Bir kitap kurdu: Sahaflar Şeyhi-zadesi Mehmet Esad

Pek bilinmeyen Osmanlı aydını Mehmet Es'ad Efendi'nin hayatına kapı aralanıyor.

Bir kitap kurdu: Sahaflar Şeyhi-zadesi Mehmet Esad

Ayşegül Sarıyaşar / Dünya Bülteni 

 18. yy. Osmanlı vakanüvislerinden biri olan Mehmet Es’ad Efendi, 18 Rebiulevvel 1204 (6 Aralık 1789) İstanbul’da Ayasofya yakınlarında bir yerde dünyaya geldi. Ailesi o doğmadan bir yıl önce İstanbul’a göç etmişti. Babası Ahmet Asım Efendi bir yandan eğitimine devam ederken diğer bir yandan da sahaflarda kitapçılık yaparak geçimlerini sağlıyordu. Zamanla işinde iyi olduğu için sahaflar şeyhi oldu. Daha sonraları bu sebeple Es’ad Efendi ‘sahaflar şeyhi-zadesi’ diye şöhret bulmuştur. Eserlerinde kendisinden sadece Şeyh-zade diye bahseder. Arapça bilen Es’ad Efendi, Arapçayı babasının Mısır ve Kudüs kadılıkları zamanında öğrendi.

Es’ad Efendi yapmakta olduğu müderrisliği ailesinin geçimini sağlamakta zorlandığı için bırakmış Adapazarı Naibliği'nde meşihat mektupçuluğu yamaklığında, Kütahya ve Birgi naibliğinde bulunmuştur.

Şani-zade Mehmet Ataullah‘ın vakanüvislikten (tarih yazarlığı) azledilmesi üzerine Es’ad Efendi 29 Eylül 1825’te vakanüvislik görevine getirildi. Ölümüne kadar bu görevde kaldı ve zaman içinde ilmi rütbesi yükseltildi. Üss-i Zafer adlı eserinin müsveddelerini takdim edince kendisine Evkaf Müfettişliği ve Üsküdar Mahreci payesi verildi. Daha sonra Es’ad Efendi 1 Kasım 1831’de neşrine başlanan ve ilk Türkçe gazete olan Takvim-i Vekay’ı nazırlığına ve başyazarlığına getirildi. 31 Mayıs 1833’te İstanbul kadılığı payesi alan Es’ad Efendi ertesi yıl bir fiil İstanbul kadısı oldu.

Sultan Abdülmecid’in, Ocak 1845 tarihinde Meclis-i Vâlâ’yı ziyaretinden sonra çıkan fermanıyla, ülkenin imarı ve halkın refahının tam olarak sağlanmasının, her hususta cehaletin ortadan kaldırılmasına bağlı olduğu belirtildi ve ilk iş olarak halk eğitiminin bir çaresine bakılmasını emretti. Eğitim işlerini düzenlemek üzere, Meclis-i Muvakkat 13 Mart 1845 tarihinden itibaren çalışmalarına başladı. Bu mecliste bulunan dördü ilmiye sınıfına mensup, üçü bürokrat, biri de askeriyeden seçilmiş sekiz kişi, yeni eğitim politikasının temel prensiplerini ve planlamalarını yapmakla vazifelendirildi. Meclis-i muvakkat bir yıllık çalışmasının ardından sunmuş olduğu rapor üzerine 1846’da başkanlığına Ferik Emin Paşa’nın getirildiği Meclis-i Maarif-i Umûmiye adında daimi bir meclis kuruldu. Bu dönemde Es’ad Efendi Mekâtib-i umumiye nazırlığına ardından bir yıl sonra da 26 Aralık 1847’de Meclis-i Maarif-i Umûmiye reisliğine getirildi. Geçmişte bir dönem müderrislik yapan maddi imkânsızlıklardan görevini bırakıp başka alanlarda çalışan Es’ad Efendi çalışma hayatına yine bir eğitim gönüllüsü olarak noktayı koydu. Bu onun son görevi oldu. Es’ad Efendi 11 Ocak 1848 tarihinde vefat etti. Cenazesi Yerebatan’da kendisinin yaptırmış olduğu kütüphanenin bahçesine gömüldü. Hayatı boyunca topladığı 4000’e yakın kitabı düzenlediği bir vakfiye ile ilim âleminin istifadesine sunmuş olan Es’ad Efendi hakkında kaynaklar, hitabet kabiliyetine sahip, her işten anlar, zeki, vaktini araştırma ve okuma-yazmaya hasretmiş âlim ve şair bir zat olduğunda müttefiktir. Sıradan bir kitap toplayıcısı değildir. Kütüphanesine aldığı her bir eseri inceden inceye tetkik eden, ilavelerde bulunan bir şahsiyettir. 

ESERLERİ

Es’ad Efendi Tarihi; 1821–1826 yılları arasını kapsar ve Ziya Yılmazer tarafından 2000 yılında neşredildi. 

Üss-i Zafer;  ‘Vakayı Hayriyye’ye ’tahsis edilmiştir. 15 Haziran 1826 yeniçeri ocağının ilgasını anlatır. Eserin tenkidi Mustafa Nuri paşa tarafından çok mübalağalı olduğu ileri sürülerek yapılmıştır. Eser ilk h.1243’te İstanbul’da basılmış ardından çeşitli dillere de tercümeleri yapılmıştır.

Teşrifat-ı  Kadime; Osmanlı Devletinin kuruluşundan, Es’ad Efendi Tarihine kadar olan Osmanlı bürokratı hakkında bilgi verir. Eser h.1287’de İstanbul’da basılmıştır.

Sefaretnâme-i Hayr; II. Mahmut’un h. 1247’de Trakya vilayetine yapmış olduğu 40 günlük bir geziyi anlatır.

Ayatü’l Hayr; h. 1253 tarihinde tuna vilayetine yapılan gezinin notlarıdır.

Ayrıca biyografi alanında münşeat ve Bağçe-i Sefâ-endüz ( 1722–1835 yılları arasında yaşamış şairlerin hayatlarını içeren) adlı eserleri kaleme almıştır.


    

Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2019, 11:11
YORUM EKLE
YORUMLAR
nazan
nazan - 9 yıl Önce

Ayşegül hanım, tarihi şahıslara farklı bir perspektiften bakmamıza vesile olan makalenizi okumaktan büyük keyif aldım. Bu tür çalışmaların tarihe bakışımızı renklendirdiği ve bizleri bilgilendirdiği kanaatindeyim. Çalışmalarınızın devamını beklerim. selamlar.

banner39