banner39

Beyrut, Filistin ve Nablus izlenimleri

Cenap Şahabettin’in Beyrut, Filistin ve Nablus İzlenimleri adıyla kitaplaştırılan gezi yazıları I. Dünya Savaşı'nın son yılında -imparatorluğun inkıraz döneminde- elden gitmek üzere olan "Arz-ı Kenan"ı ve çevresini çok değişik yönleriyle anlatıyor

Kültür Sanat 05.05.2015, 20:57 06.05.2015, 08:13
Beyrut, Filistin ve Nablus izlenimleri

Dünya Bülteni/ Kültür Servisi

Beyrut, Filistin ve Nablus İzlenimleri, sanatsal nesrin önemli isimlerinden Cenap Şahabettin’in 1918 yılında kaleme almaya başladığı yazılardan oluşuyor. Eser, hacmi küçük olması­na rağmen hem ait olduğu edebî türün nadide örneklerinden biri olması bakımından hem de Edebiyat-ı Cedide’nin meşhur sa­natçısı Cenap Şahabettin'in kaleminden çıktığından daha da bir değerlidir.

O yıllarda Suriye ve Batı Arabistan Orduları Komutanı olarak görev yapan Cemal Paşa bu yazıların oluşumunda etkili olmuş. Bilindiği üzere Cemal Paşa’nın daveti üzerine Cenap Şahabettin Suriye Mektupları adını taşıyan gezi yazılarını kaleme almıştı. Daha sonra, Beyrut, Filistin ve Nablus’u ziyaret eden Cenap Şahabettin, buralara dair gezi notlarını o günlerde yayın hayatı yeni başlayan Zaman gazetesinde tefrika şeklinde neşretmişti. Kitabı yayına hazırlayan Tayfun Haykır, buradaki yazıların Suriye seyahatinin devamı olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor.

Cenap Şahabettin, bu gezi notlarında sırasıyla Sayda, Sûr, Filistin, Afula, Taberiye Gölü, Caune ve Nablus’u anlatıyor. Yazıların dikkat çeken bir yanı da müellifinin, Edebiyat-ı Cedide’nin ağdalı dilinden çok daha sade bir dille kaleme alınmış olması.

İzlenimler, Osmanlı aydınlarının, dağılma yıllarında dünyayı algılama biçimi hakkında da ipuçları sunar niteliktedir:

“Suriye yalıları en şerefli manasıyla meşime-i medeniyettir; ilim sanat orada doğdu, Tevrat ve İncil burada indi, şiir ve felsefe umman üzerinden aktâr-ı cihana yayıldı.. .Buradan Filistin’e bakarken asırlardan ve asırlardan beri devam eden müsademe-i edyân, hilal, salib veEsfârü’l Hamse fırtınaları gözünüzün önüne avdet eder ve denizde göz gezdirirken Mısır, Yunan, Kartaca, Roma, İtalyan ve İspanyol medeniyetlerinin takib-i emvâcını hatırlarsınız ve etrafınızda medeniyet-i İsrailiye’ye hayrül- halef olan Arap medeniyeti muhteşem bir türbedir.”

Edebiyat-ı Cedide muharririne göre, Filistin Afrika’dan kopmuş adeta Asya’ya yapışmış durumdadır ve burada İsrailoğullarının miras bıraktığı din asabiyesi hissedilmektedir:

“Filistin’in hemen her buk’asında kalın tahtadan ağır bir salibe çakılı bir sanem görürsünüz. Ve bu sanemin kuru, soluk ve bî-hayat kolları arasında insaniyetin nısf-ı medenîsi mahsus olduğunu düşününce: ‘Subhâne men tahayyere fî sun’ihi’l-ukul!’ nısraı dudaklarınıza gelir.

Bu garip kıtada müsâdeme-i edyân denilebilir ki, hiç münkatı olmadı: Sinagog çan kulesine ve çan minareye daima yan bakmıştır. Osmanmlılara kadar yüzlerce uruk-ı beşerin Filistin topraklarında din namına dökülmüş kanları vardır. Selahaddin-i Eyyubî’nin en parlak hatıra-i muzafferiyeti ile tarihe giren Cebel-i Hittin burada, Türk ve Fransız ordularının çarpıştığı Afula Karyesi burada, salib ve hilalin en muharip tesadüm-gâhları burada idi.”

Tayfun Haykır, kayıp hükmündeki metinleri ortaya çıkarmış, Cenap Şahabettin’in nesir anlayışı ile ilgili özet bir inceleme, fotoğraf ve haritalarla metni zenginleştirmiş. Beyrut, Filistin ve Nablus gezilerindeki izlenimlerin anlatıldığı yazıların -şimdiye kadar yapılan araştırmalar da göz önüne alındığında- Cenap Şahabettin'in yazıp yayım­ladığı son gezi yazıları olduğu dikkate alındığında, bu küçük hacimli eserin büyük kıymeti çok daha iyi anlaşılacaktır.

Cenap Şahabettin, Beyrut, Filistin, Nablus İzlenimleri, Hazırlayan: Tayfun Haykır, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2015, 126 s.

Yorumlar (0)
27
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?