banner39

Beyoğlu'nda müstesna bir Esma-i Hüsna sergisi

“En Güzel 99 İsim, 99 Yazı” başlıklı Esmâ’ül-Hüsna sergisi Beyoğlu Sanat Galerisi’nde açıldı

Kültür Sanat 23.02.2015, 13:51 23.02.2015, 14:54
Beyoğlu'nda müstesna bir Esma-i Hüsna sergisi

İbrahim Ethem Gören/ Dünya Bülteni

Hattat Mustafa Cemil Efe “Hüsn-i Hat ile “En Güzel 99 İsim, 99 Yazı” başlıklı Esmâ’ül-Hüsna sergisiyle İstanbul’dan tüm dünyaya es-Selâm dedi.

Beyoğlu Sanat Galerisi’nde 21 Şubat Cumartesi günü çok sayıda sanatkârın ve sanatseverin katılımıyla açılan sergi kendi alanında ilklerden biri olma özelliğine sahip… Şimdiye kadar 99 esmanın tamamını yazmak birkaç sanatkâra nasip oldu. Bu bağlamda evvelemirde Ali Alparslan Merhum’u zikretmek gerekir.

Cennetmekân hocamız “en güzel isimler”i celi talik ile yazarak yayınlama imkanı elde etmişti. Hasan Çelebi Hoca ve talebeleri de; Erzurumlu hot ve tezhip sanatkârları da bir araya gelerek geçtiğimiz aylarda esma-i hünsayı yazmaya muvaffak olarak sergilerini İstanbul’dan sonra Ankara’ya da taşımışlardı. Reisülhattatin Hasan Çelebi Hoca’nın sergisinde manaları birbirine yakın olan isimler aynı levhada yer aldığı için toplamda 40 levha ortaya çıkmıştı…

İSTANBUL HAT SANATININ BAŞKENTİDİR

Hüsn-i hatla; güzel yazı sanatıyla hemhal olanlar “Kur’an-ı Kerim Hicaz’da (Mekke-i Mükerreme’de ve Medine-i Münevvere’de) nazil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı” kibar-ı kelamına vakıftırlar…

Şimdi biz bu güzel söze “İstanbul hat sanatının başkentidir” ibaresini ekleyebiliriz. Evet, İstanbul hat sanatının başkentidir. Osmanlı yüzyılları boyunca Asitane’nin kandillerle aydınlanan cami ve mescitleriyle, medreselerinde, derviş odalarında, hat mekteplerinde sanatkâr dedelerimiz kamış kalem ve mürekkepleriyle hat sanatının hizmetinde bulunmuş ve İslam ümmetine bu hususta önderlik ve rehberlik etmişlerdir.

Öncelikle her hattat Kur’an-ı Kerim yazmak ister. Mushaf-ı şerif kitabetine dair rüyalar görür. Hüsn-i hatta başlıca yazılan sair metinler de vardır. Besmele, Fatiha Suresi, Nazar ayeti gibi… Bunlara ilave olarak Sevgili Peygamberimizin mübarek sîret ve sûretinin anlatıldığı Hilye-i Şerifeler de hattatlar tarafından çokça yazılmaktadır. Aynı şekilde hattatlarımız Esma-i Hüsna kitabetine büyük önem vermektedir. İstisnalar kaideyi bozmamakla birlikte hemen her hattat yazı hayatı boyunca en az bir Esma-i Hüsna tablosu yazmıştır. Her hattat esma-i Hüsna yazma rüyası görür…

Esma-i Hüsna malum olduğu üzere 99 güzel isimden oluşur… Hattatlar 99 güzel isim öncelikle tek bir levhada müstakil olarak yazar. Bununla birlikte tek tek de yazılabilir. Bezen birbirine yakın manaları ifade eden isimlere, Erzurumlu garezsiz sanatkârların “Hû” ismiyle müsemma sergilerinde olduğu gibi âla keyfiyette aynı tabloda yer verilebilir.

Tezhipçilerimiz de tüm hünerlerini Esma-i Hüsna levhalarının tezyinatında göstermektedir. Böylelikle hat ve tezhip sanatı tarihimize birbirinden âlâ keyfiyeti haiz Esma-i Hüsna eserleri kazındırılmıştır.

Her hattat içten gelen bir iştiyakla Allah’ın isimleri yazar… Bir zaman Mustafa Cemil Efe’nin hocası merhum Fevzi Günüç’ü kurucu dekanı olduğu Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde ziyaret etmiştim. Ziyaret sebebim yayına hazırlamakta olduğum Hakikatın Sonsuzluğunda Vedud’a Yolculuk: Esma-i Hüsna isimli kitap için 99 güzel ismi yazdırmaktı. Hocamız böyle bir projeye imza atmayı çok istemekle birlikte üniversitedeki idari görevinin epeyce vaktini aldığını belirtti. Lakin yine de iki adet esma-i Hüsna tablosunu ve bir ism-i latifi yazdı. Günüç Merhum’un kamış kaleminden zikir sesi aldığı El-Vedud ism-i şerifine itabın kapağında yer verdik. Şimdi Fevzi Hocamız Konya’da basübadelmevt zamanını beklerken talebesi Mustafa Cemil Efe’nin kamış kaleminin her bir zikri amel defterinin üzerine iki haftalık hilal parlaklığında nur olarak düşüyor.

EN GÜZEL 99 İSİM ALTI AYDA YAZILMIŞ

Hattat Mustafa Cemil Efe esma-i Hüsna yazma rüyasını gerçekleştiren bir sanatkâr… Altı aylık bir çalışma neticesinde hatları yazmaya muvaffak olmuş. Tezhipler İranlı tezhip sanatkârı bir aile tarafından yapılmış. 99 esmanın tamamında renkler birbirinden ayrı. 15 kadar tezhip formu 99 levhaya uygulanmış. Tezhiplerin de yazılar gibi başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

YAZIDA ASIL OLAN RUHTUR; MANADIR

“Sanat ve estetik ruhun derinliklerinde beraberdir” diyen Hattat Efe yazının ruhunu önemsiyor. Mustafa Cemil Efe, şu güzel cümleyi sergide bu satırların yazarına söyledi… “Yazıda asıl olan ruhtur, manadır.” Önemli bir tesbit bu. Hatta da önemli olan edep ve erkândır. Çünkü edep usulden önce gelir. Hasbıhalimizde Hattat Cemil Efe “İnşallah vakt-i merhunu gelince bizim yazılarımız da Şefik Efendi’nin yazıları gibi okuyanlara, seyredenlere ruh ve mana iklimi taşır” niyazında bulundu.

Sergide pek çok sanatkâr dostlumuzla görüşme imkânımız oldu. Son cümlenin öznesine Muhammed Mağ’ı ekleyelim. Hat ve tezhip sanatçısı Muhammed Mağ’ın da sergide emeği var. Erzurumlu Usta Mağ, kamuoyuna şu mesajı iletmemi istedi: “Mustafa Cemil Efe kardeşimin sergisi çok güzel oldu, titiz bir çalışma oldu. Bizim de katkımız olduysa ne mutlu. Buradan hali vakti yerinde olan vatandaşlarımıza, iş adamlarımıza sesleniyorum. Yatırımlarını biraz da öz sanatlarımızdan tarafa kaydırsınlar, sanata ve sanatkâra destek olsunlar”

Hemen her sergiye katılarak sanatkârların yanında ve yakınında bulunan Hattat Muhammed Hobe de sergiyi epeyce beğendiğini söyledi kısa sohbetimizde…

PROF EKREN: MÜMKÜN MERTEBE SANATKÂRLARIMIZA DESTEK OLUYORUM

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazım Ekren Hoca’yla da sergide ayaküstü de olsa sohbet etme imkânı buldum. Hocanın fotoğrafını çekecektim ki “Gel bakalım fotoğraf karesinde sen de yer al” deyince objektifin karşısına birlikte geçtik. Nazım Hoca, imkânları nisbetinde klasik İslam Türk sanatlarıyla meşgul olanlara destek oluyor. “Mümkün mertebe hat-tezhip levhası almaya çalışıyorum” diyen Prof. Ekren’le, Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde BYV’nin düzenlediği Kamu Sektörü ve Yöneticilik Paneli’ne dair de bir paragraf açtık.

Hattat Gürkan Pehlivan da Mustafa Cemil Efe’nin sergi heyecanına ortak olmak üzere Beyoğlu’na gelmiş. Sergide gözüm, hocaların hocası Hüseyin Kutlu Üstad’ı aradı. Talebesi ve dünürü Fevzi Günüç’ün öğrencisi Mustafa Cemil Efe’nin bu mutlu gününde hat sanatı tarikinde dedesi mesabesinde olan Hüseyin Kutlu sergide yoktu. Muhakkak hocamızın fevkalade bir programı sergi zamanına tevafuk etmiştir.

SERGİ 7 ŞEHRİ VE 7 ÜLKEYİ GEZECEK

Muhammet Hanefi Kutluoğlu koleksiyona ait olan Esma-i Hüsna tabloları Türkiye’de 7 şehirde sanat severlerle buluşacak. Sergi yurt dışında da 7 farklı ülkede sanatseverlerin ilgisine arz edilerek hat ve tezhip sanatı dünyaya tanıtacak.

“VASFEDEMEZ SÖZLER SENİ”

Katalog için de bir paragraf açalım. Değerli eserler okuyucuya ala keyfiyette sunulmalı. Zarf mazrufa; mazruf da zarfa müsavi olmalı. Sergi kataloğu; daha doğrusu kitabı, ‘esma-i hüsna’ya yakışır titizlikte hazırlanmış bir prejtij eseri olmuş. Emeği geçenlerin eline sağlık. Her bir esmada o esmanın mana hikmet ve esrarına dair Ahmet Efe’nin gönlündeki aşk ırmağından neş’et eden bir şiir yer alıyor. Bu özellik de Hattat Cemil Efe’nin çalışmasını müstesna kılıyor.

28 Şubat Cumartesi gününe kadar Beyoğlu Sanat Galerisi’nde ziyaretçilerini bekleyecek olan sergiye dair intibalarımızı Mustafa ve Ahmet Efe’nin avazıyla nihayete erdirelim:

“Bendeniz yüce Yaradanımızın el-Musavvir ism-i şerifine sığınarak bu 99 ismi yazmaya çalıştım. Klasik sanatlarımızın baş tacı olan hat sanatı, zaten güzel olan esmaları daha da güzelleştirdi. Bu eserleri yazabilmemin yegâne müsebbibi olan rahmetli Hocam Fevzi Günüç’ü hayırla ve muhabbetle anmak boynumuzun borcudur.”

Vasfedemez sözler seni
Hiç göremez gözler seni
Arif olan özler seni
Müteâlî ilâhımsın

Yorumlar (0)
23
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?