bu melodi, zamana ve insana bir de soru yöneltiyor: Kulaklarını tıkayanlar hayatlarına daha ne kadar devam edebilecekler?

                                                   **

Şiirin Saçağı Altında ise, Ali Emre’nin şimdiye kadar çeşitli dergilerde şiir üzerine yazdığı yazıların bir bölümünü içeriyor. Hiç yayımlanmamış yazılar da var kitapta. Bazen kadim, bazen güncel bir sorun olarak şiirin saçağı altında biriken, yer tutan çeşitli konuların belli dikkatler, yorumlar, öneriler eşliğinde ele alındığı poetik ve eleştirel yazılardan çatılmış kitap. Kişi merkezli olanları varsa da tematik metinler ağırlıkta daha çok. Kitabın ''Şairler Loncasında'' başlıklı ilk bölümünde görece daha ciddi, kuramsal, ağırbaşlı yazılar çoğunlukta. ''Halkın Minderinde'' başlıklı ikinci bölümde ise daha kısa, daha güncel ve daha rahat okunabilecek yazılar öne çıkıyor. Kitapta sunuşla birlikte toplam 24 yazı yer alıyor. Kitabın sonunda bir de “Ad Dizini” var.

Kitabın başındaki ithaf da dikkat çekici: “Güzel ve umut aşılayan bir azmi, terbiye edilmiş bir nefsi olanlara… Bin yıldır üşüyen evi yeniden diriltmek, inşa etmek için sessizce yeni ufuklar arayanlara…”

Teknik ve kapsamlı incelemelerin yanı sıra eleştirel değini ve denemelerin de yer aldığı kitabın girişinde, amacına ve istikametine de ışık tutan şu cümlelere yer veriyor Ali Emre: “Şiir ya da edebiyat adına yapıp ettiklerimiz de son çözümlemede insani bir etkinliktir, bir ameldir ve bir hesapla karşılaşacaktır. Edebiyatımız hayatımızdan, hayatımız edebiyatımızdan tamamen kopuk değildir, olamaz. Şiir üzerine yazılmış birçok kitapta gördüğümüz gibi, klişeden kaçınacağım diye yabancılaşmış bir zihin ve murdar bir sözlük eşliğinde ıkınıp sıkınmanın da bize hiç değmeyen sentetik metinlerle oyalanmanın da bir anlamı ve yararı yoktur. Aymazlığın, sömürünün, zorbalığın, ahlaksızlığın gönüllü köleliğine soyunanları da; asmaların, tasmaların ve yosmaların koynunda ömür tüketenleri de sevmek zorunda değiliz. Kuru bilginin ırgatlığı da, mıncıklanıp sünepeleşmiş, istikametini ve rakımını kaybetmiş kötücül sözün ayartıcılığı da bizden uzak dursun. Bin yıldır üşüyen bu evde bugün de bize her şeyden önce bir şahitlik bilinci, bir inşirah yekinmesi lazım.”

Ali Emre, hem "şairler loncası"na sokularak hem de “halkın minderi”ne ilişerek, şiirle ilgili birçok kavram ve konuyu “adalet” ve “ahlâkîlik” ilkelerini öne çıkararak sorguluyor. Farklı bir şiirin de, farklı bir eleştirinin de hâlâ mümkün olduğunu vurgulayan yazar, çeşitli örnekler ve temsilciler bağlamında eğildiği son dönem şiirimizle ilgili yeni ve cesur tespitleriyle de dikkat çekiyor.

Ali Emre’nin genç şairlerin şiir verimlerini ele alıp irdeleyen kitabı da önümüzdeki aylarda okuyucularıyla buluşacak.

Ali Emre, Şiirin Saçağı Altında, İz Yayıncılık, 2014, 272 s. Milyon Sesli Mızıka, İz Yayıncılık, 2015, 72 s.

Yorumlar (0)
19
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?