banner15

Begic: Başörtüsü taşımak kavramsal sanat

Bosnalı başörtülü yönetmen Aida Begiç, başörtüsü ve sanat ilişkisiyle ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. Begiç, başörtüsü taşımanın kavramsal sanat olduğunu ifade etti.

Begic: Başörtüsü taşımak kavramsal sanat

 

Dünya Bülteni/Kültür Servisi

Bosnalı yönetmen Aida Begiç'in, savaş yıllarında kaybolan eşlerini bekleyen kadınların hikayesini anlattığı "Kar" filmi, 61. Cannes Film Festivalinde Grand Prix ödülü alması, ülkede özellikle sanat camiasında büyük heyecan yaratmış ama aynı zamanda uluslararası sanat camiasının dikkatini yeniden Bosna-Hersek'te savaş dönemindeki olaylara çekmeyi başarmıştı.

Yönetmen Begiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 17 yaşındayken ülkesi ağır savaş koşullarında bulunduğu sırada 1993 yılın'da Saraybosna Sahne Sanatları Akademisine başladığını ifade ederek, akademide okuduğu yıllara ilişikin olarak şunları kaydetti:

"Sanatın bu coğrafyada ne kadar büyük önem taşıdığını, bombaların altında da sanat etkinliklerini, tiyatro oyunlarını izlemek için kendi hayatlarını riske atan insanlar gösterdi. Bu, direncimizin bir parçasıydı, kültürel ifademizdi. Bununla beraber haysiyetimiz de tekrar kazanıldı, bunu kimse bizden alamazdı. Maddiyata göre maneviyat, üstünlüğünü burada da kanıtladı. Tüm bunlar reji okumak için verdiğim karardan, o zor dönemde de olsa daha emin olmam için yeterliydi."

Daha pek çok konuda açıklamalar yapan Begiç, özel ve sosyal hayatında başörtüsü taktığını belirterek, bu konuda uluslararası sanat camiasından farklı tepkilerle karşılaştığını kaydetti. Avrupa'da uluslararası bir film toplantısında sinemacıların kendisine "Siz hiç bizim metroda, sokakta karşılaştığımız başörtülü kadınlar gibi değilsiniz" dediklerini belirten Begiç, bu sözler karşısında kendisinin "Ben onların aynısıyım, sadece siz onları daha yakından tanımak için çaba harcamıyorsunuz" yanıtını verdiğini ifade etti. "Bazı insanlar, başörtüsü taşıyorsanız evde oturmanız gerektiğini düşünüyor, iş dünyasında, hele film dünyasında ne aradığınızı anlayamıyor" diyen Begiç şöyle devam etti: "Geleneğin, ailenin, kocanın baskısıyla veya siyasi bir görüşü temsilen başörtüsü taşıdığımı düşünenler de var. Böyle önyargıların üstesinden gelmek çok da kolay değil. Bir kadına başörtüyü taşımasının 'kendi seçimi olmadığını' söylediğinizde, kendi kişiliği yokmuş gibi o insana hakarette bulunmuş oluyorsunuz. Bazen bana öyle geliyor ki başörtüsü taşımak kavramsal sanat, sizler de ayrı bir başyapıt olarak görülüyorsunuz. Size dair insanlarda hemen tepkiler oluşuyor. Herkesin başörtülü bir kadın hakkında düşüncesi var. Düşünce olumlu veya olumsuz olsun bu sağlıklı bir durum değil, çünkü ancak insanı tanıdıktan sonra onun hakkında bir düşünceye sahip olabilirsiniz.

Güncelleme Tarihi: 04 Ekim 2010, 10:51
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner47

banner48