banner15

Bekir Topaloğlu'nun hatıratı ne zaman yayımlanacak?

Derin Tarih dergisinin 49. sayısında İsmail Kara’nın Bekir Topaloğlu üzerine bir yazısı var. “Bekir Topaloğlu Hoca İçin Rahmet Kayıtları” başlıklı yazı, 1975’ten bu yana düzenli olarak günlük tutan Bekir Topaloğlu’nun hayatına ve hatıratına dair önemli bilgiler sunuyor

Bekir Topaloğlu'nun hatıratı ne zaman yayımlanacak?

Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

İsmail Kara’nın Derin Tarih’teki yazısı merhum Bekir Topaloğlu’nun hayatını, İmam Hatip camiası açısından önemini kuşağındaki diğer isimlerle birlikte gözler önüne seriyor. Bunun yanında Topaloğlu’nun Günlerim Böyle Geçti adını koyduğu günlüklerine-hatıratının serencamına dair önemli bilgiler aktarıyor. Başarıdan ziyade vazifeye odaklanan Topaloğlu’nun eski harflerle yazdığı günlük defterlerinin Latin harflerine aktarılması başta olmak üzere bir neslin tecrübelerinin damıtılmış hali bu yazı.

Kara’ya göre Topaloğlu’nun hatıraları “realist tespitleri” bakımından son derece önemli. Hatıratta sert sayılabilecek tenkitleri de var Topaloğlu hocanın. Bunların bir kısmı hocalarına, yakın arkadaşlarına, talebelerine, çevresine, cemaatlere, meşhur isimlere, üstatlara; İlahiyatta, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda, İSAM’da ve diğer kurumlarda olup bitenlere uzanması açısından dikkat çekiyor. Ne var ki, bundan dolayı hatıratın yayımlanması epey gecikmiş. Zira günlükler, Latin harflerine aktarılıp Hoca’nın tashihinden geçerken “Bunların bugün nasıl yayınlanacakları da mesele olmaya” başlar. Bundan dolayı Topaloğlu, günlüklerin tamamının olduğu gibi yayınını sonraya bırakarak bunlardan bir özet yapmayı düşünür. Bunu dostlarına da danışır. Anlaşılan o ki bu hatırat daha evvel yayımlananlardan oldukça farklı. Yazının hatıratın serencamıyla alakalı kısımları şöyle:

“Bu aşamadan sonra Hoca beni fazla aramaz oldu. Sebebini anladığım için sessiz kaldım. Basılması için hatıratını Ensar’a verdiğini bile dışardan öğrendim. Orada 5-6 ay beklemiş. Sebebi malî sıkıntı olarak söyleniyordu, Hoca da sanki buna inanmış gibi idi ama elbette gerçek sebep o değildi. Sonra hatırat Ensar’dan alındı ve Tayyar beyin teklifiyle bir daha gözden geçirildi, bazı tasarruflarda bulunuldu.

Hoca’nın talebi üzerine bundan sonraki görüşmemiz kitabın hangi yayınevinde yayınlanabileceği üzerinde oldu. İz Yayınları’nın uygun olabileceğini söyledim ve ilk temasları sağladım. Bu arada her iki hocamız da son tashih ve tasarrufları bana ayrı ayrı anlattılar. Vefatıyla neticelenen hastalığına yakalanmadan iki gün önce (4 Mart, Cuma) odasında görseller üzerinde konuşmuştuk. Israrım üzerine evden fotoğraf albümü ile resmi evrakının, yazışmaların olduğu klasörleri getirmişti. Fotoğraf albümünü taramaları için İz’den gelen Hamdi Akyol arkadaşımıza emanet ettik, ben de Hoca’nın olmadığı bir gün gelip dosyalara bakacak ve kitaba girecek bazı belgeleri, yazışmaları seçecektim. Birden gelen ağır hastalığı bende odasına gidip evrakına bakma dermanı bırakmadı.

Her şey gibi fani dünyaya da hükmeden takdir nice niyetleri ve işleri noksan ve nâtamam koyup bırakmıştır! Te’vilât’ın tercümesi gibi Hoca’nın hatıratı da öyle oldu. Bakalım bundan sonra kaderin sevki nasıl cereyan edecek?”

Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2016, 15:22
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48