banner39

Caddebostan-Bağdat Caddesindeki köşklerin tarihçesi

II Abdülhamid döneminde, Yıldız Sarayı’nın güvenilir bir mensubu olan Ragıp Paşa, devlet memuriyeti yanında ticaretle de uğraşmış; Beyoğlu'nda Anadolu, Rumeli, Afrika hanlarını yaptırmış, Umurca Rakı Fabrikasını kurmuştur. 1908 Meşrutiyetinden sonra Padişahın, Selanik'te Alatini Köşküne gönderilmesini takiben Rodos’a sürgün edilmiş, orada hastalanarak mide kanserine yakalanmıştı. Tedavi için İsviçre’ye giden paşa, dönüşte çok yaşamamış, 1920 yılında bu köşkte vefat etmiştir. Köşk’ün yapımı, 40.000 altına mal olmuştu. 

Kültür Sanat 12.05.2020, 12:20 12.05.2020, 12:20
Caddebostan-Bağdat Caddesindeki köşklerin tarihçesi

Dr. Vural Yiğit

CADDEBOSTAN

Göztepe ile Şaşkınbakkal semtleri arasında kalan sahil kesimidir. 18. yy'da tarla ve ağaçlarla kaplı ıssız bir yerdi ve kaçakların saklanma yeri haline gelmişti. Kaçaklara karşı buralarda kol gezen bostancı devriyelerinden dolayı semte önceleri "Cadı Bostanı" denmiştir. Cemal Paşa'nın burayı almasından sonra ise semt "Caddebostanı" olarak anılmıştır. Zaman içinde Caddebostan olarak kalmıştır.

CEMİL TOPUZLU KÖŞKÜ

Cemil Topuzlu Caddesi’nde yer alır. Köşk, denize 165m. cephesi bulunan, 30 dönümlük arazi üzerine 1901 yılında Cemil Topuzlu tarafından yaptırılmıştır. Köşkün mimarı olarak Alexandre Vallaury’nin adı geçmektedir. Projesi 1900 yılında hazırlanan köşkün yapım aşamasında Vedat Tek’in ilgilenmiş olması muhtemeldir. Köşkün çift kanatlı demir kapısındaki yılan motifleri, Cemil Topuzlu Paşa’nın hekimliğini simgelemektedir.

Muhteşem kulesiyle, kapılarında kullanılan renkli camlarıyla, Fransa’dan getirtilen parkeleriyle, bahçesindeki zarif heykellerle ve süs ağaçlarıyla dikkat çeken bu köşk dolayısıyla Cemil Paşa, İstanbul Belediye Başkanlığı makamına getirilmiştir.
Köşkün havuzlu bahçesi dolayısıyla, bulunduğu yöre Çiftehavuzlar olarak anılagelmiştir.

CEMİL TOPUZLU KİMDİR?

Türkiye’ye modern tıbbı ve cerrahiyi getirenlerden biri olan Topuzlu, Meşrutiyet Döneminde iki kez tıp fakültesi dekanlığı yapmış, Cerrahi profesörlüğü sırasında, II. Abdülhamit’in oğullarından birini bir operasyonla kurtarınca, kendisine
mareşal rütbesi verilmiştir.

Bir süre Avrupa’da incelemelerde bulunan Topuzlu, döndükten sonra 1912-1919 arasında iki kez İstanbul Belediye Başkanlığı yapmıştır. Kurtuluş Savaşı döneminde 3 ay kadar Damat Ferit Paşa kabinesinin Bayındırlık Bakanı olmuş, daha sonra politikadan çekilmiştir. 

CEMİL TOPUZLU KÖŞKÜ

Kagir zeminli ahşap köşk, Art Nouveau tarzında dört katlı, kuleli, geniş saçaklı, şato görünümlü bir yapıdır. Yan bölümleri, birbirine bitişik çift sütunların taşıdığı bir revakla çevrili olup, üzerine balkon yapılmıştır. Giriş merdivenlerinin üzerindeki büyük kemer, Vallaury’ye özgü bir uygulamadır. Genel olarak asimetrik palana sahip sahip olan yapının odaları farklı boyutlardadır. 1986 yılında belediyeden imar izni çıkartmış; köşkün bahçesindeki nadide ağaçları kestirip, havuz, tenis kortu
ve ahırların olduğu alana, 6 katlı, 6 blok dikmiştir…

RAGIP SARICA PAŞA KÖŞKLERİ

Caddebostan’da, Mabeyinci Ragıp Paşa tarafından yaptırılan köşklerin mimarı; Sirkeci Garını da yapan Prusyalı August Carl friedrich Jasmund’dur. 1906 tarihli köşkler; büyük bir koruluk içinde iki köşk ve tek katlı selamlıktan oluşmaktadır.

II Abdülhamid döneminde, Yıldız Sarayı’nın güvenilir bir mensubu olan Ragıp Paşa, devlet memuriyeti yanında ticaretle de uğraşmış; Beyoğlu'nda Anadolu, Rumeli, Afrika hanlarını yaptırmış, Umurca Rakı Fabrikasını kurmuştur.
1908 Meşrutiyetinden sonra Padişahın, Selanik'te Alatini Köşküne gönderilmesini takiben Rodos’a sürgün edilmiş, orada hastalanarak mide kanserine yakalanmıştı. Tedavi için İsviçre’ye giden paşa, dönüşte çok yaşamamış, 1920 yılında bu köşkte vefat etmiştir. Köşk’ün yapımı, 40.000 altına mal olmuştu. 

TEVHİDE HANIM KÖŞKÜ

Ragıp Paşa Köşkü’nün bitişiğindeki büyük beyaz köşk, kızı Tevhide Hanım’a aittir. Tevhide Hanım Köşkü ile selamlığı, Ragıp Paşa Köşkü’ne göre daha yalın bir mimariye sahiptir. Yapıldığı yıllarda, 18.000 m²’yi aşan ve denize kadar uzanan bir
koru içinde bulunmaktaydı. Mermer korkuluklarla çevrilen bahçe kısmı toprakla doldurulmuştu. Günümüzde bu alan içinde 50 civarında dairenin bulunduğu bir dizi apartman yer almaktadır. Denizle bağlantısı, Caddebostan sahillerinde 1984’de başlatılan dolgu işlemi ile kesilmiş ve denize uzanan iskelesi de ortadan kaldırılmıştır. Yol tarafındaki bahçe duvarı, bahçedeki büyük havuz ve müştemilat da apartman yapımı sırasında tamamen yıkılmıştır.

THERON DAMON KÖŞKÜ

Cemil Topuzlu Caddesine cepheli olarak sahil kesiminde inşa edilmiştir. Kesin inşa tarihi bilinmemektedir. Sahiplerinden biri, Theron Damon adlı bir Amerikalı olup, bu köşkte yazları Üsküdar Amerikan Koleji öğrencileri kamp yapmışlardır. Yapı üç katlı ahşap bir köşktür. Giriş katı kagirdir. Yapının ikinci katından, üçüncü kata kadar uzanan bir cumba ve cihannüma bulunmaktadır.  Köşk ve büyük bahçesi, «Gençlik ve kültür Vakfına» devredilmiştir. Burada bir ilkokul bulunmaktadır.
Günümüzde Köşkte «Zenzibar» adında bir restoran ve tenis kulübü vardır.

CADDEBOSTAN PLAJI

Ragıp Sarıca Paşa Konağına bitişik, içinde incir ve manolya ağaçları olan geniş plajı Reşit Bey işletirdi. Arkası yola dayalı kabinlerin yanında bulunan iki katlı uzunlamasına binaları yazlık olarak kiraya verilirdi. Tiyatro ve ses sanatçılarının, müzisyenlerin katıldığı bu plajın geceleri bir başka olurdu. Piyanist Fevzi ASLANGİL hemen her yıl ailesiyle gelir, en uçtaki odayı kiralar, bütün yazı burada geçirirdi. Selahattin PINAR onu yalnız bırakmaz, Çiftehavuzlar'daki evinden gelerek, ASLANGİL'in türlü muzipliklerine yarı kızıp yarı gülerek katlanırdı. 

CADDEBOSTAN MAKSİM

Plajın sahibi Reşit Bey, terbiyeli, daima siyah elbise giyip, kravatsız dolaşmayan bir İstanbul beyefendisiydi. Kız kardeşi Naciye hanım kapıda bilet keser, hemen bütün müşterileri tanırdı. Tenteli at arabaları, yazlıkçıları plaja taşırdı. Bitişikteki Caddebostan Maksim Gazinosu Uzun yıllar Kadıköy eğlence hayatının önemli yerlerinden biriydi. 20 yıl önce kapılarını kapatmıştı. Yerine alışveriş merkezi yapıldı. Sahil dolduruldu, plaj da tarihe karıştı. Yerine yapılan kafede, çay kahve içiyoruz.

MİHRAN EFENDİ YALISI

Caddebostan semtinde deniz kıyısına yakın bir mevkide inşa edilmiştir. Köşkü ilk yaptıran, Kayserili matbaacı Mihran Efendidir. Mimarı ve kesin inşa tarihine ait bir kayıt yoktur. İki katlı, kuleli bir ahşap köşktür. Verandalı, gölgelikli, kırma çatılı, veranda sütunları üzerinde açık balkonlu ilginç bir yapıdır. Yanın kare planlı bir kulesi bulunmaktadır. Balkonlardaki yüksek pencereler hep kepenklidir. Alt kat verandası üstündeki balkonu taşıyan sütunlar
arasında güzel ve zarif ahşap işçiliği bulunmaktadır.

BAĞDAT CADDESİ

Osmanlı ordusu Anadolu’ya sefere çıkacağı zaman Padişah, Üsküdar’dan Ayrılıkçeşmesi'ne gelir Haydarpaşa Çayırında hazır olan ordusuyla yola çıkardı. Üsküdar-Ayrılıkçeşmesi arasındaki yola Tören Yolu denirdi. Kâbe’ye gidecek hacı kafileleri de aynı yolu takip ederlerdi.

Ayrılıkçeşmesi’nden devam eden yol, 1638 yılında 4. Muradın Bağdat seferine çıkışından itibaren Bağdat Yolu adını almıştır. Yol boyunca, Selamiçeşme, Çatalçeşme, 2. Mahmut Çeşmesi gibi namazgâhlı çeşmeleri bulunuyordu. Bağdat Caddesi olarak bilinen, Kızıltoprak-Bostancı arasındaki 6 Km'lik kısmıdır.

BAĞDAT CADDESİ

İstanbul’a geldiğimiz, 1970'lerde Bağdat Caddesi hızla eski köşklerin yıkılıp yeni apartmanların yapıldığı bir döneme girmişti. 1980'lerde yapılaşma patlamış, sahillerin doldurulup yalıların önüne yol yapılmasından sonra çevre sayfiye ve
yazlık özelliğini yitirmeye başladı. Aynı yıllarda caddenin trafiği tek istikametli hale gelmişti. 1990'larda caddenin esas kalabalık yeri Şaşkınbakkal Göztepe arası idi. 2000'ler Bağdat Caddesinin Cadde adıyla anıldığı, kafeler ve restoranlarla dolduğu yıllardır. Kentsel Dönüşüm ile Caddenin tüm özellikleri kayboluyor.

18 Şubat 2015 te Bağdat caddesi Suadiye, Şaşkınbakkal karlar altında. Böyle pek çok kış yaşadık.

Bahar Aylarında Bağdat Caddesi

Günümüzde Bağdat Caddesi

Bağdat Caddesi üzerinde Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi’ne doğru sağa kıvrıldığınızda hemen karşınız çıkan, mimarisiyle görenlerin dikkatlerini üzerine çeken bir restoran Villa Maral var.

Villa Maral’ı özel kılan ilk başta mimarı, sonra mimarisi. Çünkü villa, Anıtkabir’in de mimarı olan Emin Halid Onat tarafından 1939’da Art Deco tarzında çizilmiş ve yapımı iki yıl sürmüş.

Suadiye’ye doğru, Bağdat Caddesi’nin muhteşem köşkleri arasında bulunan ve bugüne kadar en iyi korunan köşktür. Asıl adı Mehmet Küçükdeveci Bey Köşkü'dür. 1996 yılından beri mağaza olarak kullanılmaktadır. Köşkün yanında bir zamanlar üzüm bağı varmış ve 1936 yılında Dr. İhsan Sami Garan Bey, o bağı alıp bu köşkün yanına kendisine ev yaptırmış. Bağdat Caddesi yakınında yaşayan herkes için yeni yılın gelişi bu Köşk ile belli olur.


 

banner53
Yorumlar (0)
19
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?